..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bir ülke bağımsız olmadan, bağımsızlık da erdem olmadan ayakta duramaz. -Rousseau
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Roman > Polisiye > MUSTAFA ESER




23 Ocak 2020
Yarım Kalmış Romanlar - Bereli/7  
MOTİVASYON EKSİKLİĞİNDEN TAMAMLANAMADI

MUSTAFA ESER


KOMPLO TEORİSİDİR.


:EC:
Kara Şahin Holding yönetim binası

Ön koltuktaki koruma çalan telefona cevap verdi. Arka koltukta oturan Orhan Metin KARAŞAHİN’e telefonu uzattı.
-Efendim Abdullah Bey sizi arıyor.
-Aloo. Efendim abi. Yoldayız geliyoruz. Kim? 15 dakkaya ordayız abi. Tamam görüşürüz.
Yanında oturan Helin’e döndü.
-Memleketten Haşim Ağa gelmiş. Yeşiltepeli için.
-Boşver abi. Ölmeseydi bize ne?
-Saf saf konuşma Helin. İnfazların arkasında kimin olduğunu bulmamız lazım. Sıradaki biz olabiliriz.
-Bu kadar tırsmaya gerek yok abi.
Orhan Metin kardeşine ters ters baktı bir şey söylemedi.
Başka bir şey konuşmadan Holding’in 5.nci katındaki Ali Abdullah KARAŞAHİN’in odasına girdiler. Ali Abdullah KARAŞAHİN ve misafiri Haşim Ağa kahve içiyorlardı. Orhan Metin Haşim ağa’yla tokalaştı. Koltuklara oturdular.
-Hoş geldin Ağa. Hayırdır?
Haşim Ağa dalga geçer gibi konuşan Helin’e kalın kaşlarının altından ters ters baktı.
-Hayır, hayır Helin Hanım. Ortaklık yaptığınız Ağa’lar hallerini konuşmak için beni gönderdiler.
-Konuşacak ne var Haşim Ağa? Ağa’ların hepsi paylarına düşen 5’ er milyon doları aldılar. Bizim kimseye borcumuz yok.
-Kimsenin para lafı ettiği yok Helin Hanım. Mesele para meselesi değil can meselesi.
-Haşim Ağa! Biz kimseye can güvenliğini sağlama sözü vermedik.
-Söz vermediniz ama ortaklığı siz kurdunuz.
-Olabilir ortaklığı kurmak bizi böyle bir yükümlülük altına mı sokuyor?
Tarafların ses tonları giderek sertleşmeye başlamıştı. Ali Abdullah KARAŞAHİN müdahale etmek zorunda kaldı.
-Helin! Haşim Ağa! İkinizde sakin olun. Kırıcı olarak bir yere varamayız. Bu işi sakin sakin halledelim.
-İyi ama ağabey!
-Helin sakin dedim. Bu konuyu sakin sakin konuşup halledeceğiz.
-Neyi sakin konuşacağız abi? Bunu paraları alırken düşünmeleri gerekmiyor muydu? Bu işin riskli olduğunu bilmiyorlar mıydı? Bal gibi biliyorlardı. Bizler T.C’ye kafa tuttuk abi. T.C.’nin çok önemsediği adamları ortadan kaldırdık.
-Helin !
Helin sustu. Haşim Ağa dudaklarını örterek yanaklarına kadar uzanan pala bıyıklarını sıvazlayıp duruyordu. Orhan Metin konuşmaya başladı.
-Abdullah Abi. Helin de Haşim Ağa’da haklı. Helin haklı çünkü biz bu işin başında değiliz. Biz bize yapılan bir teklifi ağalara ilettik. Herkes kabul ettiği için oluşan konsorsiyumun başına geçtik. Üzerimize düşen her şeyi eksiksiz yaptık. Gönderilen parayı da herkese eşit olarak dağıttık.
