..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Değişim dışında hiçbir şey sürekli değildir. -Heraklitos
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yazar Portresi - Salih Zeki Çavdaroğlu
Salih Zeki Çavdaroğlu - FERAHNÂK
Site İçi Arama:


Eleştiri
  İstanbul' da Başka Mekân Kalmadımıydı? (Salih Zeki Çavdaroğlu) 12 Temmuz 2009 Günlük Olaylar 

İdil Biret' in 11 Temmuz 2009 Topkapı Sarayı' ndaki konserine karşı tepkiler...

  Tarihi Bir Gerçeği Daha Öğrendik; Meğer "" Türk Mûsıkîsi "" Yasağı Bir Efsâne, Hatta Efsâne Bile Değil Sadece Bir Dedikodu İmiş (! ) (Salih Zeki Çavdaroğlu) 22 Şubat 2011 Çağdaş Sanat 

Geleneksel Mûsıkîmize yapılan asılsız ve mesnetsiz iddialara bir cevap...

  Bir Toplumun Müziği Konuştuğu Dilin Aynasıdır (Salih Zeki Çavdaroğlu) 9 Kasım 2009 Popüler Kültür 

Öztükçeciliğin, müziğimizi yozlaştırması...

  Türkiye" de "Müzik Inkılâbı" Nın Gerçekleşmemesini, "" Bunu Karşı Devrimciler Engelledi "" Tezi Bir Çaresizliğin İtirafıdır (Salih Zeki Çavdaroğlu) 5 Aralık 2009 Tarihsel Olaylar 

Cumhuriyetin ilk yıllarında başlayan " musıkî inkılâbı" nın gerçekleşmemesini, " karşı devrim" olarak yorumlanmasına karşı, aslında böyle bir değişimin sosyolojik ve toplum psikolojisi açısından mümkün olmadığı hakkımnda...

  "" Hitler "" Tartışmalarında Haklı Olan Kim? (Salih Zeki Çavdaroğlu) 4 Mayıs 2010 Politik Olaylar ve Görüşler 

Anayasa değişiklik görüşmeleri sırasında Deniz Baykal ile Tayyip Erdoğan arasında yaşanan " HİTLER " polemiği ile ilgili bir araştıma denemesi..

  Hiç "" Bitmeyen Senfoni "" : Musıkî İnkilabı Polemiği (Salih Zeki Çavdaroğlu) 1 Aralık 2010 Tarihsel Olaylar 

Murat Bardakçı ile Fazıl Say arasındaki " Musıkî İnkılabı" polemiği...

  Bir Milletin Müziğini Değiştirmek İstiyorsanız Önce (Salih Zeki Çavdaroğlu) 12 Ocak 2011 Çağdaş Sanat 

Alaturka-Alafranga müzik polemiği hakkında...

  "" Muhteşem "" Dizide Namaz da "" Muhteşem "" Kılınır. (Salih Zeki Çavdaroğlu) 15 Ocak 2011 Tarihsel Olaylar 

Bir tv kanalında yayımlanmaya başlanan " MUHTEŞEM YÜZYIL " dizisinin yapımcılarının tarihi gerçekleri nasıl saptırdıklarına dair eleştiri...

  "Musıca" mı, Yoksa "" Mûsikî "" Mi? (Salih Zeki Çavdaroğlu) 21 Ocak 2011 Yazarlar ve Yapıtlar 

MÛSİKÎ kelimesinin yazılışı konusunda bir eleştiri...

  Görünen Köy Gerçekten Kılavuz İstemiyormuş… (Salih Zeki Çavdaroğlu) 1 Şubat 2011 Politik Olaylar ve Görüşler 

Tunus ve Mısır' da başlayan halk hareketleri ve devrim sürecinin değerlendirilmesi...

  Osmanlı Müziği Ne Zaman Çöker ve Yerini Türk Çağdaş Müziği Nasıl Alır? (Salih Zeki Çavdaroğlu) 9 Şubat 2011 Yazarlar ve Yapıtlar 

Osmanlı Müziği mi Çğdaş Müzik mi konusunda yazılmış bir makaleye cevap...

