..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Sevgi en azgın yüreği uysallaştırır, en uysal yüreği azdırır. -Alexis Delp
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > İnceleme > Çocuk Eğitimi ve Yetiştirilmesi > Hulusi Geçgel




23 Ağustos 2015
Türkiye’de Çocuk Edebiyatının Gelişimi  
Hulusi Geçgel
Türkiye'de Cumhuriyet öncesi dönemde, çocuk edebiyatının ayrı bir uzmanlık alanı olduğu ve bu alanın gereklerine uygun donanımda sanatçıların yetişmesi gerektiği bilinci henüz oluşmamıştı. Çocuklar, bu yeni dönemin başlarında da yine yetişkinlerin kitaplarından yararlanarak edebiyat gereksinimlerini gidermeye çalışmışlardır.


:AFFA:
TÜRKİYE’DE ÇOCUK EDEBİYATININ GELİŞİMİ
Türkiye’de Cumhuriyet öncesi dönemde çocuklar için özel olarak yazılmış edebiyat eserleri yok denecek kadar azdır. Bu alandaki ilk kıpırtılar Tanzimat döneminde yapılan çevirilerle başlar. Meşrutiyet’in ilânından sonra öğretmen okullarının açılmasıyla birlikte, daha çok, “çocukların şivelerini düzeltmek ve onları eğitmede işe yarayabilecek manzumeler hazırlamak” amacıyla çocuk kitapları hazırlanmaya başlanmıştır.
Edebiyatımızda çocukla ilgili ilk eserler arasında Nabi (1642-1712)’nin oğluna öğütler vermek amacıyla kaleme aldığı “Hayriyye” ve yine Divan şairlerinden Sümbülzâde Vehbi (1718-1809)’nin oğluna ahlâk ve görgü dersleri vermek için yazdığı “Lûtfiye-i Vehbî” adlı mesneviler gösterilir. Yazıldıkları çağlardaki Türk-İslâm toplumunda geçerli davranış kurallarını ve ahlâk ilkelerini öğrenmek bakımından değer taşıyan bu eserler; dil, konu ve psikoloji bakımından çocuklara hitap etmediklerinden, çocuk edebiyatıyla ilişkilendirilmeleri doğru değildir.
Çocukların okuma becerileri ve özel ilgileri göz önünde tutularak onlar için birtakım kitaplar hazırlanması konusu, ancak Tanzimat’tan sonra ele alınmıştır. Kayserili Doktor Rüştü’nün 1859’da “Nuhbetül Etfal (Çocuklar İçin Seçki)” adıyla yayımlanan ilk Türkçe alfabe kitabı, içinde fabller ve hikâyecikler bulunması nedeniyle önemli sayılabilir.
İlk çocuk kitapları Tanzimat dönemi yazarlarından Şinasi, Recaizâde Mahmut Ekrem ve Ahmet Mithat Efendi’nin Fransızca’dan dilimize çevirdikleri kısa şiirler ve fabllerdir. Bu ilk çeviri örneklerden sonra, Şinasi, Ahmet Midhat Efendi ve Muallim Naci gibi sanatçılarımız da, dönemin çok ilerisinde oldukça sade bir yazı diliyle manzum fabller yazmışlardır. Ziya Paşa, J. J. Rousseau’nun “Emile” adlı eserini çocuklar için çevirmiştir. Recaizade Mahmut Ekrem’in “Tefekkür” adlı eserinde çocukluk anılarına ayırdığı bölüm ve Muallim Naci’nin sekiz yaşına kadarki çocukluk anılarını kapsayan “Ömer’in Çocukluğu (1899)” kitabı da o dönem çocuklarının okudukları eserler arasındadır. Bu eserlerden seçilmiş yazılar, dönemin ilk ve ortaokul ders kitaplarına da alınmıştır.
