..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Olgunluğa erişmemiş şairler ödünç alır, olgunluğa erişenler çalar. -George Eliot
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Anı > Özgür Yenigün




10 Mart 2005
Bir Rüya Tabiri  
Özgür Yenigün
Sabah uyandığımda anneannemin salonun ortasında gezdiğini gördüm. İyileşmişti anneannem. Rüyamın tersi çıkmıştı. Zaten rüyada birinin ölüsünü görmek onun ömrünü uzatmaya işaret edilirdi.


:BGIJ:
Babaannemi hiç görmedim ben. Onun eksikliğini anneannemle doldurmaya çalıştım. Bu yüzden onu iki kat daha fazla severim. En azından matematiğe göre böyle olması gerekir. 2D=A gibi bir denklem kurdum hayatımda. Dedelerimin ikisini de gördüm ne de olsa.
Anneannem tuhaf biriydi benim gözümde. Hiç zeytin yemeden zeytinin tadının kötü olduğunu düşünür. Veya besmeleyi bile bile yanlış söylerdi:
-Mismillaha.
-Yanlış söylüyorsun. Bismillahirrahmanirrahim olacak anneanne.
     Yılda iki kere gelirdi anneannem. Sonraları bire düştü bu gelip gitmeler. Fakat öyle bir olay oldu ki artık hiç gelemez hale geldi.
     Yine bize geldiği günlerden birindeydi. Her geldiğinde yaptığım gibi elini öptüm, omuzlarına masaj yaptım ve iki de bir hatalarını yüzüne vurdum. Fakat bir sabah kalktığımda anneannemin hastalandığını gördüm. Öksürükler içinde yatıyordu anneannem. Bense okula gitmek için hazırlanıyordum. Annem kahvaltımı hazırlamış, çayımı koyuyordu. O sırada içerden anneannemin çağırışı büyük bir hızla koşarak geldi mutfağa. Annem hemen koştu anneannemin yanına sesin yankısı gibi. Anneannemi tuvalete götürdü annem. Ben ise önümdeki patatesi timtikleyerek yemeye devam ettim umursamazca. Annem anneannemi odaya götürüp geri geldiğinde bardaktaki çayın yarım, çaydanlığın altının bir tarafta, üstünün bir tarafta olduğunu görünce bana bir saat gibi gelen bir saniye baktı ve bir roman gibi gelen şu sözleri söyledi:
-Gelip bana yardın edeceğine kalkıp şu çayı bile koymuyorsun. Yazıklar olsun sana verdiğim emeğe.
     İlk başta kendimde aramadım suçu. Annem akşam yine eskisi gibi davranmaya başlayacaktı nasıl olsa. Fakat akşam annemin hala bana aynı davrandığını görünce hayatımda en çok karşılaştığım duyguyu, pişmanlığı en yüksek dozda damarlarımın her yerinde hissediyordum. Anneannem ise hala hastaydı.
     O gün uykunun kucağına kendimi attığımda çok garip bir rüya gördüm. Rüyada bir tabut ve tabutun etrafında dayılarım, teyzem ve annem vardı. Hepsi birlikte bana şu sözleri söylediler:
-Anneannen öldü. Annenin ahını aldın. Anneannenin ölümünün tek sorumlusu sensin. Annen sana bu kadının ölümünün tek sorumlusu sen olasın demişti de umursamamıştın.
     Uyandığımda annemi çok üzdüğümün farkına vardım. Acaba anneannem gerçekten ölmüş müydü? Ya da yakında ölecek miydi? Her şeyin bir hayrının olduğunu düşünerek yeniden uykuya daldım.
     Sabah uyandığımda anneannemin salonun ortasında gezdiğini gördüm. İyileşmişti anneannem. Rüyamın tersi çıkmıştı. Zaten rüyada birinin ölüsünü görmek onun ömrünü uzatmaya işaret edilirdi.
     Anneannem gitmiş, annem benle uzun bir küskünlük döneminden sonra barışmış, hayatımız monoton halini almıştı. Bu monotonlukla yaklaşık bir yıl geçti. Fakat bir yaz günü bu monotonluk yine bozuldu. Anneannem kalp krizi geçirmişti. Hemen Ankara’ya doğru yola çıktık.
     Anneannem uzun süre yoğun bakımda kaldıktan sonra dayımın evine getirildi. Fakat çok zayıflamıştı. Artık anneannem bize gelemese de aralıklarla Ankara’ya giderek onu mutlu etmeye çalışıyoruz. Ve onun ömrünü tekrar uzatmak için her gün yatarken onun ölüsünün rüyama girmesini diliyorum.

