..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yaşam hoştur, ölüm rahat ve huzurludur. Zor olan geçiştir. -Asimov
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > İyileşme > Özgür Yenigün




13 Ağustos 2008
Yağmur Sonu  
Özgür Yenigün
Yansımalar grubunun "Yağmur Sonu" adlı şarkılarından esinlenerek yazılmış bir öykü. “Önce yağmur yağar, Sonra her yer ıpıslaktır, Sonra kurur, Ama benim kalbim hala kan.” “Önce yağmur yağar, Sonra her yer ıpıslaktır, Sonra kurur, Ama benim kalbim hala yaş.”


:AHEB:
“Önce yağmur yağar, Sonra her yer ıpıslaktır, Sonra kurur, Ama benim kalbim hala kan.”

“Önce yağmur yağar, Sonra her yer ıpıslaktır, Sonra kurur, Ama benim kalbim hala yaş.”

     Bunu çok yaparım. Bir şarkı dinlerken onun müziğine uygun sözler uydururum. Kendi içimde, kendimle oynadığım bir oyundur bu. Bu şarkılar genelde sözsüz olduğu için illa böyle bir şey yapmam gerekiyormuş gibi gelir bazen. Ama öyle değil. Bu oyun benim aynamdır. Hissettiğim duyguları yansıtmama yardım eden bir ayna. Yansıttığım yer ise benliğimdir. Yani aynaya bakınca nasıl kendimi görüyorsam, kendi duygularım yine bana yansır.     “Yağmur Sonu” da bu oyunu oynadığım şarkılardan birisi. Bu şarkıyı dinleten, ney ve gitardır. Şarkı gitarın sakince ortaya çıkmasıyla başlar. Hemen ardından da ney o derin sesiyle ağır ağır gitara eşlik etmeye koyulur. Neyzen başlangıçta nefesinin neyden ne kadar uzun süre geçeceğini sınarcasına onu üfler. İşte bu uzun üfleyişler çişil çişil yağan, ıslanmaktan zevk aldıran bir yağmur gibidir. Ama bu şarkıyı dinlerken böyle bir yağmurla karşılaşmazsın. Toprağa yağmayan, bambaşka bir yağmurdur bu. Ney uzun uzun üflendikçe kalbe de uzun bir yağmur yağar. Yar yağmuru… Birini görürsün, “Yarim olacak.” dersin ve bu yağmur başlar. Kalbini öyle ıslatır ki duramazsın, onu görmek, ona bu yağmurdan bahsetmek istersin. Beklersin, beklersin, ama en sonunda dayanamazsın ve ona söylersin. Sonra da kendi kalbinle birlikte onunkini de sırılsıklam etmeye çalışırsın.
Tam burada yağmurda ıslandığın sokaktan üç farklı yol önüne çıkar ve ona birini seçmesini söyler. Birinci yoldan gitmenizi seçerse onun da kalbinde şemsiye yoktur ve o da ıslanmayı istiyordur. Her yerin suya boca edilip ıpıslak olduğu zaman budur işte. En güzel yol budur, çünkü kalpler ıslanmak için yaratılmıştır. İkinci yoldan gitmeyi seçerse kalbinde şemsiye vardır. Bu durumda o şemsiyeyi atması için elinden geleni yaparsın. Bazen atar ve birinci yola döner. Bazen de atmaz. O zaman da sadece sen o yoldan gideceksin demektir. Kalbine bir süre yağmur yerine kan yağar, ama geçer. Üçüncü yol ise en berbatıdır. Bunu seçerse sana önce “Şemsiyem yok.” der. Zannedersin ki birinci yoldasın. Ama bir süre sonra kalbinin ıslaklığından sıkılır ve kendine bir şemsiye bulur. İşte o zaman kafana dank eder. Üçüncü yolda olduğunu anlarsın. Kalbini dolduran su birdenbire kanla karışmaya başlar. Sonra o kadar kan dolar ki kalbine o su yok olur gider. Bu durumda üçüncü yoldan sana iki yol daha açılır. Ya başkasıyla yeni bir yağmurda ıslanmak ve yeni yollar görmek istersin ya da bu yağmurda tek başına kalıp kalbine su yerine kan yağmasını bir aslanın pençelerine düşen bir ceylan yavrusu gibi kabul edersin.
Ben bu yağmura birkaç defa yakalandım. Hepsinde de karşılaştığım kişilerin kalbini de ıslatmayı gönülden istedim. Bunların çoğunda “Yarim olacak.” dediklerim kalplerinde şemsiyeleri olduklarını söylediler. O şemsiyeyi atmaları için uğraşsam da olmadı. Bu yüzden çok kez ikinci yola girdim. Her girişimde kalbime ayrı ayrı kan yağdı, ama hepsi kurudu. Ama bir tanesi oldu ki bana şemsiyesi olmadığını, bu yağmurda benimle ıslanmak istediğini söyledi. Kendime “İşte birinci yoldayım.” dedim. Ama bir süre sonra bana bir yerden şemsiye bulduğunu söyleyerek beni üçüncü yola sürükledi. Beni üçüncü yolda önüme çıkan iki yoldan birini seçtirmeye zorladı. İşte bu yüzden “Yağmur Sonu” şarkının nakaratına geldiğimde aynayı elime alıp “Önce yağmur yağar, Sonra her yer ıpıslaktır, Sonra kurur, Ama benim kalbim hala kan.” sözlerini yansıttım benliğime.
Uzun süre kan yağmuruyla dolu yolda yürüdüm. O aslanın elinde lime lime edilen bir ceylana dönmem an meselesiydi. Ama o halde bile dönüp öbür yola girmeyi düşündüm. Uzun süre kararsız kaldım. Aynadan yansıtacağım sözlerde en son kelime kan mı, yaş mı olmalıydı? Ama o kadar kararsızlıktan sonra kararımı verdim. Artık eminim. Kalbimde kana yer yok. O yoldan dönüp kalbimi yeniden yağmur damlalarına boğacağım yola gireceğim. Orda öyle birini bulacağım ki beraber birinci yola girip ömrümüzün sonuna kadar kalplerimizi dupduru bir yağmurla ıslatacağız. “Önce yağmur yağar, Sonra her yer ıpıslaktır, Sonra kurur, Ama benim kalbim hala yaş.”



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sokullu'nun Rüyası
Salyangoz
Cami Konuşur Mu?
Bir Rüya Tabiri
Bağbanın Üzüm Feryadı
Pazar
Cırcır Böceği Savaşı
Merdiven Basamakları
Fatma'nın Koşusu
Bağbanın Haftalığı 25 Ekim - 31 Ekim (Sınamadan Sonra)

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
130. Sone [Şiir]
Kirlenen Dünyanın Nefret Soluğu [Şiir]
Ben de İnsanım [Şiir]
Umut [Şiir]
İkinci Babama [Şiir]
Geceler [Şiir]
Doğu Yolu [Şiir]
İlah Amerika (!) [Şiir]
Felluce [Şiir]
Son Hükümdar [Şiir]


Özgür Yenigün kimdir?

Ne yaşarsam ya da yaşamak istersem onu yazarım.

Etkilendiği Yazarlar:
..............


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Özgür Yenigün, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.