Tanzimat döneminde dünya çocuk klasikleri arasında yer alan bazı eserler, dilimize çevrilmeye başlanmıştır. Yusuf Kamil Paşa’nın Fenelon’dan yaptığı Telemak” çevirisi (1862) ilk örnektir. Ağır bir dille çevrilen bu eserin çocuklara hitap ettiğini söylemek çok güçtür. “Robenson Crusoe” (çev. Vakanüvis Lütfi, 1864); “Güliver’in Seyahatnamesi” (çev. Mahmut Nedim, 1872); “Merkez-i Arza Seyahat” (çev. Mehmet Emin, 1883) ve “Beş Haftada Balonla Seyahat” (çev. Mehmet Emin, 1887) çocuk edebiyatı alanında görülen diğer ilk yabancı eserlerdir. Dil ve üslûp bakımından çocukların dil becerilerinin çok üstünde olan bu çevirilerin de çocuklar tarafından kolayca okundukları söylenemez.
Tanzimat döneminin bu ilk çocuk edebiyatı çevirmenleri arasında Ahmet İhsan’ın adını özellikle anmak gerekir. Sanatçı, Jules Verne’den çevirdiği “Gizli Ada” ve “80 Günde Devriâlem (1880)” adlı kitaplarında çocukların kolayca anlayabilecekleri bir dil kullanmıştır.
Çocuk edebiyatımızda şiir türünde 1911’de başlayan olumlu gelişmelere karşın, diğer türlerde bir kıpırdanış bile söz konusu değildir. Türk çocukları okuma gereksinimlerini çok sınırlı sayıda çevrilmiş çocuk hikâye ve romanlarından ya da yetişkinler için yazılmış kitapların dil ve konu bakımından kendilerine uygun olanlarından karşılamaya çalışıyorlardı. Bu dönemde çocuklar arasında en çok sevilen yazarlar Ömer Seyfettin, Ahmet Hikmet ve Hüseyin Rahmi idi.
Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında, eğitime verilen önemle birlikte okur-yazar oranının ve öğrenci sayısının hızla artmasına karşın, çocuk edebiyatı alanında büyük bir atılımın gerçekleştiği söylenemez.
Çocuk edebiyatının ayrı bir uzmanlık alanı olduğu ve bu alanın gereklerine uygun donanımda sanatçıların yetişmesi gerektiği bilinci henüz oluşmamıştı. Türkiye’de çocuklar, bu yeni dönemin başlarında da yine yetişkinlerin kitaplarından yararlanarak edebiyat gereksinimlerini gidermeye çalışmışlardır.
Bunlar, daha çok Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Reşat Nuri Güntekin, Aka Gündüz, Mahmut Yesari gibi sanatçıların eserleridir. Bu arada Abdullah Ziya Kozanoğlu; Kızıltuğ (1923), Atlı Han (1924), Türk Korsanları (1926) ve Gültekin (1928) adlı, doğrudan doğruya çocukların ilgisini ve beğenisini çekecek nitelikte tarihî romanlar yayımlamıştır.
1928’de yeni Türk harflerinin kabulüyle birlikte, kültür hayatımızda önemli atılımlar olmuştur. Millet Mektepleri’nin açılması, Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk’ün bu kez “Başöğretmen” göreviyle okuma-yazma seferberliğini başlatması, okur-yazar oranındaki patlamayla birlikte basın-yayın alanına da canlılık getirmiştir. Bütün bunların bir sonucu olarak, 1928’den sonra her yaştan insanımıza seslenen telif, çeviri ve uyarlama kitap sayısında büyük artışlar olmuştur. Böyle bir kültür ikliminden çocuk edebiyatımız da fazlasıyla etkilenmiş, gelişimini hızla sürdürmüştür.
1930’lardan sonra yazarlarımızın çocuk romanı yazmaya karşı ilgili ve istekli oldukları görülür. Bu eserlerden bazıları şunlardır: Bağrıyanık Ömer (Mahmut Yesari, 1930), 87 Oğuz (Nimet Rakım Çalapala, 1933), Köprü Altı Çocukları (Huriye Öniz, 1936), Tahtları Deviren Çocuk (İskender Fahrettin Sertelli, 1936), Türk İkizleri (Cahit Uçuk, 1937).
