..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Tarih, hiçbir zaman orada bulunmamış kişiler tarafından anlatılan hiçbir zaman olmamış olaylarla dolu bir yalan. -Santayana
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > İnceleme > Dil > Kâmuran Esen




4 Nisan 2003
Mudurnu Folklörü / 2 / Yöresel Kelimeler  
Mudurnu Halk Dili.......

Kâmuran Esen


Mudurnu' da kullanılan yöresel kelimeler:


:CIDA:

YÖRESEL KELİMELER
A

avkırı: Uygun olmayan.
ayrıksa: Alışılagelmiş duruma ters olan, değişik.
Agubat: Avukat
Avla: Bahçelerin , tarlaların etrafına çekilen korunak.
Afır: Hayvan yemi konulan uzun,çukur yem kabı.
Apdeslik: Eski tip lavabo.
Ameden: Aniden.
Artımık: Artan yiyecek, artık.
Afacafa: Zar-zor
Alager:Yarı olgun meyve.
Acık: Azcık.
Annı gabağına: Alnın ortasına.
Annaç: Karşı cephe
Allah emri: Deprem
Aşşap: Ahşap
Atık: Artık, şimdiden sonra
Allahısmalladık: Alasmarladık

B

Badılcan: Domates
Bahallı: Pahalı
Baynımak: Sağlıklı bir duruma gelmek. Ya da maddi yönden iyiye gitmek.
Basdun:Baston
Betdelek: Münasebetsiz.
Bolpazarı: Bolu’nun pazarı olduğu gün: Pazartesi
Bıldır: Geçen sene.
Bıdırdaşmak: Konuşmak.
Bicik: Bir tane
Büllemek: Üzerini örtmek.
Badaşamamak: Birisiyle anlaşamamak, geçinememek.
Bem: Benim
Bezi: Bazı.
Buruş: Hoşaf yapmak için kurutulmuş erik.
Beserek: Saf, anlayışı kıt olan kişi.
Böttürmek: Bir şeyi ateşte közlemek.
Böğemek: Akan suyun önünü germek, bent yapmak.
Bayrı: Bari.
Birezden: Biraz sonra.
Bi ta: Bir daha
Böne: Böyle
Bölet:Havuz
Buva: Baba
Bolbazarı: Bolu’nun pazarı olan Pazartesi günü.

C

Cıllamak: Tiz sesle bağırmak.
Cırmalamak: Tırmıklamak.
Cebelleşmek: Birisi ile inatlaşmak, onunla uğraşmak.
Ceyran :Elektrik
Curuk: Hindi
Cocor: Hindi
Cingan : Çingene
Cımbıldak: Hafifmeşrep
Cüme: Cuma
Cacur: Fermuar
Ciciklemek: Küflenmek
Cazı: cadı
Cıdavı: Arsız
Curu: Sulu.İçinde suyu fazla olan.( Curu hamur yoğurdum.)
Conguldatmak: İçinde sulu bir şey olan kabı, sallamak.Sıvı maddenin çalkalanmasına sebep olmak.
Cibertmek: İyice dövmek.
Curutmak: Koyu bir maddeyi sulandırmak.(Süzme yoğurdu curuttum.)
Cuvap: Cevap.


Ç

Çükündür: Şeker pancarı
Çon: Kalça
Çınır: 1-Sınır.2 –Karda açılan yol.
Çelertme: Yaramaz, uykusuz, huysuz bebek.
Çalmak: Sürmek(Ekmeğe yağ çaldım.)
Çekişmek: Azarlamak.
Çemkirmek: Bağırıp çağırmak.
Çiğmızrak:Tamamen, hepsi.(Ağaç çiğmızrak çiçek açmış.)
Çemek: Geveze.Büyüklere karşılık veren.
Çezmek: Çözmek
Çiritmek: Çömelmek
Çampıldatmak: Sulu bir şeyi sallamak.( Bardağı çampıldatınca, su döküldü.)
Çırpıştırmak: Dövmek.
Çıkatdıramamak: Kim olduğunu hatırlayamamak, tanıyamamak.