Haşim Ağa’nın konuşmak için ağzını açtığını fark eden Orhan Metin konuşmasına izin vermedi.
-Bekle Haşim Ağa! Lafım bitmedi. Haşim Ağa da kendi açısından haklı çünkü Ağalar işin içinde biz olduğumuz için bu işe girdiler. Bu bakımdan sorumluluk bize düşer. İnfazları kimin organize ettiğini biliyor muyuz?
-Hayır diye cevapladı Ali Abdullah KARAŞAHİN.
-Biz de de bir bilgi yok diye cevap verdi Haşim Ağa kendisine bakan Orhan Metin’e,
-Büyük ihtimalle istihbarattan biri ama kim olduğunu öğrenemedim. Adamlarımızın hiç birinden haber alamıyoruz. İkinci dalga Bereli operasyonundan sonra MİT teki dosyalar kayboldu. Batılı ortaklarımızın teknik destekleri sayesinde Devletin her kademesinde dinleme yapılıyor ama dinlemelerden bir şey çıkmadı.
Orhan Metin Haşim ağaya bakarak yeniden konuştu.
-Anladığın gibi ağa, büyük ortak olarak biz elimizden geleni yaptık. Yeni kimlikler ve istediğiniz adamların yurt dışına transfer işlerini yaptık. Bizden başka ne yapmamızı istiyorsunuz?
-Orhan Bey ağalar çok fazla tedirginler. Evlerinde bile rahat uyuyamaz hale geldiler. Bir yıldır on ailenin önemli fertleri infaz edildi. Katilleri Devlet’te bizde bulamıyoruz. Beni buraya bizi korumanız için değil ne yapacağımızı konuşmam için gönderdiler. İnfazları durdurmamız lazım. Buna mecburuz. Çok fazla adam kaybettik. İşin ucu nereye kadar gidecek bilmiyoruz.
-Biz de bilmiyoruz ağa. Yabancı ortaklarımız da bizi sıkıştırıyor. Aldığımız ihale yarım kaldı biliyorsun.
Orhan Metin aklına gelen şeyle bir anda kaşları çatıldı. Yüksek sesle küfretti.
-Abi infazları kimin yaptığını buldum galiba.
Üç baş aynı anda Orhan Metin’e döndü.
-İki Bereli hala sağ değiller mi?
-Onu bende düşündüm Orhan. Bereliler tetikçiliği yapıyor orası kesin zaten, iyi de planlamayı kim yapıyor? Ağalar hakkında çok fazla bilgili biri var. Bildiklerini Berelilere aktarıp gerekli desteği veriyor. Bizim onu bulmamız lazım.
-İstihbarat’tan mı şüpheleniyorsun?
-Tüm araştırmalarımız boşa çıktı Orhan. İstihbarattaki, ordu’daki adamlarımız başarısız oldular.
Ali Abdullah KARAŞAHİN Haşim Ağa’ya döndü.
-Haşim Ağa şu anda en zor durumda olan biziz. Bu işi organize eden her kimse son hedefe yani bize yaklaştı. Bu adam her kimse ortaklığın başında bizim olduğumuzu biliyor. Yaptığı her infazda bize bir mesaj verdi. Ortaklıktaki her aileden bir kişi aldı. En son Yeşiltepeli’yi ortadan kaldırdı. Ağa’ları anlıyorum. Yeğenlerini, kardeşlerini kaybettiler. Ortaklık deşifre olursa en çok biz zararı biz göreceğiz. Batılı ortaklarımıza 20 milyon dolar borçluyuz. İki Bereli’yi ortadan kaldıramadık. Bana sorarsan operasyon başarılı geçti. Devlet mesajı aldı artık Berelileri operasyona göndermiyor. Örgüt rahatladı.
Parmaklarını Haşim Ağa’ya doğru uzattı.
