..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bildiğim tek şey, ben bir Marksist değilim. -Karl Marx
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > İnceleme > Anadolu Kültürü > Barış MUTLU




5 Aralık 2003
İleri Kopya Çekme Teknikleri  
Barış MUTLU
Kopya... Hırsızlık mı, eğlence mi? Tüm öğretmenlerin sözleştiği üzere kişinin kendini kandırması mı? Yoksa ilk başkaldırılardan biri mi? Kopyanın çağrışım yoluyla yaratıcılık yarattığını savunanlar da var, tembelliğe ittiğini söyleyenler de..


:DEDC:


Kopyanın tarihi yazının icadına kadar dayanıyor. Mağara duvarlarına çizilen şekillerin benzerlikler ve yinelemeler arz etmesi, kopyanın bir güdü olarak yerleşmiş olduğu kanısını güçlendiriyor. Fakat akademik ortamda “bilgi hırsızlığının” dile getirilmesine ilk olarak, New York’ta bulunan Syracuse Üniversitesi’nde 1968 yılında gerçekleştirilen araştırmada rastlıyoruz. Dr. Harold Youne’un 800 sayfalık çalışmasında kopyanın 1600’lerde varolduğu ileri sürülürken, insanların kopya çekmeye olan tutkusunun kısmi psikolojik tahlilleri de yer alıyor.

Sadece öğrencilerin değil, öğretmenlerin, hatta bazı doçentlik sınavlarında doktorların başvurduğu kopya, vazgeçilmezler arasında olmasını bir çok duyguya borçlu. Dersleri iyi olanların, zeki insanların ve tembellerin ortak sığınağı haline gelmiş kopyanın “hırsızlık” adı altında değerlendirilmesi, zaman zaman gülüşmelere sebep olmuştur. Yerinde bırakılan bir eşya, sadece bakmak suretiyle çalınabilir mi?

Amerika Birleşik Devletleri’nde hizmet veren Teen Advice Derneği, kopya çekmemek için on neden sıralamış. Romantikleri de es geçmemiş. Bilgiye ulaşmak bir yana, kopya çeken arkadaşıyla aynı seviyede tanımlanabilmek amacıyla bu yola başvuran gençlerin sayısı batıda daha fazla. Bizde kopyanın çekilme gerekçesi eğitim sistemine dayandırılıyor. Klinik Psikolog İrem Akduman, iki çeşit öğrenci olduğuna işaret ediyor: “ Kopya çekmek zorunda kalanlar ve her koşulda kopya çekenler. Birinci grup eğitim sistemindeki aksaklıklar sonucu kopyaya başvururken, ikinci grup bilerek ve isteyerek kolayı tercih ediyor. Uzun vadede kaybedecek çünkü kafa çalıştırmaktansa hazıra konmak, bilgi biriktirmesini önlüyor.” Yüzyıllarca tartışmaların odağında kalan bu yol, dini yönlerden de ele alınmış tabi. Mevzubahis çemberin içinde en güçlü argüman, ahiret sualinde kopya ihtimalinin bulunmadığı… Bunun dışında kimi gazetelerin “Sorun-söyleyelim”, “Günah mı, değil mi” köşelerinde, kimi zaman vicdanını rahatlatmak isteyen öğrencilere rastlanıyor. İşte şimdinin milletvekili, dizi yıldızı, fakat zamanın bilirkişisi Yaşar Nuri Öztürk’ün benzeri bir soruya verdiği cevap: “ Sınavda kopya çekmek haram ve günahtır” Yüzde doksan dokuzu Müslüman memleketimizin günaha en yakın olduğu mecralardan biri olduğunu öğreniyoruz bu cevaptan… İletişim akademisyenlerinden Haluk Şahin de, yurtdışında gördüğü bir manzarayı hatırlattığı yazısında, eğitim sisteminin ezberci zihniyetten vazgeçmesi halinde, kopya çekmek gibi bir problemin kalmayacağına vurguda bulunmuştu.

Yaratıcılığa zaman bırakmak adına, kopya çekmenin haklı görülebilir olduğuna içten içe inanan öğrencilere sayısı azalmakla beraber üniversitede rastlanıyor. Tamamen özel yeteneklere dayalı fakültelerde okutulan zorunlu dersler de, yaşı ilerlemiş kopyacılar için iyi bir sahne. Bir ressamın inkılap tarihine olan mesafesi, ya da bir beden hocasının Türkçe ile ilişkisi, kopyanın ruhunu noktalı yerlerinden birleştirmemize yardımcı olmuyor mu?