Cumhuriyet’in ilânıyla birlikte, güzel sanatlar akademisi öğrencilerinin yurt dışında eğitimlerini tamamlayarak ülkemize dönmelerinden sonra, küçük çocukların algılama biçimine uygun tasarımlarda da artış olmuştur. 1940’lardan sonra bazı yazarlarımız, daha önce Ziya Gökalp’in de denediği, masal ve halk hikâyelerini çocuklar için yeniden değerlendirme çabasına girmişlerdir. Yazarlarımızın çocuklar için masal türüne eğilmeleri, çocuk edebiyatımızın gelişimi açısından çok yararlı olmuştur. Naki Tezel’in 1943’te yayımlanan halk öyküleri ve masalları, resim ve içerik bakımından örnek verebileceğimiz ilk çalışmadır.
Eflatun Cem Güney’in halk hikâye, masal ve efsanelerini yapı ve havalarını bozmadan edebî eser düzeyine çıkarma çalışmaları önemlidir. Böyle bir anlayışla, ilk masal kitabı “Dertli Kaval”ı 1945’te yayımladı. Daha sonra “Nar Tanesi” (1946), “En Güzel Türk Masalları” (1948), Nasreddin Hoca Fıkraları” (1957), “Evvel Zaman İçinde” (1957), “Bir Varmış Bir Yokmuş” (1956), “Dede Korkut Masalları” (1958), “Gökten Üç Elma Düştü” (1960), “Az Gittim Uz Gittim” (1961) adlı eserleri basılmıştır. Güney, masalları yalnızca sözden yazıya geçirmekle yani derlemekle kalmamış; onları edebî eser düzeyine çıkararak yeniden değerlendirmiştir. “Açıl Sofram Açıl” kitabı, Danimarka’daki “Hans Christian Andersen Medal Kurumu” tarafından 55 ulusun çağdaş masal yazarları arasından seçilerek onur listesine alınan 11 eser arasında en mükemmeli kabul edilmiş ve sanatçıya Andersen Pâyesi Şeref Diploması ve Dünya Çocuk Edebiyatı Sertifikası verilmiştir (1956). Eflatun Cem Güney, aynı armağanı “Dede Korkut Masalları” adlı eseriyle 1960’ta ikinci kez almıştır.
Orhan Veli Kanık, La Fontaine’nin 49 fablını nazım biçiminde Türkçe’ye çevirerek 1943’te “La Fontaine’nin Masalları” adıyla iki cilt halinde yayımlamıştır. Ayrıca, 72 adet Nasrettin Hoca fıkrasını da “Nasrettin Hoca Hikâyeleri” (1949) adıyla manzum olarak yayımlamıştır.
Fazıl Hüsnü Dağlarca çocuklar için şiirler yazmış ve bu alanda ilk kitabı “Açıl Susam Açıl”ı, 1967’de yayımlamıştır. Bu eserini, “Kuş Ayak” (1971), “Arkaüstü” (1974), “Yeryüzü Çocukları” (1974), “Yanık Çocuklar Koçaklaması” (1976), “Balina ile Mandalina” (1977), “Yaramaz Sözcükler” (1979), “Göz Masalı” (1979), “Şeker Yiyen Resimler” (1980), “Yazıları Seven Ayı” (1980), “Cinoğlan” (1981), “Hin ile Hincik” (1981), “Güneş Doğduran” (1981), “Kaçan Ayılar Ülkesinde” (1982) kitapları izlemiştir.
Çocuklar için şiir ve masallar yazan Mehmet Necati Öngay’ın bu alandaki başlıca eserleri arasında “Çocuk Şiirleri” (1942), “Çocuklara Sevgi Şiirleri” (1945) ve “Sevgi Bahçesi” (1963) sayılabilir.
Mümtaz Zeki Taşkın da, birçoğu sahnelenmiş çocuk oyunları yanında “Çocuklarımıza Resimli Şiirler” (1959), “Çitlembik Kız” (1975), “Çocuklara Kahramanlık Hikâyeleri” (1978), “Uykucu Mahmut” (1979), “Ülkü Öğretmen”, “Balık Çocuk” ve “Beş Çocuk Kayıp” adlı eserleriyle çocuk edebiyatımıza katkıda bulunmuş şairlerimizdendir.