D

Datlımcak: Tatlımsı
Dargamak: Dağınıklığı toplamakdüzeltmek.
Dinelmek: Dikilmek.
Dömbelek: Darbuka
Dombay: Manda
Dokdur: Doktor
Demden: Demin, biraz önce.
Dıngıldak: Konulduğu yerde düzgün, dengede durmayan.(Bu masa dıngıldak.)
Dığdı: Tığ işindeki her bir zincire verilen ad.
Debildemek: Kımıldamak.
Diş: Örgü örmekte kullanılan şiş.
Dürü: Düğün hediyesine verilen ad.
Denişik: Değişik
Dizlik:Uzun paçalı iç giysisi.
Di’ha: İşte
Döbellenmek:Yuvarlanmak.
Döblecik: Üzerinde yalnız iç çamaşırı bulunan kişinin görüntüsü.
Dirgez: Diri.(Kumaş için kullanılır.)
Dutlaştırmak: Birinin eline herhangi bir şeyi alelacele vermek.
Duravarmak: Yorulmak.
Doru: Doğru
Domatiz: Domates
Dobalan: Lop yumurta
Dolav:Dolap

E

E’ce: İyice
Emme:Ama
Ediraf:Etraf
Ertişmek: Birisiyle sürekli uğraşmak, musallat olmak.
Esik: Eksik
Ezelde: Tevekkeli
Eşi: Ekşi
Eşimek: Surat asmak.
Elpiştirme:Yaramaz ve bilmiş kız çocukları için kullanılır.
Ekceyvice: Eni konu, iyice
Eyellim: Eğer ki
Evitlemek: Ayıklamak.
Eplemguç: Tahteravalli
Ettiyarar: İhtiyar.
Ettiyallamak: İhtiyarlamak.
Evzalı: Nazlı.Kahrı zor çekilen kişi.
Emeyara: İstenildiği kadar iyi olmayan.
Emişik: Süt kardeş.
Ebrik: Yumuşak.(Genelde börek için kullanılır.)
Ellek: Sözünde durmayan, dönek.
Enim şenim: Enikonu
Enatdar:Anahtar

F

Fıydırmak: Fırlatmak
Fızlaşmak: Soğuktan ellerin ayakların donması.
Fızlı: Hızlı
Faslı: Kesilen böreğin her bir parçasına verilen ad.
Faşdırdamak: Kızıp, sinirlendiğini davranışlarıyla belli etmek.
Fike: Musluk

