"Yarınlar hepimizindir, ama bugün benim uykumun." – Virginia Woolf (olası kurgusal alıntı)"

Aslı'nın Günlüğü

Öyle böyle bir can korkusu değil benimkisi, farklı bir şey, anlatılmaz. Kelimeler yok anlatacak, ifadeler yetersiz

yazı resimYZ

Hikayeleri severim, heyecanı gerçek olanları. Dramlar içimi parçalar, bu yüzden mümkün olduğunca uzak durmak tercihim olur. Ağlak yapım dolayısıyla belki, yeter diyemeden acıların tümünü özümserim. Bu sebeple bir koruma çemberi otomatik devreye girer. İyi ki, diğer türlü dayanılmaz olurdu yaşamak.

Hikayeler kişiye dair, herkese göre farklılar. Anlatıcı için , bir sonraki aktaran için, eklentileriyle, yorumlarıyla farklı olur. Herkesin hikayesi var, bazen de anlatanı. Bazen kelimesini incitici bulmuşumdur, ayrıştırıcı olduğundan. Fakat, bazen...
Hayatın anlamı bu olmalı. Hepimizi elekten geçirip ayırmak. Zor kabullendiğim bir durum. Ne olursa olsun, nefes var. Genetik sapma olmadığı sürece birbirimizden farkımız olmadığına inanırım. İnsan olarak. Hani eğitim, edep filana girmeden önce.

İlk cümleden sonuncusuna kadar bakıyorum da, kendimi anlatıyormuşum gibi olmuş meğer. Acınası bir durum. Niyetim bu değildi. Günlük işte. Sohbet karşılıklı olsa da sen suskunsun günlüğüm. Cevap verebilsen , ne tartışırdık ama. Küsmeden, alınganlık etmeden heyecanla atışırdık. Mümkün olabilseydi keşke. Medenice. Kavgasız. Etrafımda olanlara bakıyorum; dayanamıyoruz farklı düşüncelere, fikirlere. Anlamak için çabalamıyoruz. Kabul etmek zorunda olmadığımızı unutuyoruz. Unutuyor muyuz, görmezden mi geliyoruz, yoksa kendi doğrumuzu kabul ettirme peşinde miyiz?..

Günlüğüm, bir süredir tek bir kelimeye takılıyorum: bilmiyorum. Bilmekten ziyade, anlaşılır derecede gerçek, dürüst, cesur bir şeyler kaldığından şüphe duymaktayım. Bu yüzden, bilmiyorum. Geleceği merak etmekten bahsetmiyorum, bir gelecek var mı diye sorgulamaktan kendimi alamıyorum. İşte böyle. Ben anlattım, sıra sende. Bakma sen son noktayı koymuş gibi yazdığıma, korkuyorum. Öyle böyle bir can korkusu değil benimkisi, farklı bir şey, anlatılmaz. Kelimeler yok anlatacak, ifadeler yetersiz.

eylül

KİTAP İZLERİ

Ayaşlı ile Kiracıları

Memduh Şevket Esendal

Ankara'da Bir Apartman Dairesi: Cumhuriyet'in Mikrokozmosu Memduh Şevket Esendal'ın ilk olarak 1934'te yayımlanan ve adeta bir edebi zaman kapsülü niteliği taşıyan romanı Ayaşlı ile Kiracıları,
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön