..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Doğru şeritte olsanız bile, olduğunuz yerde kalırsanız er geç ezilirsiniz. -Will Rogers
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Toplum ve Birey > Salih Zeki Çavdaroğlu




22 Temmuz 2020
‘aydınlar’ Bizim Millet’ İn Değil de Kimin Aydınları?  
Salih Zeki Çavdaroğlu
Türkiye' nin 'AYDIN'sorunu


:HF:
Türk edebiyatının önemli isimlerinden Atilla İlhan; 1991 yılında şu çıkışı yapmıştı : “Aydınlar bitti. Aydın diye bir şey yok !..”
Aradan birkaç yıl geçtikten sonra hükmü değişmemişti ve bu kez de şunları söylüyordu, Türkiye’ nin aydınları hakkında :
” Bizim aydınlarımızın önemli bir kesimi kesinlikle cahildir. Benim bu konuda ne düşündüğümü bilirsiniz. Dünyada ne oluyor bitiyor, kesinlikle okumazlar, izlemezler. İkincisi muhakemeden yoksundurlar. Olay gözüne giriyor, onu doğru değerlendirip doğru sonuç çıkartamıyorlar. Aydınlarımızın büyük bir kısmı, inanışlarından önce menfaat peşindedirler. İşin püf noktası bu.”
Atilla İlhan gibi, yazılarında “aydın” hakkında samimi düşüncelerini belirten bir isim de Cemil Meriç’ dir.
Ancak o bu konuya özellikle “Mağaradakiler” kitabında eğilir ve konuya “aydın-entelektüel-münevver”şeklinde üç ayrı pencereden bakar.
Meriç, daha kitabının girizgâhında , Platon’ un “Devlet “ isimli kitabından iktisab ettiği, kendi kitabına isim olan “mağara metaforu” nu anlatır.
Kabullerine göre bir tek onlar ilerici, çağdaş, düzeylidir. Kendileri dışında kalan kitlenin tamamı, bu topraklarda haysiyet ve şerefi ile dahi yaşamaya lâyık bir kitle değildir. Çünkü millet olarak isimlendirilen o topluluk, kendileri gibi ABD, Alman, İngiliz, Fransız vd. emperyalist bir devlet referansı olmayan az gelişmiş bir “halk” tır.
Platon’un metaforundaki mağara, aslında bir “aydınlar “ hapishanesidir. İçinde söz konusu insanlar da fikir mâhkumları, ya da mâlulleri olan “ aydınlar “ dır. Meriç; yorumunda aydınları; bu metafora, bir şekilde düşünce hürriyetleri engelenen, bu yüzden olması gereken farkındalıkları keşfedemeyen ve düşünce felcine uğramış bir topluk olarak tanımlar..
İşte böylesi bir düşünce zaafiyetine uğramış aydınlar; ne zaman ki mağara’dan çıkmayı başarabilirler ve yeniden aydınlıkla tanışırlar,, uzunca bir zamandır zevâle uğramış olan düşünce faaliyetleri, beyinlerinde yeniden kıpırdanmaya başlayacaktır. Bundan sonra, yine mağara metaforundan yola çıkan Meriç’in, aydınlar üzerinde farklı yorumları böylece sürer gider.
Şimdi bütün bunları göz önüne alarak; günümüz Türkiyesi’nde “aydın” sorununa baktığımızda gördüğümüz, âdetâ tarihin tekerrürüdür?
Yani bu gün, Tanzimat’ dan beri, kendi milleti ve devleti’ nden utanan ve kendilerinin “ aydın, entelektüel ve de toplumun öncüsü ve yol göstericisi” olduklarına sanan, sırça köşklerde yaşayan, ayakları yere basmayan bir topluluğun, parazitlikleri olanca hızıyla devam ediyor.
Hiçbir zaman bu ülkenin tam bağımsız, devletinin hükümran olmasını, milletinin mânevi değerlerine olan bağlılığını kabullenmezler. Tam aksine, Güneydoğudaki kürt maskeli ermeni ayaklanmasını, özgürlük hareketi olarak görürler, başta ABD olmak üzere, Batı’ nın bütün devletlerinin ülkemiz üzerinde olan vesâyetinin devâmını, kendi varoluş sebepleriin de vazgeçilmez bir şartı olduğunun idrakindedirler. Bir zamanlar dedeleri ve babalarının “ Get out USA” slogancılığı kadar bile antiemperyalist değiller, aksine devletlerine o kadar düşmanlardır ki; Türkiye’ ye aynen efendilerinin cümleleri ile suçlayacak kadar da cüretkârlardır.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ ın ‘kişiliksizleştirilmiş köle’ anlamındaki “Mankurt” terimini, aydın geçinenler için kullanmasındaki sebep de zaten budur.
Yani, Cemil Meriç’in ifade ettiği gibi, aynen : “Türk aydını yangından kaçar gibi uzaklaşıyor memleketten. Hayır kirlettiği bir odadan kaçar gibi.”
Günümüz Türkiyesine baktığımızda da; Tanzimat’tan bu yana değişen hiçbir şey yok aydınımızda; her şeyiyle Avrupa takipçisi ve taklitçisiler yine…



Salih Zeki Çavdaroğlu
06 Temmuz 2020

https://ferahnak.wordpress.com/2020/07/06/aydinlar-bizim-millet-in-degil-de-kimin-aydinlari/



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Yazdıkları İle Yaşadıkları Aykırı Bir Sanat ve Edebiyat Adamı
Türkiye’ Nin Önüne Konmuş ‘batılılaşma’ Hedefinin Ne Kadar Yanlış Bir Hedef Olduğunu Artık Anlamamız Gerektiği Günlerdeyiz
1923’ Te Okullarda Türk Mûsıkîsi Öğretimi Yasaklanmıştı!..
Türkiye’ Nin 'Batılılaştırılma 'Projesi Kapsamında Radyo’ Nun Misyonu Neydi?
Cumhuriyetimizin Kuruluş Felsefesi
Emperyalist Dünyanın Himayesindeki Piyanist Yine Sara Nöbetlerinde
Ziya Gökalp
Münasebetsiz Muhtar Efendi
Ülke Olarak Yıllardır Sosyal Şizofrenlerimizle Uğraşıyoruz…
Osmanlıca’ Nın Tüketilişi Dilimizi Tarzanca’ Ya Çevirdi

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
İki Bedene Tek Ruh [Şiir]
Adı Konulmamış Duygular [Şiir]
Hayal Bazan Gerçeği Aşar [Şiir]
Yağmuru Beklerken [Şiir]
Aşk Bir Terennüm İse [Şiir]
Sensizlik Beyitleri [Şiir]
Her Şey Geçmişte Kaldı [Şiir]
"" Mâzi Kalbimde Yaradır "" [Şiir]
Vesvese [Şiir]
Sensiz Bayram [Şiir]


Salih Zeki Çavdaroğlu kimdir?

Otuz yıldan fazla bir süredir Geleneksel Türk Musıkisi eğitimi aldım. Üsküdar Musıki Cemiyeti' nde 20 yıl korist - solist olarak görev yaptım. Bu güz Türk Musıkisi üzerine makaleler yazıyorum. (bkz. www. musikidergisi. com)

Etkilendiği Yazarlar:
N.Fazıl , C.Meriç, B.Ayvazoğlu,


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Salih Zeki Çavdaroğlu, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.