G

Gada: Kadar
Garı: Kadın
Galla: Kadınlar.
Galan: Artık, şimdiden sonra.(Bu işi bıraktım galan.Çalışmayacağım.)
Gafa Kâadı: Nüfus kâğıdı.Gayfe:Kahve.
Gı: Kadınlara, kızlara yönelik hitap şekli. Kız. ”Al gı! Şunu mutfağa götür.)
Gır: Gurbet.(Bizim çocukların hepsi gırda.)
Gış:Kar.(Bu yıl pek gış yağdı.)
Gabahet: Kabahat
Gıygaşık: Aralık kalmış, tam kapanmamış.( Bebeğin gözleri gıygaşık.Şimdi uyuyacak.)
Gıymatlı: Kıymetli
Gan yokarı: Karnı yukarı gelecek şekilde, sırt üstü yatar vaziyetine verilen ad.
Gicirgen: Isırgan otu
Gakılı: Ağzına kadar dolu.
Gağşamak: Vidalı, menteşeli bir eşyanın zamanla gevşemesi.
Gödermek: Soğuktan eli ayağı buz kesmek.
Gondurmak: Üstünden ölçmek, tahmin etmek.
Ganzımak: Dik duran bir şeyin,geriye yatması.
Gatın gatın: Kat kat, tekrar tekrar.
Gınamsık: Sinameki.
Gegemek: 1-Çentik 2- Tığın ucundaki çıkıntıya verilen ad.
Guytak: Çukur, rüzgâra kapalı yer.
Gapcık: Kabuk
Güccük: Küçük
Gülüş çığrış: Güle oynaya, neşeli.
Girenlemek: Havanın sertleşmesi.
Gımcıklamak:Yerinde duramamak.Bir sıkıntısını, bir acelesini belli etmek.
Gırcınmak: Bir sıkıntını bir rahatsızlığı, çeşitli davranışlarıyla belli etmek.(Hastayın deye gırcınıp duru.)
Gamildetmek: Ağır bir eşyanın, onu kaldıran kişiyi zorlaması.
Gaşım : Kardeşim
Gızınmak: Ateşte veya sobada ısınmak.
Ganırtma: Lâf anlamayan.Sözden ve olaylardan pek etkilenmeyen.
Ger’den geri:Uzaktan uzağa.
Garece: Ne az, ne çok.Kararında.
Gaypancak: Kaygan olan.
Gakmak: Kalkmak
Gonşu: Komşu
Goygamak: Kaldırmak, yerine koymak.
Goyvermek: Bırakmak, salıvermek.
Gorava: Kızılcıktan yapılan konsantre.
Gozurdamak:Diklenmek.Bir konuda bilmişlik taslamak.(Hadi ordan! Gozurdayıp durma.)
Gözel: Güzel
Göynümüş: Çok fazla olgunlaşmış meyve için kullanılır.(Bu armut göynümüş.)
Göğercin: Güvercin

H

Habar: Haber
Hışdamamak: Hiç oralı olmamak, aldırmamak.
Hışdınmamak: Hiç oralı olmamak, aldırmamak.
Hiyonklamak: İki veya daha fazla kişinin, aralarında gereksiz yer ve zamanda konuşması.
Hıra: Küçük
Hayat: Evlerde giriş katındaki ayakkabı çıkarılan yer.
Hinci: Şimdi.
Havayelli: Avare
Hayallamak: Şüphelenmek.
Haydırdamak: Avare avare gezmek.
Hengâme: Ana baba günü.
Hesaret: Hastalıktan ya da çok çalışmaktan bitkin düşmek.
Heva: Hava
Heva yere:Boşoboşuna
Hıcacık:Ufacık.
Hırkıldaşmak: Ağız dalaşı yapmak.
Hılhış: Karın doyurmayan, abur cubur yiyecek.
Huysutmak: Bir davranıştan, bir yiyecekten nefret etmeye neden olacak bir duruma düşmek.
Hevla: Helva
Handendir:Ne zamandır.(Handendir hastayın.)

I

Iccak: Sıcak
Ih: Soğuğa, rüzgâra kapalı yer
Irahat: Rahat
Iramazan: Ramazan
Irılmak: Kadının hamileyken, çocuğunu kaybetmesi.
Irmak: Çamaşırhane
Ildırışık: Çok aydınlık.

İ

İmmana: Çok
İnce ibaret: İyice.(Doktor, ince ibaret muayene etti.)
İrkmek: Biriktirmek.
İsan: İnsan
İpildemek: Hafif hafif kıpırdamak.(Perde rüzgârdan ipildiyor.)
İslah: Adeta
İnkipda: İptida, ilk önce.
İlkipda: İptida, ilk önce
İlmek: Değmek, temas etmek.
İlâzım: Lâzım
İlimon: Limon
İşlim güşlüm: Enikonu
İkrahsınmak: Tiksinmek.
İrezil: Rezil

K

Kaşık sapı: Mudurnu’nun yöresel yemeği.Hamurişi bir yemek türü.
Kelem: Lâhana
Karakabuk: Kestane
Kaykıla kalmak: Ölmek, soğuyup buz gibi olmak.
Kösülmek: Yorulmak.
Kürtün yığmak: Karlı bir havada, rüzgârın karı, bir taraf yığması.
Kezlemek: Birisini pusuya düşürmek için fırsat kollamak.
Korkagelmek: Birden bire korkmak.
Kehat: Kâğıt
Kerezimek: Günden güne sağlığın bozulması.( Bu ağaç da iyice kerezidi.)


