| Bir önyargıyı yok etmek, atomu parçalamaktan daha zordur. -Einstein | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|
|
||||||||||
![]()
|
15 Şubat komplosu, o kadar derin bir oyunun sonucudur ki, büyük acılara ve derin yaralara sebep olmuştur. Ancak bu oyunu hazırlayanlar halende devam ediyorlar. Daha çok acı vermek istiyorlar, bu topraklarda yaşayan insanlara. 15 Şubat komplosunu hazırlayanlar sadece Kürt’lere kötülük yapmamışlardır. Kürt’lerden daha çok Türk’lere yaptıkları açık ortadadır. Ancak o zaman da şimdide birçok Türk milliyetçi kişiler, başta İsrail olmak üzere ABD ve AB ülkeleri Abdullah Öcalan’ı Türkiye’ye vermekle iyilik yaptıklarını sanıyorlar. Ancak o gün o gizli anlaşmalarda olduğu gibi, bu günde yine o gizli anlaşmalara bağlı kalınarak, Türk veya Türkiye’den istediğini alıyorlar. Türk’ler bu komplonun sonucu kendilerine marifet saydıkları sürece kendilerden her istediğini almaya da devam edecekler. Ekim 1998 de başlaması ve Şubat 1999 de Türkiye devam eden komplo halen sonuçlanmadı. Her ne kadar Kürt’ler ve veya Türklerin bir kısmı bu komplonun sonuçlanmasını isteseler de başarılı olamıyorlar. Çünkü yine bir kısım Kürt ve yine bir Kısım Türk bu komplonun devam etmesini ve daha çok büyük acıların yaşamasından yanalar. 15 Şubat komplosunu hazırlayanlar 12 yıldır bu komplodan nemalanıyorlar. Türkiye’de yaşayan her kes bir şekilde bu vebalın cezasını çekiyor. Elbette istisnalar her zaman olduğu gibi bu günde yine vardır. Ama bir şekilde bir bedel hepimiz ödüyoruz. Çünkü ülke kalkınmıyor, ekonomi giderek zayıflıyor. İşsizlik giderek artıyor. Savunma bakanlığın harcamaları giderek atıyor. Savunma bakanın harcamaları artarken hepimizin kursağından bir şekilde kısıtlamalar oluyor. Tüyü bitmemiş çocukların hakları Cudi dağın eteklerinde boş yere harcanıyor. En acı tarafı da bunca yapılan harcamalara vatan millet denilmesinden rahatsız oluyorum. Doğmamış çocukların haklarını boş yere telef edeceksin ve doğmamış çocukları aç kalmasına neden olacaksın da bunun adına vatan millet diyeceksin. İnsanlık tarihinde böyle bir vatan sevgisi görülmemiştir. 15 Şubat sürecinde karlı çıkanlarda vardır. Eğer 15 Şubat komplosu olmasaydı. Fethullahcılar bu kadar ileri gitmezlerdi ve bu kadar devletin organların arasında rahat dolaşmazlardı. İçten bu kadar devleti işgal etmezlerdi. Vatan millet diyenler, Kürt’lerin kökünü kurutacağım diye uğraşırken, devletin tüm imkânları bu Kürt’lerin kökünü kurutmak amacı için seferber ederken arka tarafta ne kadar Fethullahcılar içeriye sızdığını hata son zamanlarda işgal etmeye başladıklarının bilmem farkındalar mı? Liderleri ABD de koruma altında ve ABD’nin istediği şekilde T.C’yi yönetiyorlar. 2002 den beri tek başına iktidarlar ve istedikleri her şeyi yapıyorlar. Devletin kurumlarını ne kadar işgal ettikleri ve ne kadar etkili olduklarını burada yazmayacağım ama şunu yazabilirim. Vatan millet diyen kişilerin en güvendikleri kurum TSK dahi çok ama çok darba yapmak istediğine rağmen, şu anda darba yapacak gücü kalmamıştır. Adına Ergenekon dedikleri kuruluşun, kurulum amacı irticaaydı ancak Kürt’lerin kökünü kurutma amacında kullandılar. Tekrar özüne dönmek istediklerinde, asıl kurulum amacına irticaa’ya karşı gücünü kullanmak isteyenler, başlarına neler geldiği ülkece malumdur. Ama Kürt’lere karşı kullananlar halen görevinde devam ediyorlar. Vatan millet diyenler 15 Şubat komplosunun kölesi olmaya devam ettikleri sürece, biri bu ülkeyi bir şekilde işgal edecektir. Kendileri Kürt’lerle uğraşırken, bitirmeye çalışırken, ki asla bitiremeyeceklerini kendileri de bilmelere rağmen, birileri rahatça ülkeyi işgal edecektir. Vatan milleti savunuyoruz diyenler, savunacak ne bir millet nede bir vatanları olduğunu anladıklarında umarım geç olmaz. Seçilmiş vekillerin vekâletine son vererek, seçilmiş Belediye başkanları ellerine kelepçe takılarak ceza evlerine göndererek, vatanı savunduklarını sanıyorlar. Ancak ne kadar 15 Şubat komplosuna hizmet ettiklerinin farkında bile değiller. 15 Şubat 2010 den sonra gerek bu komplo için, gerek Türkiye topraklarında yaşayan ırkı ne olursa olsun yeni bir süreç başlıyor. Tabii ki dileğimiz odur ki, hep mutluluk içinde geçsin, ama görünürde, en az bu günkü tutum, düşünce içinde söylenecek tek söz var. Acı ve göz yaşlardan başka bir şey vermezler bu topraklarda yaşayıp da 15 Şubat komplosuna hizmet edenler. Umarım yanılmış olacağım ve gözyaşları yerine herkesin yüzünde mutluluk gülücükleri göreceğim. Mahsun Yiğit 13.02.2010
İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.
|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık | Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi | |
İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim
Yapım, 2010 | © Mahsun YİĞİT, 2010
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır. Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz. |