..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Özgürlük sevdası insanın başkalarına duyduğu sevgidir; güç sevdası insanın kendine duyduğu sevgidir. -Hazlitt
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Gülmece (Mizah) > Salih Zeki Çavdaroğlu




15 Kasım 2009
Aziz Nesin" İn Uluslar Arası Edebiyat Arenasında Ün Kazanmasındacinuçen Tanrıkorur" Un Payı  
Salih Zeki Çavdaroğlu
Mizah ustası Aziz Nesin' in "FİL HAMDİ" isimli öyküsünün İtalya' da aldığı ALTIN PALMİYE ödülünde, bu öyküyü henüz öğrenci iken büyük bestekâr Cinuçen Tanrıkorur' un yaptığına dair bir anekdot üzerine yazılan deneme...


:AHJH:
Bu soruya Türkiye genelinde verlecek ortalama cevap her halde “ kel alâka” dan başka bir söz olmayacaktır. Öyle ya, anılan isimlerden biri ülkenin ünlü “ solcu “ bir mizah yazarı, diğeri de ünlü “muhafazakâr” bir bestekârı olunca bir arada düşünülmeleri de neredeyse mümkün değildir. Ancak adına ister kader, ister rastlantı deyin, şartlar birbiri ile alakası olmayan bir çok insanı olduğu gibi, bu iki büyük ismi de bir yerde buluşturacaktır.

Bu iki insanın bir araya gelinceye kadar ki hayat süreçlerine baktığımızda :

Aziz Nesin (1915-1995) 1944 senesinde TSK’nde üsteğmen rütbesi ile görev yaparken, “görevi kötüye kullanmak” suçlamasıya askerlikten uzaklaştırılır.

Hayatını kazanmak için , bir süre bakkallık, muhasiplik gibi işler yaptıktan sonra , 1945 yılında gazeteciliğe başlar. Önce “Yedigün” dergisi; daha sonra da Karagöz gazetesinde redaktörlük ve yazarlık yaptı. Aynı yıllarda tiyatro oyunları da yazıyordu. Daha sonra Tan gazetesinde köşe yazarlığına başladı. 1946'da Sabahattin Ali’yle birlikte Marko Paşa mizah gazetesini çıkardı. Aynı yıl içinde Tan gazetesi’ nde yazmaktadır. Bir grup üniversite öğrencisinin gazeteyi yakması üzerine, sekiz sayı süren “Cumartesi” adlı haftalık magazin dergisini çıkarır. Dergi ‘ den beklediği sonucu lmayınca , “Vatan” gazetesinde çalışmaya başladı. Aynı yıl, ilk müstakil eserini "Parti Kurmak Parti Vurmak" adlı 16 sayfalık küçük bir broşür halinde yayımladı.

“Nereye Gidiyoruz?” adlı yazısı’ dan dolayı ; 12 Ağustos 1947’de on ay ağır hapis ve üç ay on gün de Bursa’da “emniyet-i umumiye nezareti” altında bulundurulma cezasına çarptırılır.
İkinci kitabı “Azizname “yi 1948’de çıkarır. 1949 yılında bir yazısında İngiltere Prensesi Elizabeth, İran Şahı Rıza Pehlevi, Mısır Kralı Faruk’ u aşağıladığı gerekçesiyle, adı geçen devletlerin Büyükelçiliklerinin Dışişleri Bakanlığı’mıza şikâyetleri üzerine, açılan dava sonucu 6 ay hapse mahkum olur.
1952'de ve Oluş Kitabevi'ni açar. Bu işte pek başarılı olamayınca 1953'de Beyoğlu'nda bir arkadaşıyla "Paradi Fotoğraf Stüdosu “ nu kurar. 1954'te Akbaba dergisinde müstear isimlerle mizah öyküleri yazmaya başlar.



1955 senesine gelindiğinde, Halil Lütfü Dördüncü'nün "Yeni Gazetesi"nde köşe yazarlığına başlar. Aziz Nesin artık kırk yaşında ve Türkiye’ nin sevilen bir güldürü yazarıdır. Artık Türkiye dışında, uluslar arası edebiyat arenasında da tanınmak istemektedir. Ancak İtalya’ da katılacağı Altın Palmiye yarışmasına gidecek “ Fil Hamdi” isimli kitabını İtalyanca’ ya tercüme ettirmesi gerekmektedir.


Bestekârımız Cinuçen Bey :

“ …. 20 Şubat 1938’de Fatih – Mutaflar’da doğdu. Babası Zaferşan Tanrıkorur, oğluna kendi isminin Kazan Türkçesindeki tam karşılığı olan ve “galib, muzaffer” anlamına gelen “Cinuçen” ismini koydu. Müzik eğitimine, İstanbul Belediye Konservatuarı Türk Mûsikîsi Bölümünde Münir Nurettin Selçuk’un öğrencisi olan amcası Mecdinevin Tanrıkorur’un, kendisine 2.5-3 yaşlarından itibaren meşk etmesiyle başladı. Daha ilkokul çağlarında, Sultan III. Selim’in Sûzidilârâ makamındaki yürük semâîsini okuyor, Mehmet Akif’in “Çanakkale Şehitleri”ne isimli mersiyesi ile birlikte Yahya Kemal, Mehmet Emin Yurdakul ve Nihal Atsız gibi şairlerin şiirlerini baştan aşağı ezbere okuyabiliyordu. Eyüp Mûsikî Cemiyeti başkanı bestekâr ve kemanî Mustafa Sunar’ın ud öğrencisi olan annesi sayesinde ud ile tanıştı. Kendi kendine ud çalmasını ve daha sonraları beste yapmasını öğrendi. Besteciliğe ise 14 yaşında Ferahnâk makamında oldukça parlak bir sazsemâîsi ile güftesi Fuzûlî’ye ait Şevkefzâ makamında bir şarkı besteleyerek ….” başlamıştır. ( 1 )

1955 senesinde Tanrıkorur İtalyan Lisesi’ nde öğrencidir. İşte tam bu sırada Aziz Nesin ile Cinuçen Tanrıkorur bir araya gelirler. Bundan sonrasını Gazeteci-Yazar Soner Yalçın’ ın kaleminden okuyalım :

“….Aziz Nesin yarışmaya “Fil Hamdi” adlı öyküsüyle katılmak istiyordu.
İstiyordu ama bir engel vardı. Eserler İtalyanca’ya çevrilip gönderilmek zorundaydı.
Aziz Nesin Türkçe-İtalyanca bilen birini aradı.
Aklına Kuleli Askeri Okulu’dan arkadaşı Zaferşan Tanrıkorur’un oğlu geldi.
İtalyan Lisesi 12’inci sınıf öğrencisi Cinuçen Tanrıkorur, çeviriyi yapmamak için epey direndi. Çünkü korkuyordu. Okuldan öğrendiği İtalyanca ile bir edebiyat eserinin çevrilemeyeceğini söyledi.
Aziz Nesin, “istediğin kadar kötü çevirebilirsin, hiç merak etme benim eserim birinci olacak” diye moral verdi.
Cinuçen Tanrıkorur çeviriyi yaptı.
Ve “Fil Hamdi” dünya birincisi oldu.
Aziz Nesin’e hikayeyi kimin çevirdiğini sorduklarında hep “bir Türk genci” yanıtını verdi.
Bu “Türk gencinin” kim olduğunu ben yıllar sonra, Cinuçen Tanrıkorur’un hatıralarını kaleme aldığı “Saz Ü Söz Arasında” adlı kitaptan öğrendim.
Peki Aziz Nesin neden “Türk gencinin” adını açıklamamıştı?
Aziz Nesin o yıllarda (ve hayatının tabii sonuna kadar ) devlet tarafından fişlendiğinden, genç Cinuçen Tanrıkorur’un başına bir şey gelmemesi için Cinuçen Tanrıkorur’un adını saklamıştı….” (2)

Nesin, 1956'da İtalya' nın Bordighera kasabasında 22 ülkenin katılımıyla yapılan uluslararası gülmece yarışmasında birincilik ödülü olan Altın Palmiye'yi "Kazan Töreni" adlı öyküsüyle kazanır.

Bir sonraki yıl “Altın Palmiye” yi“Fil Hamdi” adlı kitabıyla yine Aziz Nesin alacaktır.. Demek ki Tanrıkorur küçük yaşına ve o gün için yetersiz olan İtalyancasına rağmen, yaradılıştan gelen titizliğiyle çeviriryi oldukça iyi yapmıştı.

Aziz Nesin’ in yaptığı olduça doğru bir davranıştı. Çünkü o yıllarda Aziz Nesin Devlet’ in gözünde bir tescilli “ komünist” idi. Tercüme işinde rahmetli Cinuçen Bey’ in ismini açıklaması, onun da mutlak anlamda “mim “ lenmesi demekti. Eğer tercümeyi Cinuçen Tanrıkorur’ un yaptığı açıklansaydı, belki de tahsil hayatı bitecek, hatta uzun yılar gözetim altında veya hapiste geçirecekti.

İşte böyle inançları, kültürleri, dünya görüşleri birbirinin zıddı olan iki sanatkârı, adları kimilerince kader , kimilerince de tesadüf olarak adlandırılan beraberlik geçici olarak da olsa bir araya getirir. Bu beraberliğin Aziz Nesin’ e getirdiği ödülün üzerinden uzun bir zaman geçtikten sonra bu iki insan kısa süre için de olsa bir araya gelirler. O anı Cinuçen bey şöyle anlatır :


“Aziz Ağabey ile birkaç yıl sonra Cağaloğlu’nda çalıştığı yayınevinde karşılaştık. Merhaba der demez başladı bana müzik konferansı vermeye (babam tarafından doldurulmuş olduğu belliydi). Alaturka müzik, Arap- Acem- Bizans karması bir saray artığıymış. Müzikle uğraşacaksam piyano filan çalmalıymışım; ancak böyle dünyaya açılabilirmişim. Ud çalarak Türkiye’nin dışına çıkamazmışım. Eğer bir daha karşılaştığımızda da beni yine alaturkayla meşgul görürse, sadece merhaba der, çayımı söyler, benimle konuşmaz, işine devam edermiş.
Ayrıldık ve bir daha hiç görüşmedik.”(3)

Geçen seneler, müzikte Cinuçen Tanrıkorur’ a, Aziz Nesin’ in önerdiği çizgiye geçmemesine rağmen, en az onun kadar şöhret ve ödülü beraberinde getirecektir. Zira o gerek ud’ u ve gerekse besteleriyle Dünya müzik camiasınca beğenilecek, sevilecek ve takdir edilecektir.

Mesela, 1980 senesinde Konya Turizm Derneği'nin açtığı beste yarışmasında “Beyatîarabân Âyini” birinci seçilir. Aynı eser 1981 yılnda Paris'te Akademi Enternasyonal Delutece tarafından da altın madalya ile ödüllendirilir.

Hayatı boyunca davetli olarak Tayland’dan ABD’ye, İsveç’ten S. Arabistan ve Fas’a kadar gittiği 22 ülkede solo ud , resital, konferans ve seminerler verir. Fransız Devlet Radyosu’nca LP'si yapılan ilk Türk sanatçısı ünvânını alır.

Maryland ve Princeton üniversitelerinde örnekli iki konferans vermiş, yazdığı iki büyük makale Turkish Music Quarterly dergisinde yayınlanmıştır. (4)

Mükemmel şekilde bildiği İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Latince ve az Arapça ile , Tanrıkorur’un yurt içinde ve dışında verilmiş pek çok tebliğ ve konferansı vardır.

Hayat gerçekten sürprizlerle doludur. Önemli olan da, bu sürpriz ve onun getirdiği şansların iyi kullanılmaları halinde beraberinde başarı ve ödüller getireceğidir….


K A Y N A K Ç A :

(1) http://www.turkmusikisi.com/cinucen_tanrikorur/index.html
(2) Soner YALÇIN, “Aziz Nesin'e ödül kazandıran sağcı sanatçı”, Hürriyet Gazetesi, 18.Ekim.2009
(3) Soner YALÇIN , “ a.g.e”
(4) Beşir AYVAZOĞLU, “ Cinuçen Tanrıkoruru “, Aksiyon Dergisi, Sayı: 292 / Tarih : 08-07-2000





Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
İki Bedene Tek Ruh [Şiir]
Adı Konulmamış Duygular [Şiir]
Hayal Bazan Gerçeği Aşar [Şiir]
Yağmuru Beklerken [Şiir]
Aşk Bir Terennüm İse [Şiir]
Sensizlik Beyitleri [Şiir]
Her Şey Geçmişte Kaldı [Şiir]
"" Mâzi Kalbimde Yaradır "" [Şiir]
Vesvese [Şiir]
Sensiz Bayram [Şiir]


Salih Zeki Çavdaroğlu kimdir?

Otuz yıldan fazla bir süredir Geleneksel Türk Musıkisi eğitimi aldım. Üsküdar Musıki Cemiyeti' nde 20 yıl korist - solist olarak görev yaptım. Bu güz Türk Musıkisi üzerine makaleler yazıyorum. (bkz. www. musikidergisi. com)

Etkilendiği Yazarlar:
N.Fazıl , C.Meriç, B.Ayvazoğlu,


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Salih Zeki Çavdaroğlu, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.