  Güftesi İle Bestesi Bir Türlü Barışmayan Metin (Salih Zeki Çavdaroğlu) 12 Mart 2011 Tarihsel Olaylar 

İstiklâl marşımızın bestesindeki prozodi bozuklukları...

  Face Book" Taki Anlamsız Paylaşım Tartışmaları (Salih Zeki Çavdaroğlu) 9 Nisan 2011 Günlük Olaylar 

sosyal Paylaşım sitelerindeki Fikri hak ihlalleri...

  Mevlid Ne Kadar Kantat Ya da Oratoryo Olur? (Salih Zeki Çavdaroğlu) 22 Nisan 2011 Günlük Olaylar 

Selman Ada tarafından çok seslendirilen Mevlid Kantatı' nın müzikal ve dini açıdan eleştirisi...

  Fasıl" Dan Koro" Ya; Serhânende" Den Şef" E Geleneksel Mûsıkîmiz" Deki İcrâ Anlayışına Kronolojik Bir Bakış (Salih Zeki Çavdaroğlu) 1 Nisan 2012 Popüler Kültür 

Türk Mûsıkîsi korolarına eleştirel bir bvakış...

  Bir Tabu Daha Yıkıldı : (Salih Zeki Çavdaroğlu) 14 Haziran 2012 Unutulamayan Dönemler 

12 Mart 1971 döneminde Türk Müziği politikalarının bir eleştirisi...

  Türk Tiyatrosu’ Nun Büyük İsmi Hâzım Körmükçü Aynı Zamanda Usta Bir Müzisyen İdi… (Salih Zeki Çavdaroğlu) 29 Haziran 2012 Unutulamayan Dönemler 

Türk Tiyatro' sunun önemli isimlerinde Hâzım Körmükçü' nün mûsıkîşinaslığı

  İhvan-ı Müslimin Ekseninde Mısır' da 70 Yıllık Dikta' Ya Karşı Mücadelenin Serüveni… (Salih Zeki Çavdaroğlu) 6 Eylül 2013 21. YÜZYIL 

MISIR' DA 70 YILLIK DEMOKRASİ MÜCADELESİNE ELEŞTİREL BAKIŞ...

  "" Lozan Belgeseli "" Resmî Tarih Tezinden Ne Kadar Az Etkilenecek? (Salih Zeki Çavdaroğlu) 31 Ekim 2013 Türkiye 

Hazırlanmakta olan " Lozan Belgeseli" haberlerine dair ...

  28 Şubat: Aman Ne Âfât! (Salih Zeki Çavdaroğlu) 28 Şubat 2014 Modernizm ve Post-Modernizm 

28 Şubat 1997 Post-Modern Darbesine dair...

  "Müzik Bilimine Doktriner Yaklaşımlar "" A Dair… (Salih Zeki Çavdaroğlu) 25 Mart 2015 Modernizm ve Post-Modernizm 

Günümüz müziğine dair bir kitabın değerlendirilmesi...

  (Salih Zeki Çavdaroğlu) 25 Mart 2015 Popüler Kültür 

Günümüz müziğine dair bir inceleme kitabının tanıtımı...

  Türkiye’nin Siyaset Kroniği Piyanocusu Gene Hariçten Lied Okuyor! (Salih Zeki Çavdaroğlu) 21 Eylül 2017 Çağdaş Sanat 

Taklitçi bir müzisyenin milli değerlerimize tasallutuna cevaptır...

  Cinuçen Tanrıkorur (Salih Zeki Çavdaroğlu) 22 Şubat 2018 Unutulamayan Dönemler 

Türk Mûsıkîsi' nin büyük ismi Cinuçen TANRIKORUR' un fikriyat ve ideolojisine dair bir deneme..

  Bir Tarık Buğra Geldi Geçti Bu Ülke’ Den... (Salih Zeki Çavdaroğlu) 18 Mart 2018 Yazarlar ve Yapıtlar 

Yazar Tarık Buğra hakkında bir değerlendirme denemesi..