Dışarıyla farkımızı bilmek adına CNN Türk’teki Pivot programının yapımcısı Bilgin Gökberk’e soruyoruz. Gökberk, İtalya’da Güzel Sanatlar okumuş. Deplasmanın böylesine güzel olanında kopya çekilir mi? Gökberk anlatıyor: “Floransa’da, Güzel Sanatlar Akademisi’nin giriş sınavlarında hoca geldi, bulunduğumuz atölyeyi işaret ederek, ‘Burada her şey var . Akademiye neden girmek istediğinizi gösterin, ben karşıdaki kahvedeyim’ dedi ve gitti. Böyle bir durumda kopya çekmenin bir anlamı kalmıyor. Zira ya kopyayı çektiğin insanla birlikte gireceksin okula, ya da beraber dışarıda kalacaksınız. Bir gelişmenin hangi tarihte, kimler arasında olduğundan ziyade bunun yorumu önemli. Eğer bunu etkin kılabilsek kopyaya gerek kalmazdı. Keşke biz tarihleri sınav sırasında açıp bakabilseydik de, yanımızdakinden bakmasaydık.” Ünlü basketbol yorumcusu Gökberk de, herkes gibi ‘vakti zamanında kopya çekmiş tabi..

Tüm kamuoyu, sistemden şikayet ederken, zamanın Milli Eğitim Müdürü Erkan Mumcu’nun oğlunun kopya çekerken yakalanması tam bir şenliğe yol açmıştı. Küçük Mumcu’nun suçüstü yakalanmasını müteakiben Fırat Üniversitesi’nde iki doktorun doçentlik sınavında kopya çektikleri iddiasıyla atılmaları dikkatleri Elazığ’a çevirmişti. Olayın üzerine konuştuğum ‘zanlı’ doktorlardan biri bunun komplo olduğunu, hakkını mahkemede arayacağını söylemişti. Bu kadar yaygın bir günahın böyle büyük bedelinin olması, doktorun ifadesiyle ‘çoluğunun, çocuğunun yüzüne bakamamak’ derecesine gelmesi tuhaftı. Ayrıca bir komplo aracı olarak kopya suçlaması da Türkiye için fantastik sayılırdı. Yine de bir süreliğine, gündemi cevapların yazılı olduğu minik kağıt şeritler belirlemeye başladı. .Bu şeritler mutlu bir geleceğe uzanan yolun kesik beyaz çizgileri mi, yoksa çağrıştırdığı üzere güçlü tenya sürüleri mi?

----------------yöntemler-----------------------

Kopya çekme yöntemleri de, teknolojinin ilerlemesiyle birlikte yeni şekillere giriyor. Silgilerin ikiye yarılmasıyla araya giren bilgiler, şimdi GSM şebekeleri dahilinde geziniyor. Kopya teknikleri çeşitli. Önce, riskli ve güvenli ana başlıklarına, daha sonra da kendi içinde, klasik, teknolojik, kaba ve erotik olarak alt başlıklara ayrılıyor.

 

Güvenliği yüksek Yöntemler


Önce güvenlik !” diyenler için başlıca yol; sağdan soldan bakmak. Bu aynı zamanda inkarı kolay, henüz her sınıfa bir kamera yerleştirilmediği için, ispatlanması da, bir o kadar zor yöntemlerden biridir. Başarı şansı düşük olmakla birlikte, tuvalet izni de önemlidir. Hocanın halet-i ruhiyesine göre, bir ders önceden tuvalete yapılan bilgi yığınağı, olası bir izin halinde işe yarayabilir. Yeryüzünde görüp görebileceğiniz en serbest yöntemdir. Kopya çekerken, viski bile içebilirsiniz. Buna benzer bir yöntem, cezaevlerinde oldukça rağbet görmüştü. İçeriden başvurmak suretiyle ÖSS ve Açıköğretim sınavlarına giren mahkumların soruları koğuşla birlikte, ve mümkünse örgüt kütüphanesi yardımıyla cevaplandırdıkları biliniyor. Öyle ki, bir ara sınava yakın, bilerek içeriye düşmek isteyenlerin olduğu ileri sürülmüştü. Güvenli yöntemlerin arasında, sıraya yazmak da sayılabilir. Bu eskiden daha geçerli bir yöntem olmakla birlikte, bir çok okul yönetiminin, söz konusu sıraların rengini, cilasını açmak yoluyla tehlikeyi büyük ölçüde bertaraf ettiğini söyleyebiliriz

