Minik Bir Şaire Rastladım


Bu gün size minik bir şairi tanıtmak istiyorum. O, dokuz yaşında. Minik bir şair. Gazimağusa Polatpaşa İlkokulu’nda üçüncü sınıfa gidiyor.
Büşra Sungurlu’dan söz ediyorum. Yüreği daha şimdiden sanat aşkıyla dolu, şiir sevgisi ile yetişen ve edebiyata şimdiden merak saran bir sanatçı.
Hafta sonu sevgili arkadaşım, muhterem dostum Köksal Sungurlu’nun misafiriydim. Bu, bir aile ziyareti idi. Köksal Bey Türkiye’den Sivas’tan görevli olarak gelmiş. 6–7 aydır burada görev yapıyor.
Sıcak ve samimi bir ortamda sohbet ettik. Genelde güncel ve ailevi konulardı sohbetimizin konusu. Daha ziyade çocukların eğitimi ve onların gelecekleriyle ilgili kaygılarımızdı.
Bu arada içeriye mini minicik bir bayan girdi. “Hoş geldiniz efendim”diyerek ellerimizden öptü. Tam bir Türk Kültürüyle yetiştirildiği her halinden belli oluyordu. Sarı saçlarını dalgalandırıyor ve kahverengi gözleriyle bize bakıyordu. Saf, tertemiz dünyası ile bizi misafir ediyordu.
Büşra’nın en çok dikkatimi çeken özelliği Türkçeyi çok temiz kullanması idi. Gerçekten bu yaşta o kadar güzel Türkçe konuşuyordu ki hayran kalmamak elde değildi. Kendini çok iyi ifade ediyordu. Sanki büyümüş de küçülmüştü.
Eşim, Büşra’yı çok sevdi. “Gel bakalım tatlı kız. Sen ne şirinsin böyle?” diyerek onu kucağına aldı. Ve klasik soruyu sordu: “Sen ne olacaksın bakalım, büyüyünce?”
Ben, bu soru karşısında her zaman duyacağım cevaplardan birini bekliyordum. “Doktor olacağım” veya “Öğretmen olacağım” Ama bu sözleri duyamadım. Üstelik öyle bir cevap geldi ki beni iyice şaşırttı: “Ben şaire olacağım”
Eşim de ben de şaşırdık. Hem de “Şaire.” Biliyorsunuz “-e eki” Arapçada müenneslik yani dişilik ekidir. Eklendiği sözcüklere dişilik anlamı katar. Ve bu yaşta bir çocuğun bu eki kullanması hayretlere şayandı doğrusu.
Eşim konuşmayı sürdürdü: “Peki şiir de yazıyor musun?” “Tabii” dedi Büşra. “Şaire olmak isteyen bir insan hiç şiir yazmaz mı?” “Bak bak şu ekemişliğe” dedi eşim. “Maşallah bu çokbilmiş ya” dedi.
Ben de “Yazdığın şiirler var mı? Bir bakalım. Veya bize okuyabilir misin?” dedim. Büşra aklında olan şiirlerinden bir iki örnek sunuverdi bize.
Şiir okuması da o yaşa göre hayli güzeldi. Yaşının çok çok üzerinde bir çocuktu Büşra. En önemlisi de edebiyata ve sanata olan bu düşkünlüğü bende derin bir iz bıraktı.
Farklı bir dünyası vardı Büşra’nın. Tertemiz, çirkinliklerden uzak, kötülüklerin el değmediği, hüküm sürmediği bir dünya. Ve bunu da şiirlerine yansıtmıştı.
Sevgi ile bakıyordu hayata Büşra. Mutluluğun sevgi ile yakalanacağını belirtiyordu:

     SEVGİ
Sevgi, mutluluk demek,
Neşe demek.
Eğlenmek, coşmak demek.

Sevgi, çocuk demek
Birlik demek.
Çocuk, gülmek demek,
Mutluluk eğlenmek demek.

Peki, küçük bir çocuğun ne istediğini hiç düşündünüz mü? Bu soruyu kendi kendinize sorduğunuz oldu mu? Oğlunuz, kızınız minicik bir yavru iken sizden ne istediğini hiç merak ettiniz mi?
Bakın Büşra bunu şöyle anlatıyor:

ÇOCUK
Çocuk sevgi, şefkat,
Mutluluk, neşe ister.

Çocuk, aile arkadaş,
Dostluk, mutluluk ister.

Çocuk, kötülüklerden uzak
Güzellikler ister.
Çocuk dünyada barış ister.

Sevgi ister, mutluluk ister
Şefkat ister, neşe ister.
Son olarak da Büşra dünyamızın korunmasını ve temiz tutulmasını istiyor. Ağaçların kesilmemesini, çiçeklerin koparılmamasını, yurdumuzun kurtarılmasını istiyor.

DÜNYAMIZ
Çöpler atmayın denize,
Ağaçları kesmeyin.
Yurdumuzu kurtaralım
Haydi, hep birlikte

Parfümler sıkmayın,
Çiçekleri koparmayın
Bu vatan, bu dünya hepimizin
Kurtaralım hep birlikte.
Büşra’nın bu isteklerine kulak vermemek elde mi ki? O’nun minicik dünyası ne kadar temiz, ne kadar mutlu, ne kadar farklı.
Keşke hepimiz Büşra kadar olabilsek. Bu vatanı, bu dünyayı onun kadar düşünebilsek. Belki de aramızda daha ne kadar Büşra’lar vardır.
Bütün Büşra’lara sevgilerimi yolluyorum.
           Volkan Gazetesi


Hakan Yozcu hakkındaki bilgilerin basılmasını istiyorum.
Eğer basılmamasını istiyorsanız tıklayın.

  Hakan Yozcu kimdir?
1964 doğumluyum. Kuzey Kıbrıs'ta yaşıyorum. 1988 Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. 20 yıl çeşitli okullarda edebiyat öğretmenliği yaptım. Uzun yıllar Yenivolkan ve Güneş Gazetelerinde köşe yazarlığı yaptım. Şu an Habearkıbrıslı ve Güncelmersin Gazetelerinde yazıyorum. Birçok internet gazete ve sitelerinde yazılarım yayınlanıyor. Şiir, öykü ve tiyatro oyunları yazıyorum. Bu alanlarda çeşitli ödüllerim var. Kendime ait basılmış "Güzel Bir Dünya" ve "Mesela Başka" isimli iki adet öykü kitabım var. 7 tane tiyatro oyunum var. 6 yıl Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü görevinde bulundum. Halen Başbakan Yardımcılığı Ekonomi, Turizm, Kültür Ve Spor Bakanlığı'na bağlı Müşavirim.

Etkilendiği Yazarlar:
...

 


Bu yazıyı basmak istiyorum.

İzEdebiyat'da yayınlanmakta olan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Tüm yazılardan birinci dereceden sayfa düzenleyicileri sorumludur. Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

Yazarların izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin —kısa alıntı ve tanıtımlar dışında— herhangi bir biçimde basılmaması/yayınlanmaması önemle rica olunur.

© 2000-2002, İzlenim.com - Tüm hakları saklıdır.