..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bulanmadan ve donmadan akmak ne hoştur. -Mevlânâ
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Halk Öyküleri > Hakan Yozcu




14 Ekim 2017
Güle Güle Omarım  
Hakan Yozcu
O dönemde Kesikkeli Köyü’nde yaşayan Çerkez Kerim Ağa vardı. Yaşadığı konağı, tam bu Ceyhan Nehri’nin kenarındaydı. Yaşı ilerleyen Kerim Ağa felç geçirerek hasta olmuştu. Tekerlekli sandalyede yaşamını sürdürüyordu. Yanında da işçi olarak çalışan, halk arasında tutma veya yanaşma denilen işçi Ömer vardı. Ömer’e halk ağzıyla ona Omar deniliyordu.


:AABA:
"Bir Kadirli Hikayesi"

Ceyhan Nehri Çukurova’ya hayat veren iki büyük nehirden biridir. Adını, hemen yanından geçtiği Adana’nın Ceyhan İlçesi’nden alır.
Ceyhan Nehri’nin iki yakasında bulunan iki köy vardır. Kesikkeli Köyü ve Cihanbekirli Köyü…
Cumhuriyet Dönemi’nden Turgut Özal’ın Başbakanlığa geçtiği yıllara kadar birçok nehirlerde ve derelerde köprüler yoktu. Kesikkeli ve Cihanbekirli Köyleri de aralarından geçen Ceyhan Nehri’nde köprü olmayan köylerimizdi.
İşte o dönemlerde iki nehir kıyısı arasında geçişler büyük sallarla yapılıyordu. İki demir halat ile karşıdan karşıya bağlanan sallar, genelde insan gücüyle çekilerek karşı tarafa ulaşılıyordu.
O dönemde Kesikkeli Köyü’nde yaşayan Çerkez Kerim Ağa vardı. Çerkez Kerim Ağa, Kadirli Gazilerinden, Atatürk’ün Askeri olan Nuri Çavuş’un oğludur.Yaşadığı konak, tam bu Ceyhan Nehri’nin kenarındaydı.
Yaşı ilerleyen Kerim Ağa felç geçirerek hasta olmuştu. Tekerlekli sandalyede yaşamını sürdürüyordu. Yanında da işçi olarak çalışan, halk arasında tutma veya yanaşma denilen işçi Ömer vardı. Ömer’e, halk ağzıyla Omar deniliyordu.
Omar, söz konusu bu sala bakıyordu. Gücünü kullanarak, halatı çekiyor, para karşılığında yolcuları sal ile karşıya geçiriyordu. Salın bulunduğu yer de konağa yakındı.
Yağmurlu günlerde Toroslardan gelen yoğun suların etkisiyle Ceyhan Nehri taşar ve büyük bir sel oluştururdu. Nehir adeta bir canavara dönüşür, önüne ne gelirse gözlerinin yaşına bakmaz alıp onu sürüklerdi.
Çerkez Kerim Ağa, bir gün konağın önünde tekerlekli arabasında oturup nehri seyrederek çayını yudumluyor… Hava bozuktur. Dağ kolu yağmurludur. Bu yağmur suları birleşerek aşağıya doğru akar. Büyük bir sel meydana gelir. Önüne ne gelirse alıp onu da sürükler…
Sel suları, Ceyhan Nehri ile buluşur. Ceyhan Nehri köpürür, kudurur. Sal da sele kapılmak üzeredir. Omar de Salı kurtarabilmek için ona doğru koşar. Salın iplerinden tutup daha kenara çekmek ister. Onu sıkıca bağlayıp kurtarmak ister. Neticede kendisinin ekmek teknesidir. Ama coşkun akan sel, Omar’ı da alıp sürükler. Omar, tam konağın önünden geçerken Kerim Ağa’yı tekerlekli sandalyesinde otururken görür ve ona doğru bağırmaya başlar:
“Kurtar beni ağam. Sel aldı götürüyor beni. Kurtar beni ağam!”
Kerim Ağa, hastalığından dolayı yerinden kıpırdayamaz. Sadece Ömer’in arkasından bakakalır.
Ömer hala bağırmaktadır:
“İmdat. Beni kurtaracak bir adam yok mu?”
Etrafta Çerkez Kerim Ağa’dan başka kimse yoktur. Kerim Ağa çaresizdir. Elinden hiçbir şey gelmez. Hastalığından dolayı hiçbir şey yapamaz. Ömer’in ardından gücü yettiğince bağırır:
“Güle güle Omarım” der. Devam eder:
“Adam var, ama; hasta, bir şey yapamaz…
Anan da orada, baban da orada,
Gettiğin yer de güzel…
Oradakilere benden selam söyle.
Güle güle Omarım”
Yıllar sonra bu söz, Kadirli Halkı ağzında bir deyim haline gelir. Kızıp, bulunduğu yerden gitmek isteyenlere, mızıkçılık yapıp oyunu bozmak isteyenlere, birine darılıp oradan ayrılıp gidenlere, işini bırakıp çekip gidenlere velhasıl bulunduğu yeri terk edip gidenlere hep bu söz söylenir:
“Güle güle Omarım.”

Kaynak: Facebook Cezmi Yurtsever, Kadirli’nin Eski Fotoğrafları Sayfası Gökhan Afşar, Hacı Hüseyin Sözer, Ferudun Uçar. (Teşekkürlerimle)




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın halk öyküleri kümesinde bulunan diğer yazıları...
Ferhat Gibi

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Dut Ağacına Asma Aşısı
Küçük Bir Leblebinin Başıma Açtığı İş
"Kuzucuk Köyü"nde Sabah Kahvesi
Ritsa Gölü Efsanesi
Davetsiz Misafirler
Sevgisiz Sevgi
Avni İle Bayramlaştık
Gulit
Düşen İlk Yağmur
İran’dan Acı Bir Aşk Hikâyesi

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Hayat Seni Çözemedim [Şiir]
Seninle Olayım [Şiir]
Adanalım [Şiir]
Yörük Kızı [Şiir]
Nasihat 2 [Şiir]
Helallik İstiyorum [Şiir]
Nasihat [Şiir]
Aşk Var mı? [Şiir]
Minik Bir Şaire Rastladım [Şiir]
Gadirli'ye Dönek Gardaş [Şiir]


Hakan Yozcu kimdir?

1964 doğumluyum. Kuzey Kıbrıs'ta yaşıyorum. 1988 Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. 20 yıl çeşitli okullarda edebiyat öğretmenliği yaptım. Uzun yıllar Yenivolkan ve Güneş Gazetelerinde köşe yazarlığı yaptım. Şu an Habearkıbrıslı ve Güncelmersin Gazetelerinde yazıyorum. Birçok internet gazete ve sitelerinde yazılarım yayınlanıyor. Şiir, öykü ve tiyatro oyunları yazıyorum. Bu alanlarda çeşitli ödüllerim var. Kendime ait basılmış "Güzel Bir Dünya" ve "Mesela Başka" isimli iki adet öykü kitabım var. 7 tane tiyatro oyunum var. 6 yıl Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü görevinde bulundum. Halen Başbakan Yardımcılığı Ekonomi, Turizm, Kültür Ve Spor Bakanlığı'na bağlı Müşavirim.

Etkilendiği Yazarlar:
...


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Hakan Yozcu, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.