-Ağa’lara söyle sağlam dursunlar. Çenelerini sıkı tutsunlar. Ortaklıktan devletin asla haberi olmamalı. Bu işi halledeceğim. Batılı ortaklarımızdan ağalara koruma istemeyi düşünüyordum ama öyle sanıyorum ki buna gerek kalmayacak.
-Bu kadar emin konuşma Abdullah Bey.
-Eminim Haşim Ağa. Karşımızdaki adam şimdiye kadar isteseydi çok daha fazlasını yapardı biliyorsun. Aklıma ne geliyor biliyor musun? Mele’lerin anlattıklarından hatırlaman lazım; Peygamber Muhammed’in Mekke’den gideceğini duyan Mekke’liler her aşiretten bir kişinin bulunduğu bir grupla peygamberi öldürmeyi planladılar. Mekke’deki her aşiretten bir kişiyi bu infaz timine almakla amaçları şuydu: Peygamberin kabilesi tüm aşiretleri karşısına alamayacağı için intikam almaktan vaz geçecekti. Ortaklığı kurarken biz de aynı mantıkla hareket ettik. Her Aşiretten ikişer kişiyle infaz timlerimizi oluşturduk. Devlet Bereliler’i bizim ortadan kaldırdığımızı biliyorsa bile intikam almaktan vaz geçmek zorunda kaldı. Veya erteledi. Karşımızdaki adamın tam olarak Devlet adına çalışmıyor. Devlet için çalışsıydı şimdiye kadar ortaya çıkar fiyatını söylerdi. İnfazların yapılışına bakınca infazcıların Bereli olduğu gün gibi aşikar. Gürültüsüz, profesyonel ve acımasız. Planlayıcı Mekkeli mantığıyla çalışıyor. Her aşiretten birer kişiyi infaz ettirdi. Devlet toplamda 100-150 000 kişiye ulaşan 10 aşireti karşısına alamaz. 10 aşirete Örgüt’ü ve Batılı müttefiklerimizi ilave et. Devletin başındakiler böyle bir karar veremezler. Böyle bir kararı verebilecek Milliyetçiler ve Ulusalcılar Devletin başında değil. Karşımızdaki adam tek başına çalışıyor. Arkasında resmi olarak Devlet’ in desteği yok. Adama bu yüzden ulaşamıyoruz. Ama ulaşacağım merak etme. Ortaklarımın intikamını alacağım ondan. Ama…


İşaret parmağını Haşim Ağa’ya doğru uzattı.
-Ortaklarımdan birinin Devlete konuştuğunu haber alırsam konuşanın sülalesini ortadan kaldırırım. Güvenlik işini halledeceğim. Acele etmeden beklesinler, paraları yiyip keyiflerine baksınlar. Ağa’lara selam söyle. İlk fırsatta kahvelerini içmeye geleceğim.
Konuşma bitmişti. Haşim Ağa geldiği gibi çıktı gitti. Haşim Ağa’nın ardından Helin yeniden konuşmaya başladı. Sesi kindar ve soğuktu.
-Bu adamlara niye bu kadar yüz veriyorsun Abi?
-Yüz vermek değil Helin.
-Adam kendisine bakmadan nasıl konuşuyor görmedin mi?
Ali Abdullah Helin’in sorusunu yanıtlamadı bunun yerine başka bir soru sordu.
-Yeşiltepeli’nin infazının basında yer almaması çok iyi oldu Helin. Sıkıntı çıkmadı değil mi?
-Çıkmadı Abi. Medya Şirketlerinin Mali işler müdürleriyle yaptığım görüşmeler işe yaradı. Marjinallerle görüşmedim, onların ulaşacakları insan sayısı az zaten. Lafı değiştirdiğinin farkındayım Abi. Bu adamlara niçin bu kadar yüz verdiğimizi sormuştum.