 

 



G İ R İ Ş

Cumhuriyet’ in yeni bir toplum inşa etmek için geliştirdiği bir dizi “inkılâp projesi” içinde hiçbir şekilde hedefine ulaşamamış , başarısız kalmış birkaç proje varsa bunlardan biri de müziktir.1920’ li yılların ortalarından 1950’li yılların başına kadar olan radikal uygulamalar,baskılar ve yasaklara rağmen Türk toplumu kendisine müzikte dayatılan,sistemini çok sesli müzikten alan “ulusal musıkî”yi hiçbir şekilde kabullenmemiştir.Hatta onca manipülasyona , resmî ideolojinin buyurgan isteklerine,kendi öz müziğini dejenere etme bahasına da olsa boyun eğmemiştir.Dayatılan çok sesli müzik o günden bu yana “ulus devlet elitleri”ne sadece zümresel prestij avuntusundan başka bir şey vermemiştir.
“Ulus Devlet”kurulurken, Devletin ekseninin seküler ve lâik dünya görüşünden yola çıkılarak yapılaştırılmasına karar verilmişti.Böyle bir sistemin oluşturulması için de yerleşik değerler ve kurumların bir çoğundan vazgeçmek gerekecekti.Ancak,ümmet temelli toplumu, ulus temelli bir topluma dönüştürmek her halde pek kolay bir şey olmayacaktı.
“…Başarıya ulaşabilmek için Osmanlı,hatta İslâm öncesi Türk ve Anadolu tarihleri ön plâna çıkarıldı.Osmanlıca büyük ölçüde tasfiye edilmeye çalışıldı.Kemalizm,Türk insanının kendilerini tanımlayış biçimini değiştirmek amacıyla yeni bir alternatif kimlik sunmak istedi…”
“…Türkiye`nin tarihinin Cumhuriyet`le başladığını öne sürmek, `resmi tarih`in bile yapmadığı bir şeydir. `Resmi tarih`, Türklerin tarihini, Osmanlı ve Selçuklu`yu atlayarak yazmaya kalkışan bir historiografiydi…”
Değerler A’ dan Z’ ye değişecek,kutsallar atılacak;yerine yeni kutsallar konacaktı.Bunun için de özellikle din ve kültür ana eksen alınarak,bu eksen etrafında şekillenmiş ne kadar kurum ve kavram varsa hepsi bir bir yürürlükten kaldırılacaktı.Yani; “…Osmanlı’ ya ait ne var,ne yoksa silip süpürmeye kararlı yeni yönetim,her halde bu konuda dünya üzerindeki en kararlı ve en telaşlı yönetimdi.Toplumu tepeden tırnağa değiştirmek için alfabesine,kılık kıyafetine,dinî müesseselerine,yüzyılların birikimi olan temel değerlerine müdahale ederek,bunları bir gecede değiştirmeye zorlayan yeni anlayış aslında Rusya’ da devrim yaparak,Çar ve ailesini öldüren Bolşevikler’ den daha radikaldi…”
Osmanlı Alfabesi yerine Lâtin Alfabesi; Osmanlıca yerine “Arı Türkçe” yi tercih eden rejim,Osmanlı sanatının en kadim ve popüler dalı olan musikisine de elbette izin vermeyecekti.O zamana kadar bestelenmiş 20.000’ den fazla esere sahip repertuarıyla,Osmanlı’ nın adeta melodik tarih ve geleneği olan musiki de unutturulmalı ve tarihin karanlıklarına gömülmeliydi.
“…Hititler’ in,Sümerler’ in sahneye çıkarılışı,sırf Osmanlı’ yı unutturmak içindi…”
Gerçi daha önceki yıllarda;hatta yüzyıllarda, aşağı yukarı 18.yüzyılın başından beri yani “Lâle Devri”,”Tanzimat”,”Meşrutiyet” gibi dönem isimleri veya “III.Selim”,”II.Mahmud”gibi padişah isimleri ile de tanımlanan devirlerde de başlatılan “yenileşme”hareketlerinde de bir takım “kıyım”harekâtları olmuşsa da ; “…Cumhuriyet,Tanzimat’ a kıyasla,radikal bir devrimciliği sergilemekte,Cumhuriyet,Tanzimat’ ın ikircikli yapısına son vermeyi amaçlamış ve bunda da başarılı olmuştur.Bu amaçla Cumhuriyet,geçmişle ve gelenekle köprülerin atılması anlamına gelmektedir…”
