..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bu hafifçe kenara itilecek bir roman değil. Daha büyük bir şiddetle uzağa fırlatılmalıdır. -Dorothy Parker
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Modernizm > Oğuz Düzgün




17 Mart 2020
Biyo - İktidarın Yeni Özneleri: Koronavirüsle Değişen Paradigma  
Oğuz Düzgün
Foucault'a göre iktidar, şiddet ya da cebir yoluyla değil özgür bireylerin yönetilmesi yoluyla uygulanır.


:AJB:
Foucault'a göre iktidar, şiddet ya da cebir yoluyla değil özgür bireylerin yönetilmesi yoluyla uygulanır.

An itibariyle, bütün bir yerkürede küresel biyo-iktidar tarafından yönetilmeyen özgür bir tek fert bile kalmadığına göre, yeni bir çağa uygun yeni bir özne tipinin inşa sürecine, kendi özgür irademizle dahil olduğumuzu/edildiğimizi söyleyebiliriz.

Şimdi cevaplanması gereken, bu yeni öznenin nasıl bir özne olacağı sorusudur?

Belli ki bu özne, çevre, temizlik ve sağlık meselelerine daha duyarlı bir özne olacaktır. Bu durumda bu yeni özneye uygun olarak doğacak yepyeni bir küresel pazarın (siyasi, ticari, endüstriyel vb) birilerini daha da zengin/güçlü eyleyeceğini varsayabiliriz.

Demem o ki, çevreci ve sağlıkçı duyarlılıkların en üst sınıra çıkacağı yeni bir çağa giriyoruz. Herkes bu çağdan hissesine düşeni alacak.

Bu yeni özne, korku, ilgi ve endişeleri açısından bir dünya vatandaşı ama bedeni itibariyle daha oturaklı ve itaatkâr bir yurttaştır artık.

Birinci durumdaki özne sanal âlemin zihinsel öznesi, ikinci durumdaki özne ise yaşam dünyasının vatandaş öznesidir.

Gemeinschaft (cemaat) ve Gesellschaft (cemiyet) ikilemini aşan tekil toplumluluk anlayışını benimseyecek yeni bir özneden bahsediyoruz.

Evindeyken aynı zamanda tüm dünyada olan, kendisiyleyken aynı zamanda herkesle birlikte yaşayan bir big data, bir bulut öznesi olacak bu yeni özne.

Bu öznenin devleti artık eskisi gibi adem-i merkeziyetçi bir federal ya da parlamenter devlet olamayacak.

Kararların daha hızlı alındığı başkanlık sistemleri ya da bu sistemlere yakınlaştırılmış merkeziyetçi parlamenter yönetimler daha da yaygınlaşacak.

Bedenen hareketsiz, zihnen hazıra konan öznelerden oluşan; bedenen hareketli ve zihnen üreten muktedirler tarafından yönetilen yeni bir dünya inşa ediliyor sanki.

Böyle bir dünyada bir de yapay zekalı öznemsiler türeyecek çok yakında. Küresel muktedirlerin yeni hedefi, bu öznemsilerin özbilince kavuşturulup özneleştirilmesi olacak muhtemelen.

Hakikatsizlik ve merkezsizliğe savrulan göçebe (post-modern) özneler, hakikat ve merkez arayışına daha bir şevkle yönelecek. Kendilerini böyle daha güvende hissedecekler. Çünkü böyle bir virüs salgını karşısında devletin (hakikatin, merkezin) ne denli önemli olduğunu fark edecekler.

Tam da bu noktada dinlerin ve inançların bir kere daha gündeme geleceğine inanıyorum. Bilhassa vahiy esaslı dinlere ciddi bir yönelim olacaktır. Çünkü sonsuz, değişmez, bozulmaz, mutlak bir hakikat imkânını sadece vahiy esaslı dinler ortaya koymaktadır.

Ancak bu yeni dindar öznelerin mabetler gibi topluca ibadet edilen mekânlara daha az uğrayacaklarını varsayabiliriz.

Dünya nüfusunun azalacağı değil daha da artacağı bir dönemin geldiğini düşünüyorum.

Bilhassa yaşlı nüfusun daha çok olduğu Avrupa gibi ülkelerde, genç nüfus artışı için ciddi yatırımlar yapılacak. Koronavirüs salgını sırasında Batılılar tarafından yapılan, yaşlıları gözden çıkaran açıklamalar da bunu gösteriyor zaten.