-Ağa’lar kişi olarak o kadar önemli değil Helin. Sen bunları bilmezsin. Korkup paniklerlerse gidip Devlet Baba’larına ötüp bizi satmak için tereddüt etmezler bile. Tüm ağalar böyle değilseler bile ortaklarımız böyle. Para için ortak olacaklar seçildi. Ortaklarımız yıllardır her suç işlediklerinde salya sümük Ankara’ya gidip af dileyip affedilmeye alıştılar. Yalakalıklarıyla kimi yaktıklarını düşünmezler bile. Bereli operasyonlarındaki rolümüz ortaya çıkarsa zararımızı telafi etmemiz mümkün olmayabilir. Her şey bir tarafa babamın tepkisini düşünmek bile istemiyorum. Mösyö Alber ile görüştün mü?
-Dün konuştum abi. İngilizler sorun çıkarıyorlarmış. Kamara’dan birkaç kişiyle görüşmüş. Pek umut yok dedi. Loca’da tanıdıklarıyla görüşecek. İngilizleri bilirim. Hepsi birbirinden soğuk nevale. Bereli operasyonunun başarısız olduğunu düşünüyorlar. Mösyö Alber’e bizden 20 milyon alacaklı olduklarını söylemişler. İki gün önce BND ile görüşmesi olumlu geçmiş. Amerikalar 20 milyonun lafını bile etmiyorlar. İstasyon şefi operasyonun sonuçlarından son derece memnun kaldıklarını özellikle söyledi. CİA medya üzerindeki nüfuzumuzdan özellikle de Devlet’e verdiğimiz mesajdan çok memnun kalmış. Mösyö Alber son durumu bildirince Büyükelçiyle görüşeceğim. Faydası olacaktır. Bana sorarsan “korkulu rüya görmektense uyanık kalmak iyidir” derim. İyi mantık öyle değil mi Orhan Abi?
Orhan Metin cevap vermedi. Bakışları Ali Abdullah’taydı.
-Kuzenleri aramamı ister misin abi? Amerikalılar İngilizleri ve Almanları ikna edebilirler.
-Biraz daha bekle Orhan. Son çare o. Bu işi Okyanus ötesine duyurmadan halledebilirsek daha iyi olur. Uzun Adam’ın haberi olmamalı. Ne zaman ne yapacağı belli olmuyor. Haberi olursa Devlet’in tüm imkanlarını kullanır bizi bitirir. Adam Haim Nahum’un torunlarını bile yıldırdı. Bu saatten sonra Maliyecilerle uğraşamam.
Helin hala cevap bekler gibi duruyordu.
-Abi çok merak ettiğim bir şey var.
-Nedir Helin?
-10 kardeş olduğumuzdan emin misin?
-?
-?
Helin ağabeylerinin şaşkın yüz ifadeleri karşısında bir kahkaha attı.
-Dedim ki abi, başka kardeşlerimiz olmadığından emin misin?
-Bahsettiğimiz kişi babam ise her şey mümkün Helin. Bunu niye babama sormuyorsun?
Helin önündeki sehpaya parmaklarını vurup kulağını çekti.
-Allah korusun Abi, bu mümkün değil.
Gülüştüler.
-Helin bize içki ikram etmeyecek misin?
Helin set altı dolaptan çıkardığı şişeden kalın bardaklara doldurduğu içkileri ağabeylerine ikram etti.