.Eleştiriler & Yorumlar

:: .......
Gönderen: Kâmuran Esen / Bolu/Türkiye
18 Şubat 2007
Merhaba Sevgili Özgür Yenigün; Önce; genç yaşta yazmaya yönelmenden dolayı seni kutlamak isterim.:)....Gelelim,-yardımcı olmak için- öneri ve eleştirilere:"Babaannemi hiç görmedim ben." cümlesindeki ben kelimesi gereksiz.Malum, iyelik eki var son kelimede...."Dedelerimin ikisini de gördüm ne de olsa. " cümlesinde ise, - ne de olsa- kısmı gereksiz....."iki de bir hatalarını yüzüne vurdum" derken, - de - bitişik olacak...."Anneannem gitmiş, annem benle uzun bir küskünlük döneminden sonra barışmış, hayatımız monoton halini almıştı." cümlesine takıldım.Annenle barışmaktan mutlu olduğun halde, hayatının neden monotonlaştığını; daha düzgün ifade edebilirdin... Anlatacaklarını, daha az kelimeyle anlatmanın yolunu da bul.Bu konuda, benim de sıkıntım var aslında.........Devamını dilerim.Sevgiyle kal.Kâmuran Esen

:: Bir kaç husus...
Gönderen: Orkun Levent BOYA / Ankara/Türkiye
2 Eylül 2005
Selam Özgürcüğüm, bu öykünü daha önce de okumuştum...ama aradan aylar geçince bir başka okunuyor...Ya da bana öyle geliyor... hadi geçelim Orkun Abinin yorumlarına, "Fakat öyle bir olay oldu ki artık hiç gelemez hale geldi." demişsin...ama bir sonra ki cümlede, "Yine bize geldiği günlerden birindeydi." demişsin...bir öncekiyle çelişiyor gibi, bir daha gözden geçirmeni öneririm... "Her geldiğinde yaptığım gibi elini öptüm, omuzlarına masaj yaptım ve iki de bir hatalarını yüzüne vurdum." demişsin... bu tür durumlarda yazar, "... hemen her çocuğun ukala ve bilgiçliğiyle iki de bir hatalarını yüzüne vurdum" demek daha doğru olur... anlatımından bir aşağılama, yergi çıkıyor. Oysa çocuklar bunu yeni öğrendikleri bilgileri hayata geçirecek yer bulma düşüncesiyle yaparlar...bu, babanın annenin sözünü kesmek şeklinde de olur, nineye, dedeye ukalalık yapmak şeklinde de olur... Mutfaktaki kahvaltı faslında, "-Gelip bana yardın edeceğine kalkıp şu çayı bile koymuyorsun." cümlesi dikkatimi çekti... "Gelip bana yardım etmediğin gibi, kalkıp şu çayı bile koymuyorsun" gibi, bir daha düşün... Son olarak, tekrarlara bir daha dikkat çekmek isterim...Başarılar... Sevgilerimle...




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın anı kümesinde bulunan diğer yazıları...
Merdiven Basamakları
Bağbanın Haftalığı 25 Ekim - 31 Ekim (Sınamadan Sonra)
Bağbanın Haftalığı (11 - 17 Ekim)
Bağbanın Haftalığı (20 Eylül - 10 Ekim)
Bağbanın Haftalığı (25 - 31 Ekim (Sınamadan Önce) )
Bağbanın Haftalğı 18 - 24 Ekim
Kapalı Kutu
Yaşlı Bir Adamın Hasreti

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sokullu'nun Rüyası
Salyangoz
Cami Konuşur Mu?
Bağbanın Üzüm Feryadı
Pazar
Cırcır Böceği Savaşı
Yağmur Sonu
Fatma'nın Koşusu
Ayın Gösterdiği Kızlar
Ay Gülecek

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
130. Sone [Şiir]
Kirlenen Dünyanın Nefret Soluğu [Şiir]
Ben de İnsanım [Şiir]
Umut [Şiir]
İkinci Babama [Şiir]
Geceler [Şiir]
Doğu Yolu [Şiir]
İlah Amerika (!) [Şiir]
Felluce [Şiir]
Son Hükümdar [Şiir]


Özgür Yenigün kimdir?

Ne yaşarsam ya da yaşamak istersem onu yazarım.

Etkilendiği Yazarlar:
..............


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Özgür Yenigün, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.