L


Löbürdemek: Söylenmek
Laylon: Naylon
Liylaki: Leylak
Lağap: Lâkap
Löbet: Nöbet

M

Müceddet: Yeni
Menemme: Galiba
Mani: Her zaman, sürekli
Murabba: Salça
Mahya: Panayır
Masarıf: Masraf
Mor badılcan: Patlıcan
Mısmıllamak: Sözle veya dayakla birini cezalandırmak.
Mıncıklamak: Yumuşak bir şeyi parmaklar arasında sıkmak.
Merdemen: Merdiven
Mezellik: Mezarlık
Makat: Sedir veya divan örtüsü
Mayiş: Maaş
Metiro: Metre
Mehel olsun: Oh olsun!
Malhazır: Kapaklı bakır tabak.
Müstembel: Kullanılmış, yeni olmayan.
Makseten: Mahsuscuktan
Mıymıy: Mızmız,ağır kanlı.
Manâcı: Her şeye bir kusur bulan.
Mahna bulmak: Ayıplamak
Mozak: Çam kozalağı
Meh: Almaktan emir.
Mubal: Vebal

N

Nemelhacatın: Nene lâzım, nene gerek?
Nankısı: Hangisi?
Nahak yere: Haksız yere, boşu boşuna
Naşırfa: Maşrapa
Nom hayır: Hayırsız
Ne man: Ne kadar da...
Nara?: Ne gezer, nerde!
Narasın?: Ne gezer, nerde!
Nosbatar: Sevimsiz, suratsız.
Nuçun: Niçin
Nipacan: Ne yapacaksın?
Nepacan?: Ne yapacaksın?
Nipbatsınız: Ne yapıyorsunuz.
N(M)üzümsuz: Lüzümsuz

O

Olakalmak: Biriyle uğraşmak, musallat olmak.
Oyasa: Uyuşuk, eli ağır
Ordan kere: Ondan sonra...
Olduk gada: Yasak savacak kadar, yarım yamalak
Oyurgalamak: Teğellemek
Okumak: Davet etmek.
Osamak: Aldanmak, yanılmak.
Otobos: Otobüs
Olduk gada: Oldu diyecek kadar.Adet olacak kadar.

Ö

Öset: O saat, hemen, derhal
Öşertmek :Abartmak
Örüklemek: Ağzına kadar doldurmak.
Örüzger: Rüzgâr
Öne: Öyle

P

Padadiz: Patates
Pavkırmak: Sinirli sinirli bağırmak.
Pavlika: Fabrika.
Piskevit: Bisküvi
Pösteki: Hayvan postu
Pekemek: Bir şeyin ağzını kapatmak.
Peşkir: Ucu saçaklı havlu
Penayir: Panayır
Periz: Perhiz
Panga: Banka
Pantul: Pantolon
Pazı:Hamur yumağı
Pala: Kumaş parçası
Parı: Biraz
Pallamak: Odunu baltayla parçalamak.
Pısmak:1-Sinmek, gizlenmek.2-Hacmin azalması.
Pıyırtdak: Derhal ,hemen.( Çarşıya pıyırtdak gittim, geldim.)
Pıska: Kapuska
Piyazlamak: Dolduruşa getirmek.
Parıldamak: Tirtemek

R

Rico etmek:Yaka silkmek.Nefret etmek.
Radıyo: Radyo
Ravak: Çok koyu şerbet
Rabbini sormak: Kin beslediğini birine, dersini vermek, intikam almak.
Rahmet:Yağmur