-Bak Helin bu konuda mümkün olandan daha fazla sabırlı olmak zorundayız. İş karışık. Dengeleri korumak lazım. Sen bilmezsin. Babam on beş yaşında muavin olarak çalışmaya başlamış. Tam 49 yıldır çalışıyor. Çalışma hayatının en önemli prensibi nedir biliyor musun? Paylaşmayı bilmeyen kazanamaz. Sana bir sır vereyim mi? Babam bir holding tutarında hediye dağıtmıştır. 18 yaşında ehliyeti alınca ilk işi bir kamyon almak olmuş. Yıl 1967. O günden bu güne kadar babam tanıştığı bir şekilde ahbaplık ettiği insanların hepsinin isimlerini eşlerinin bazılarının çocuklarının isimlerini telefonlarını unutmamak için büyük bir deftere kayıt eder. Kurduğu arkadaşlıklar sayesinde bugün bu duruma geldik. Çok para kazandık. Babam arkadaşları sayesinde 1980 öncesi karışık dönemi ve 12 Eylül ihtilalinden doğru dürüst etkilenmeden atlattı. 1980 de 5 kamyonu hiç durmadan çalışıyordu. Doğrusunu söylemek gerekirse sürümden kazandı. İş yaparken sağcı solcu ayırmadı. Hala babamın oluşturduğu imajın semeresini topluyoruz. Hakkı babamın aldığı arsalara diktiği evlerden milyonlar kazandı. Bu arsaların tamamını babamın arkadaşlarının tavsiyesiyle kelepir fiyata aldık. Babam Antep’te çalışmaya başladığında yakıt parasına çok ev eşyası taşımış. Antep’e gelen, giden bütün memurların eşyalarını düşük ücretle hep babam taşımış. Babamın yaşayarak geliştirdiği farklı bir ticari zekâsı var Helin. Bu ticari zekâ bize hiç zarar ettirmedi. Babamın bu prensibinin ne kadar gerçekçi olduğunu dört sene önce anladım. Yurt dışından makine parçalarını getirmeye başladığımızda babamın eski dostlarının yardımı olmasaydı tırlar ülkeye giremezdi. Babam yıllarca birilerine hediyeler verdi. Bu hediyelerin ne kadar faydasını gördüğümüzü anlatmak mümkün değil. Yıllardır karşılıklı menfaate dayalı ortaklıklar kurduk. Hem bizim hem ortaklarımızın menfaatlerine zarar vermemek için sabırlı olmalı ve dengeleri korumalıyız. Biraz önce bana sordun ya niye bu adamlara yüz veriyorsun diye işte bu yüzden. Ağaların Batılı ortaklarımızla çok karışık ilişkileri var. Bu ilişkilerde ağırlıklı taraf olana kadar ağaları gözden çıkaramayız. O güne kadar kaprislerine anlayış göstereceğiz ki zarara uğramayalım. Anladın mı?
-Anladım abi.
Aslında bir şey anlamamıştı. Ali Abdullah abisinin Orhan Metin’le konuşmaya başladığını fark edince dikkatini topladı.
-Orhan Ağa’lara ikişer koruma ayarla. Gönder. Ağaların yanında gerekli tertibatı alsınlar. Ağaların her hareketlerinden haberdar olmak istiyorum. Yan çizen olursa sessizce ortadan kaldıracağız. Örgütle temasa geç bizden haber alır almaz istediğimiz adamların infazlarını kabul etsinler. Elimizdeki fazla silahları ağalara gönder. Helin bu akşam Mösyö Alber ile konuş. En kısa sürede geri gelmesini söyle. İngilizleri ikna etsin aldığı parayı hak etsin. Bizde her ihtimale karşı 20 milyonu hazırda bekletelim. Anlaşma olmazsa borcumuzu kapatırız. Hafta sonunda babamın evindeyiz unutmayın.
-Herkes gelecek mi?
-Elbette gelecekler Helin. Babam Geleneklerine ve kurallarına çok bağlıdır. 10 yıldır aile toplantılarına çok önem veriyor. KARA ŞAHİN ailesinden kimsenin bu toplantıları reddetme veya katılmama lüksü yok.
-Babam bu gün şirkete gelecek mi?
-Cuma’ya kadar misafirleri var. Partilileri ağırlayacak.
-Hangilerini?
-Merkez’in sağındaki ve solundakiler. Orhan bugün ben de yarın yemeğe katılacağız.
-Partileri mi paylaştınız?
-Seçimleri kim kazanırsa kazansın her zaman kazanan biz olmalıyız Helin. Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez.