Sakat Yöntemler


Risk payı yüksek yöntemler, genellikle deşifre olmuş modellerin bir sonucu... Eskiden sözlük arasına yazmak, sözlüğün serbest bırakıldığı sınavlarda yüzde doksanlara varan bir güvenlik oranı arz ederken, şimdi hocaların sınav öncesinde yamyam gibi, sayfa sayfa tetkike yönelmesi, sözlük kopyacılarını zor durumda bırakmıştır. En riskli yöntem olarak bilinen ‘kağıt değiştirme’nin zaman zaman şaşırtıcı sonuçlar verdiği görülüyor. ‘Bu kadarı da olmaz herhalde rüya görüyorum’ zannıyla, bazı öğretmenler kağıt değiştirenlere ilişmez. Bunun arkasında ‘Terbiyesizliğin bu kadarını yapan insan olamaz, elimde pompalı tüfek olmadan bulaşmayayım’ mantığı da hakim olabilir tabi. Kağıt değiştirirken kişiyi madara edebilecek bir gelişme, hazırlanan kağıdın aksi bir kalitede öğretmen tarafından sınıfa dağıtılmasıdır. Kağıt değiştirme ekolünden gelen bir kopyacı için, kuşe sınav kağıdına hamur, saman kağıda kuşe vermek, hukuk tarihinde eşine az rastlanacak sağlamlıkta bir delili iddia makamına teslim etmektir.

Erotik Yöntemler


Buna çoğul takısı kullanmamızın nedeni, bir kızın iki adet bacağı olması… Bacaklarının sınav esnasında görülmesini umursamayan kız öğrencilerin, aynı zamanda bu cesaretlerini sınav sistemine uygulamaları bir çok sınıf arkadaşlarının gözünü gönlünü açmıştır. O gönül açıklığıyla, kısa sürede ülkenin duygusal paranoteri haline gelen, yazar Haşmet Babaoğlu’nun kopyayla ilgili tek anısı bu başlık altında. Babaoğlu, hayatında bir defa kopyaya yeltenmiş. O da, nota yönelik değil, tamamen afrodizyak kaygılarla… Yanında oturan hanım öğrenci bilinen en erotik kopya çekme yöntemini tercih edince, ünlü yazara önüne gelen ilk yemini bozmak kalmış. Yakalanmış mı? Hayır… Zaten bilgiye değil, estetiğe dalıp gitmiş gözleri, hala hatırladığı kadarıyla..

Kaba Yöntemler


Bu başlık altında yaratıcılıktan en uzaklaşmış, incelik yoksunu yöntemler yer alıyor. Bir parça kağıda yazıp bunu cebine koymak ya da sınavda kitabı açıp bakmak gibi… Bunların başarı şansı, hocanın iyi niyetiyle doğru orantılı olup, bazı yörelerde müstehcen dergilerin öğretmenler sırasına konulmasıyla iş sağlama alınmaya çalışılır. Bu, hocayla öğrenci arasında yaşanan acıklı bir anlaşmadır aynı zamanda…

 

Teknolojik Yöntemler


En eskisi Walkman tekniğidir. Sargı bezine alınmış elin içine yerleştirilen kulaklık vasıtasıyla bir gece önceden üzerine tarih kitabını okuduğunuz kasetler dinlersiniz. Tekniğin buhran yaratacak evresi ileri-geri sarılmasıdır. Teknik talimatlarınıza “Gyuuvvvv, vyuıhvhvv” efektleriyle cevap vermeyecek, manuel bir Walkman daha doğru bir tercihtir. Seksenli yılların ortasına doğru, çağrı cihazlarının çıkması, farklı tarzlarda bir uyanıklığa mahal vermiştir.. Sınavdan erken çıkan bir fedainin 133 aracılığıyla seri yardımlarda bulunması, zamanın santral memurlarına da kısa süreli şoklar yaşatmıştır. “Saat on ikide oradayım”, ya da “İrsaliyeleri getir” gibi cümlelerin yerine “bcbcdaaabbdcadcaşeklinde mesaj bırakılır olmuş. Memureler durumu idareye bildirip, bildirmemek arasında tereddütte kalmışlardır.

Eğitim sistemimiz cep telefonuna ise hazırlıksız yakalanmıştır. Türkiye’ye girişi zaman alan icat, başlarda, yüksek fiyatı nedeniyle öğretmenlerin bilgisi haricinde gelişirken, kısa mesaj sisteminin oturmasıyla bir çok öğrenci 150 karaktere kadar kopya çekebilme özgürlüğünü kazanmıştır.