S

Sehet: Saat
Süren süren: Akın akın
Sentil savuş: Yalpalaya yalpalaya
Sındı: Makas
Seyitmek: Koşmak.
Sacicak: Sac ayağı
Sürgüç: Bulaşık bezi
Sarkmak: Özenmek, heves etmek
Salak: Ağaçtan yapılmış uzun sırık.
Salık: Sağlık
Soğuklamak: Üşütmek
Susa: Şose
Sıpıtmak: Fırlatmak
Sıyırıvermek: Başıboş bırakmak
Sıyıttırmak: Bir uçtan girip, öbür uçtan çıkmak, gezmek.
Saysınmamak: Saygı göstermemek
Sıkılamak:1-Birini konuşturmak için sıkıştırmak.
Selpeş: Serbest
Sünge: Ekmek fırınının külünü, kömürünü temizlemekte kullanılan, ucunda bez takılı sopa.
Söyündürmek: Söndürmek.
Sormak: Emmek

Ş

Şaklamak: İkiye bölmek.
Şinci: Şimdi
Şinciye gada: Şimdiye kadar
Şipdek: Hemen anında etki etmek.(İlâç içince ağrılarım şipdek kesildi.)
Şöne: Şöyle

T
Ta: Daha (Ta çok beklesin o gelecek diye.)
Tentene: Dantel
Töskürmek: Birini yıldırmak, geri çekilmesini sağlamak.
Taranmak: Yıkanmak
Tüylü tombak: Şeftali
Talike: Tehlike
Tosturdamak: Tafra etmek.
Tulu: Dolu(yağış).
Tasımlamak: Kafadan ölçmek, biçmek.
Tavsımak: Bir şeyin şiddetinin azalması
Tıknacık: Küçücük ama kullanışlı ev.
Temek: Ahır penceresi
Tığteber: Tamamen, hepsi
Tosba: Kaplumbağa
Taklaştırmak: Araştırmak, soruşturmak
Tedik: Çabuk
Tehne: Tenha
Tehnelmek: Tenhalaşmak
Töbusun: Tövbe olsun
Takanak: Takıntı
Tokaç: Elde çamaşır yıkarken kullanılan, fırın küreğine benzer âlet.(Çamaşırları tokaçlamazsan kiri akmaz.)
Töbeler hakku uçun: Andolsun ki.(Böyle yaptığını bir daha görürsem, töbele hakkı uçun darılırım sana.)

U

Ufecik: Ufak
Uçun: İçin ( Sizin uçun yaptım bu yemekleri.)
Unca: O kadar(Unca söyledim yapma diye ama, dinletemedim.)
Uşak: Çocuklara hitap şekli.(Uşak! Çabuk buraya gelin.)
Uvvaşık: Uyuşuk

Ü

Ürya: Rüya
Ünnemek: Bağırmak
Ürgendere: Üvendere

V

Vakıt: Vakit
Vire: Habire, durmadan.
Velesbit: Bisiklet

Y

Yuka: İnce
Yere beraber: Alçak gönüllü
Yüzü yerde: Alçak gönüllü
Yaah: Hayır, olmaz.
Yaslahaç: Hamur açılan tahta
Yanız: Bir şeyin kenarı
Yarsımak: Özenmek
Yıldırdak: Hafif meşrep
Yence: Hafif
Yeren: Arkadaş
Yetirik: Şımarık, sonradan görme.
Yetirememek: Kullandığı, harcadığı bir şeyi ayarlayamamak.(Maaşımı yetiremeyon.)
Yalabık: Kaygan
Yekselemek: Birini küçük görmek.Onu sindirmeye çalışmak.
Yapışak: Aşırı titiz, sinameki
Yalapşap: Yarım yamalak, acele yapılan iş.
Yavıldamak: Oyalanmak, çok yavaş hareket etmek.
Yırçalmış: Arsız, söz dinlemeyen, yüzsüz.
Yo: Kez, defa
Yosa:Yoksa