Helin ayağa kalkıp kapıya doğru yürüdü.
-Benim işlerim var. Sizi yalnız bırakayım da rahat rahat konuşun.
Helin odadan çıkınca Ali Abdullah telefonla sekreterini aradı.
-Randevum var mı? Randevudan önce haber ver. Telefon bağlama.
Çekmeceden çıkardığı purolardan birini Orhan Metin’e uzattı.
-Durum anlattığımdan daha ciddi Orhan.
-Canını sıkma abi. Ağalarla ben ilgileneceğim. Çenesini tutamayanın çenesini ben bağlarım.
-O da var elbette Orhan. Benim canımı sıkan o değil. Alber’in gazıyla bir işe girdik. İş büyük gelmeye başladı sanki. Alber’den şüpheleniyorum. Batılı ortaklarımızın Alber’e olan güvenini sarsmak lazım.
Orhan Metin purodan derin bir nefes çekti vızıldayan klimanın sesini dinledi.
-Onu hallederim abi merak etme. Alber’den niye şüphelendin?
-Benden habersiz görüştüğü adamlar Orhan. Ne konuştuklarını bilmiyoruz. Tedirgin oldum.
-Kimlerle görüşmüş abi açık konuş.
Ali Abdullah ikinci çekmeceden çıkardığı zarfı uzattı.
-Bu adamların peşinde oldukları ne öğrenmek lazım. Bizi farklı bir oyunun içine sokarlarsa hazırlıksız yakalanmayalım.
Orhan Metin zarfı geri uzattı.
-İkinci fotoğraftakiler kimler?
-Parti yöneticisi, örgütün temsilcisi, KDP temsilcisi.
-Beşinci kim?
-BÜSİAD başkan yardımcılarından biri.
-Ben hallederim abi merak etme.
Ali Abdullah’ın sesi kontrol etmeye çalışsa da oldukça sert çıktı.
-Hep hallederiz, hep hallederiz! Her şeyi hafife alıyorsun Orhan!
-Ben hiçbir şeyi hafife almam abi. Sen beni diğerlerinden aşağı görsen de ben hiçbir şeyi ve hiç kimseyi hafife almam abi.
-Ne saçmalıyorsun Orhan.
Orhan Metin ayağa kalktı pantolonunun gizli çakmak cebinden çıkardığı flash diski abisine uzattı.
-Bak şuna da saçmalayıp saçmalamadığımı anla abi! Öğleye kadar odamda olacağım.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın polisiye kümesinde bulunan diğer yazıları...
Yarım Kalmış Romanlar - Bereli/3
Yarım Kalmış Romanlar - Bereli/4
Yarım Kalmış Romanlar - Bereli/6
Yarım Kalmış Romanlar - Bereli/5

Yazarın roman ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Terk Edilmiş Romanlar Bitenlerden Daha Vaatkâr.
Yarım Kalmış Romanlar - Bereli
Mankurt İsimli Romanım
Yarım Kalmış Romanlar - Bereli/1
Yarım Kalmış Romanlar - Bereli/2

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
İslam Felsefesi - İslamın Felsefesi - Müslümanın Felsefesi [Deneme]
Kelimeler Kavramlar - İnsan Anlatan Bir Kelimedir [Deneme]
Kelimeler Kavramlar - Kelam İlmi [Deneme]
Yaratıcı - Yaratma [Deneme]
Kelimeler - Kavramlar - Hubbun Nebi - Aşk [Deneme]
Kelimeler - Kavramlar - Oryantalistler [Deneme]
Okur Hakları [Deneme]
Ehli Sünnet Tasavvufu [Deneme]
Tarikat Düşmanlığı [Deneme]
Selefiler - Reformcular [Deneme]


MUSTAFA ESER kimdir?

50 YAŞINDAYIM. MEMURUM. İKİ ÇOCUĞUM VAR.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © MUSTAFA ESER, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.