Bu zihniyetle yapılan “inkılâplar”ın hemen hemen çoğu istenilen amaca yakın bir şekilde ulaşmıştır.Alfabesi,kıyafeti,hukuku,eğitimi,hatta diliyle yepyeni bir toplum oluşturulmuştur. Buna rağmen Türk toplumu,başta “Türkçe Kur’an”,”Türkçe Ezan” ve “Türkçe ibadet”le birlikte “Çok sesli ulusal müzik”projelerini ezici çoğunluğuyla kesin olarak reddedmiştir.Ülkenin yönetimi serbest iradesiyle seçtiği insanların eline geçtiğinde,tek parti döneminde yapılmış değişiklikler zaman geçirilmeden,hemen aslî haline dönüştürülmüştür.
1950 senesinde CHP’ nin demir yumruklu yönetiminin sona ermesiyle; takriben 15 senelik kesintisiz bir süreklilikte Türkçe okunmasına rağmen, ezan’ da ve ibadette bir geçiş süreci yaşanmadan yeniden Arapça aslına dönülmesinde herhangi bir zorluk yaşanmamıştır.Bu da zorlamalarla ve yapay bir şekilde oluşturulan inkîlapların aradan ne kadar zaman geçerse geçsin,başarı şansı olmadığını,şartların elverdiği takdirde hiç yaşanmamışcasına terk edileceğini ortaya çıkarmıştır.
Özellikle Atatürk’ ün ölümünden sonra,İnönü’ nün “Millî Şef”lik döneminde Cumhuriyet’ in kuruluşu ile birlikte yapılan doğru ve yanlışlar bir bütün olarak “Kemalizm”adı altında tabulaştırılmıştır. O zamana kadar yapılan bütün uygulamalar tartışmaya hatta eleştiriye kapalı tutularak Cumhuriyet’ in kutsalları haline getirilmiştir.Öyle ki bu uygulamalardan dönülmesi Atatürk devrimlerine yapılan ihanet olarak adlandırılacaktır. Oysa Atatürk sağlığında müzikte inkılâp olamayacağını anladığını itiraf etmesine rağmen , Batıcı elitlerimizin, hala Türk milletinin geleneksel musıkisine dönme çabalarını Cumhuriyet devrimlerine ihanet olarak görmelerini anlamak mümkün değildir.
Buna rağmen,özellikle 27 Mayıs 1960 darbesi ile başlayan askerî müdahaleler ile bu müdahalelelerin ara dönemlerinde Türkçe ibadet ve çok sesli müzik istekleri tekrar tekrar servis edilmektedir.Ne gariptir ki bu isteklerde bulunan kişiler Türkçe ibadet etmek istediklerinde veya çok sesli müzik dinleyecekleri zaman hiç kimse onlara engel de olmamaktadır.Burada ortaya çıkan ise, toplumdan buna dair herhangi bir talep olmamasına, hatta böyle düzenlemelere Türk toplumunun açıkça karşı çıkmasına rağmen , bir takım çevrelerin 1930’ların şablonlarına göre gelenek ve maziden kopuk bir Türk toplumu özlemlerinin olanca şiddeti ile devam ettiğidir. Hatta bir takım akl-ı evveller Geleneksel musiki’ nin tek sesli olduğundan,” antidemokratik”, çok sesli müziğin ise “demokratik “olmasından dem vurmaktadırlar. Bu söylemleri de, ne bireysel ve toplumsal psikolojiyi,ne müziği,ne de demokrasiyi tanımadıklarının bir itirafından başka bir anlam taşımamaktadır.....


  26.06.2009 11:26:56  

Üç aylar' ın iklimi belli olmaya başladı. Termometreler bu kadar yükselmişken , ferahlatıcı manevî bir serinlik hissediyorum...



 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Salih Zeki Çavdaroğlu, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

 

Bu dosyanın son güncelleme tarihi: 09.04.2020 10:05:35