 

 

Fiziksel gereklilikler


Kopya çekmek kadar hazırlamak da, yasa dışıdır. Anne ve babaların durma uyanması farklı tepkilere yol açabilir. Evladıyla övünenler de olabilir, umutsuzluğa kapılıp gerekli önlemlere girişenler de.. Olası bir yakalanma halinde okula kadar teşrif edip, hocanın fırçasını yemek de işlerine gelmeyecektir. Bu yüzden rahat çalışma ortamı şart. İnce işçilik, iyi tahmin yeteneği ve yapılan işe yabancılık, bu yola çıkanların yanından ayırmaması gereken nitelikler...Üzerinde çalışılan dokümanın uzayda az yer kaplayacak şekilde düzenlenmesi ve günlük el yazınızın fontunu olabildiğince küçültmek de ikincil koşullardan. Aynı zamanda, ufak şeritler olarak tercih edilen kopyaları işleyen eller titrememeli ve kuru olmalıdır. Sınav esnasında elini minik kopya kağıdına atıp karşısında birbirine girmiş harfler bulan öğrencilerin sayısı oldukça fazla.. Bunun yanı sıra soğukkanlı olmak da, herkesin başaramayacağı, bu avantaja sahip olanların da kopya çekmeye uzak öğrencileri aşağılamak üzere kullandığı bir artı güç. Bu güç sadece sınav esnasında değil, kopyanın yakalanması halinde verilecek savunma için de önemli rol oynuyor. Bir kopyacının disiplin cezaları da dahil, yaşaması muhtemel tüm sıkıntıları göz önüne aldığımızda, kendine farklı anılar kattığı da inkar edilemez. Yakalansa yenilmeyi öğrenecek, yakalanmasa kusursuzluğu..

 

-------------Tınaz Titiz’den kopya çekmek üzerine----------------

Geçtiğimiz yılın Ocak ayında eski bakanlardan Tınaz Titiz’in, Ankara Eryaman’daki Cumhuriyet İlkokulu’nda öğretmenlerle yaşadığı tartışma, yeni sistemin, ilk ve orta öğretimde alınan notlara güvensizliğini ortaya koyar nitelikteydi.

Bir Öğretmen:
_ İsyan etmeme değil. Kopya çekmemekle sadece bu onursal sistemin yürüyeceğine inanmıyorum. Çünkü bunun psikolojik yönünü yok ediyorsunuz siz. Sadece ahlak yönünü ele alıyorsunuz.

T. Titiz:
_ Ben sizin söylediğinizi anlamadım.

Bir Öğretmen:
_ Kopya çekme fikri yanlıştır. Hırsızlıktır.

T. Titiz:
_ Farklı sorular var mı?

Bir Öğretmen:
_ Öğrencileri dersanelerde veya öyle bir ortamda….

T. Titiz:
_ Demin konuştuk bunu. Çeşitli sebepler var diyoruz, onların üstünde duruyoruz. Biz burda ahlaksızlık üzerinde duruyoruz. Kopya çekmek, hırsızlıktır diyorum. Bakın çok yalın konuşuyorum. Hangi sebepten kaynaklandığı başka bir konu. Bunları bırakın şimdi. Yani başka bir sebebi yoktur. Tek burdan kaynaklanıyor diye öyle bir iddiam yok. Biz onlarla ilgilenmiyoruz. Onlarla ilgileneceksek onlarla da ilgilenelim. Oturalım bir oturumda buna yönelten faktörler nelerdir, onların sınav sistemini nasıl etkilediklerini, psikolojik sonuçlarını yani tabii uygulayalım. Ama ben diyorum ki bu dalga dalga bir yerlere gidiyorsa, üçgün sonra bütün toplum birbirine güvenmemeye başlıyor.

.Eleştiriler & Yorumlar

:: ileri kopya çekme teknikleri hakkında...
Gönderen: emrah / İstanbul/Türkiye
9 Nisan 2005
Barış yazını okudum çok güzel...keşke walkman tekniğini ilk olarak benim icad ettiğimide belirtseydin...sayende mşhur olurdum...senin iyi bir yazar olacağın belliydi zaten...bye

:: iyi seçim
Gönderen: koray / ankara
5 Mayıs 2004
gerçekten yazmak için iyi gözlemlenmiş bir konu ayrıca yorum yaptırmak için güzel taktik...Sanırım bu işi profosyonel anlamda yaptınız.Üniversite öğrencisine yakışır makale konuyu çok daha gniş irdeleyebileceğinize inanıyorum başarılar




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın İnceleme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Futbolun Yan Baktığı Ülke: Arjantin...
Saykodelik Habercilik Anlayışı
Bir Şairi Polemiklerden Kıskanmak...

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Seri Katiller, Paralel Cinayetler... [Bilimsel]


Barış MUTLU kimdir?

tanıtım

Etkilendiği Yazarlar:
nicole kidman


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |


İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2014 | © Barış MUTLU, 2014
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.