Z

Zırıncımak: İnat etmek, üstelemek, askıntı olmak
Zibillik: Çöplük
Zoba: Soba
Zerhoş: Sarhoş
Zatı: Zaten
Zipci: Söğüt dalından yapılan düdük
Zartlak: Palavracı
Zıngıldatmak: Kımıldatmak.Sallamak.(Masayı zıngıldatma.)
Zinhar: Asla, kat’iyen
Zurnata: Zurna, klarnet
Zurnatacı: Zurna veya klarnet çalan kişiye verilen ad.

.Eleştiriler & Yorumlar

:: harika
Gönderen: ayse / istanbul
5 Nisan 2003
yine harikasınız Mudurnuyu yakından tanıyan biri olmama ragmen kelime haznesinin bu kadar çok oldugunun farkında degildim sagolun yöremizde bizi bir yolculuga çıkardınız:)




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın dil kümesinde bulunan diğer yazıları...
Eeeeee De Bakam da Annadıverecen
Fatma Nine'nin Siyasilere Mektubu / Mudurnu Halk Dili
Mudurnu Folklörü / 1 - Yöresel Deyimler
Fatma Nine / Derleme
Folklör / Duyarlı Babanne / ( Mudurnu Halk Dili - 3 )
Hala - Yeğen Dialoğu
Mudurnu Folklörü / Halk Dili / Pekiştirmeler
Eplemguç

Yazarın İnceleme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
İlginç Atasözleri Sözlüğü / Derleme
İlginç Atasözleri
Atasözlerimiz Üzerine
İlköğretimde Öğretmeni Başarıya Götüren Yollar- 1
Halk İnanışları
Öne Deme Gaşım / Mudurnu Halk Dili
Kına Geceleri ve Kadınlarımız
İlköğretimde Öğretmeni Başarıya Götüren Yollar- 6
İlköğretimde Öğretmeni Başarıya Götüren Yollar - 5
İlköğretimde Öğretmeni Başarıya Götüren Yollar - 3

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Seni Özlemenin Kitabını Yazabilirim [Şiir]
Bensiz Yaşamaya Alışacaksın [Şiir]
Gelseydin Eğer [Şiir]
Uykularında Sev Beni [Şiir]
Varsayım [Şiir]
O Beklenen Hiç Gelmeyecek [Şiir]
Dönüşü Olmayan Gidiş [Şiir]
Bir Savaş Düşündüm / Vazgeçtim [Şiir]
Ne Zaman Seni Düşünsem [Şiir]
Çek Beni İçine Bir Nefeste [Şiir]


Kâmuran Esen kimdir?

Okumak ve yazmak bir tutkudur benim için. Yazdıklarımı okuyucularla paylaşmak amacıyla buraya gönderiyorum. Yıllardır, yerel bir gazeteye haftalık köşe yazıyorum. Mudurnu Belediyesinde gönüllü kültür müdürü olarak çalışıyorum. Yayımlanmış Kitaplarım: Şiirlerle Öyküler - şiir / Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yazarlar Dizisi ( 1988). . . . . . . . Sevgi Yumağı - şiir ( 1997 ). . . . . . . . . K. Esen'in Kaleminden Mudurnu - derleme / Mudurnu Kaymakamlığı Kültür Hizmetleri Dizisi ( 2002 ). . . . . . . . . . . Oynatmayalım Uğurcuğum- deneme , anı / Senfoni Yayınları ( Haziran / 2004 )

Etkilendiği Yazarlar:
Okuduğum her yazardan veya yazıdan etkilenirim. Bende bir etki bırakmayacak, herhangi bir şey öğretmeyecek bir yazı düşünemiyorum.


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |


İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2014 | © Kâmuran Esen, 2014
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.