..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
İyi bir aşk mektubu yazmak için, neler yazacağını bilmeden oturman, kalktığında da ne yazdığını bilmemen gerekir. -Rouesseua
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Anı > Özgür Yenigün




16 Ekim 2010
Bağbanın Haftalığı (20 Eylül - 10 Ekim)  
Özgür Yenigün
Bağban bir hikayeyle başladı bağbanlığa. Bir haftalıkla devam ediyor.


:ABCC:
20 Eylül - 10 Ekim

     Bağban bir hikayeyle başladı bağbanlığa. Bir haftalıkla devam ediyor. Aslında bağban bu haftalığı yazmaya üç hafta önce başlamalıydı. Çünkü bağban üç hafta önce bağbanlığa başlamıştı. Şimdi bunu yazmaya başladığına göre üç hafta ne yaptığını da anlatmalı.
     20 Eylül gününden birkaç gün önce bağbanın geleceğe dair beklentileri sıfırlanmak üzereydi. O kadar sene emek verip bağcılık öğrenmesine, okullar bitirmesine rağmen eline bağ vermiyorlardı. Çünkü birileri sabahın köründe kimseler bağlara gelmemişken o bağlara dalıp üzümleri toplamaya kalkmıştı. Geçici bağbanlık yapabilirdi anca. Ona başvurmuştu. Memleketinin Çerikli kasabasında bağban olması için çağırdılar. O da sevinerek gitti. Biraz zor olabilirdi, çünkü günlük bir saat bağa gidiş bir saat bağdan dönüş olacaktı. Bağdaki yorgunluk da cabası… Ama düşünmedi bile. Çünkü bağbanlığı seviyordu.
     20 Eylülde Çerikli’de bağbanlığa başladı. İki bağ vermişlerdi ona. Bir tane de değil, iki tane… İki gün biraz daha küçük olana gidecekti, üç gün ise büyük olana. Bu durumda zordu aslında, ama bir kere bağın içine girince bir daha çıkmak istemezdi bağban. Sabırla bağın peşinden gitti. Güzel güzel üzümler yetiştirmek umuduyla… Küçük bağda üzüm kütüklerinin biraz zayıf olduğunu, ama yine de ona güzel üzümler sunmak için çalışan bağ kütüklerinin varlığını sezdi. Her kütüğün her üzümü bir olmazdı tabi. Büyük bağda ise kütükler daha sağlamdı, fakat bağbana saygıları yok gibiydi. Yine de bağban hepsini seviyordu ve onlarla ilgileniyordu. Yeri geliyor bir kütüğün çubukları arasında anlaşmazlıklar oluyor, bağban onların birbirine dolanmasını engellemeye çalışıyordu. Yeri geliyor kütükleri suluyor veya diplerini çapalıyordu. Bazen bağbanı çok kızdırdıklarını görüyor, onların diğerlerini de engellediklerini hissediyor, onları o bağdan atıp hak edenlerle ilgilenmek istiyordu. Fakat gün geçtikçe aslında bağbanı kızdıranların kendi diplerinde bir mineralin eksik olduğunu gördü. Bunun adı sevgiydi. Hepsine elinden geldiğince sevgi mineralinden verdi. Mesela 9 Ekim günü onlardan bazılarını çok sevindirdi. Bu günden sonra bir şey anladı bağban: Eğer sevgi mineralini verirsen en zayıf bağ çubuğu bile elinden geldiğince üzüm vermek için uğraşıyor. Ve mesele hepsinden mükemmel üzümler beklemek değil, sadece üzüm beklemek…
     
16 Ekim 2010



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın anı kümesinde bulunan diğer yazıları...
Bir Rüya Tabiri
Merdiven Basamakları
Bağbanın Haftalığı 25 Ekim - 31 Ekim (Sınamadan Sonra)
Bağbanın Haftalığı (11 - 17 Ekim)
Bağbanın Haftalığı (25 - 31 Ekim (Sınamadan Önce) )
Bağbanın Haftalğı 18 - 24 Ekim
Kapalı Kutu
Yaşlı Bir Adamın Hasreti

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sokullu'nun Rüyası
Salyangoz
Cami Konuşur Mu?
Bağbanın Üzüm Feryadı
Pazar
Cırcır Böceği Savaşı
Yağmur Sonu
Fatma'nın Koşusu
Ayın Gösterdiği Kızlar
Ay Gülecek

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
130. Sone [Şiir]
Kirlenen Dünyanın Nefret Soluğu [Şiir]
Ben de İnsanım [Şiir]
Umut [Şiir]
İkinci Babama [Şiir]
Geceler [Şiir]
Doğu Yolu [Şiir]
İlah Amerika (!) [Şiir]
Felluce [Şiir]
Son Hükümdar [Şiir]


Özgür Yenigün kimdir?

Ne yaşarsam ya da yaşamak istersem onu yazarım.

Etkilendiği Yazarlar:
..............


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Özgür Yenigün, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.