Avrupa'da, siyaset, ekonomi, akademi vb pek çok alanda yetki gençlerin eline geçecek. Rasyoyu araçsallaştıran modern Batı, daha pragmatik bulduğu için yaşlı nüfusu her alandan tasfiye edecek gibi görünüyor.

Bu da eğitim alanında ciddi reformların yapılacağı ve gençlerin daha kısa sürede uzmanlaşması ve deneyimli hale getirilmesi için ciddi yatırımlar yapılması sürecini doğuracaktır.

Ayrıca Batı, bu durumda devşirme öznelere her zamankinden daha önem verecek. Kimi ülkelerin genç nüfusunu devşirmek için o ülkelerdeki istikrarı bozmaya çalışacaklarını da düşünmek mümkün.

Çocuklar ve gençler Batı için bu kadar önemli olacağına göre, aile değerleri de Batı'da yükselişe geçecek. Sadece Batı'da değil, aileye önem veren ve dolayısıyla da muhafazakâr özelliklere sahip bir özne tipi tüm dünyada kendini gösterecek.

Tam da bu noktada Türkiye gibi aileye, yaşlılara önem veren ülkeler cazibe merkezi olacak gibi görünüyor. Batı'nın eğitimli ve tecrübeli yaşlıları akın akın Türkiye gibi ülkelere göçecekler.

Türkiye, Batı'nın araçsal aklı tarafından gözden çıkarılan ihtiyar nüfusa kapılarını açmalı ve bu tecrübeli insanları yeni bir medeniyetin inşası adına en uygun alanlarda istihdam etmelidir.

Batı'nın insanı araçsallaştıran bu gibi çarpık anlayışlarına şahit olan yeni özne, kendi yaşantısını olduğu kadar Batılı tüm değerleri sorgulayan bir özne olacaktır. Buradan hareketle eleştirel felsefenin revaç bulacağı bir döneme girdiğimizi düşünüyorum.

Çünkü Batı'nın göçmenlere ve hatta kendi vatandaşlarına yönelik bu gibi adaletsiz tutumları, bozulmamış bir insan vicdanı tarafından asla kabul edilemez.

Sürecin sonunda, ufacık bir virüs karşısında darmadağın olan Batı'nın (içimizdeki Batı'nın da) değerlerine duyulan o sonsuz güven sonsuz bir yara alacak gibi görünüyor.

Bu durumda bize düşen, evvela düşüp düşmediğimizi tespit etmek, eğer düştüysek neden düştüğümüzü düşünmek, düştüğümüz yerden kalkmanın yollarını bulmak için düşünmek, düşmediğimizi düşünüyorsak; bunu neden şimdi düşünebildiğimizi düşünmek ve bütün bir insanlığın düşüşünü önlemek için her halükarda bir kez daha düşünmektir.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın modernizm kümesinde bulunan diğer yazıları...
Yer Sofrası Savunması

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Pandemi'den Pandemokrasi'ye: Yeni Dünya Düzeni
Fâtih İstanbul'u Kaç Yaşında Fethetti?
Mevlid Kardeşliği
Kâfiyelerin Birliği
Kemençe Kimin?
Baklava'nın Kökeni
Amerika Osmanlı Tarafından Keşfedilseydi?
Kurân'ın Kökeni Sümerde mi?
Medeniyet Bestemizin Notaları
Şiir Düşünceleri

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Sen Var Ya Sen! [Şiir]
Çakkıdı Çakkıdı [Şiir]
Üç Boyutlu Şiir [Şiir]
Bâlibilen Dilinde Şiir [Şiir]
Miraciye [Şiir]
"666" [Şiir]
Sağanak Sen Yağıyor [Şiir]
Bülbüller Şehri İstanbul [Şiir]
Türkçe Hamile Beyanlara [Şiir]
Burası Sessiz Biraz [Şiir]


Oğuz Düzgün kimdir?

Yazar edebiyatın her alanında çalışmalar yapıyor.

Etkilendiği Yazarlar:
Bütün yazarlardan az çok etkilendi. Zaten insanoğlunun özelliği değil midir iletişimde bulunduğu varlıklardan etkilenmek?


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Oğuz Düzgün, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.