Cahit Uçuk, çocuk edebiyatımıza “Kırmızı Mantarlar” (1943), “Üç Masal” (1944), “Türk Çocuğuna Masallar” (1946), “Ateş Gözlü Dev” (1946) ve “Kurnaz Tilki” (1946) adlı eserleri kazandırmıştır. 1937’de yayımladığı “Türk İkizleri” adlı eseri çok sayıda baskı yapmış, İngilizce’den Japonca’ya kadar birçok dile çevrilmiştir. Sanatçı, “Türk İkizleri” adlı eseriyle 1958’de, Uluslararası Çocuk Kitapları Birliği’nin Hans Christian Andersen Yarışması’nda Onur Armağanı almıştır.
Masal derlemeleriyle tanınan Oğuz Tansel, bu alandaki çalışmalarını “Altı Kardeşler” (1959), “Yedi Devler” (1960), “Üç Kızlar” (1963), “Mavi Gelin” (1966) ve “Allı ile Fırfırı” (1976) adlı kitaplarında toplamıştır. Yazar, “Allı ile Fırfırı” adlı eseriyle 1977’de Türk Dil Kurumu Çocuk Yazını Ödülü’nü kazanmıştır.
Aziz Nesin “Köylerin En İyisi Bizim Köy” ve “Kar Baba”, “Şimdiki Çocuklar Harika” (1967), “Üç Karagöz Oyunu” (1968) ve “Pırtlayan Bal” (1974) adlı eserleriyle çocuklara hitap etmiştir.
Mizahî öykü türünün başarılı isimlerinden biri olan Muzaffer İzgü’nün de çocuk edebiyatı alanında verdiği çok sayıda eseri vardır: “Ekmek Parası” (1979), “Bülbül Düdük” (1980), “Çizmeli Osman” (1980), “Pazar Kuşları” (1980), “Uçtu Uçtu Ali Uçtu” (1980), “Yumurtadan Çıkan Öğretmen” (1981), “Güldüren Uçurtma” (1983) sanatçının bu alanda yazdığı ilk eserlerden bazılarıdır. İzgü, “Bülbül Düdük” adlı çocuk romanıyla, Bulgaristan Altın Kirpi Ödülü’nü kazanmıştır.
İsmail Uyaroğlu, çocuklar için yazdığı şiirlerini “Gül Sağnağı” (1976) ve “Çocuk ve Şiir” (1977) adlı kitaplarında toplamıştır. Sanatçı, “Çocuk ve Şiir” kitabıyla 1978 Türk Dil Kurumu Çocuk Yazını Ödülü’nü, “Bir Liranın İki Günü” romanıyla da Yunus Nadi Armağanı Yarışması’nın “En Güzel Çocuk Romanı” ödülünü kazandı.
Mehmet Seyda, “Bir Gün Büyüyeceksin” (1956) adlı eseriyle 1964 yılında Doğan Kardeş Çocuk Romanı Armağanı’nda birincilik kazandı. Sanatçının çocuk edebiyatı alanında yayımladığı diğer eserleri şunlardır: “Cumhuriyet Öncesi Yazarlardan Çocuklara Hikâyeler” (1978), “Düşleme Oyunu” (1979), “Bastıbacak Ermiş” (1979), “Deli Ali” (1980).
Edebiyatın hemen her türünde yetkin eserler veren Rıfat Ilgaz, eğitimci kişiliğinin rolüyle çocuklar için eserler de kaleme almıştır: “Halime Kaptan” (1972), “Kumdan Betona” (1976), “Öksüz Civciv” (1979), “Bacaksız Sigara Kaçakçısı” (1980), “Bacaksız Okulda” (1980), “Bacaksız Paralı Atlet” (1981), “Bacaksız Kamyon sürücüsü” (1983), “Cankurtaran Yılmaz” (1983), “Küçükçekmece Okyanusu” (1983).
Öykü ve romanlarının konularını köy ve kasaba yaşamından seçen Talip Apaydın, çocuklara hitap eden eserler de yazmıştır. 1966’da yayımladığı “Toprağa Basınca” adlı romanıyla Doğan Kardeş Çocuk Romanı Armağanı’nda üçüncülük kazandı. Çocuklar için yazdığı öyküleri “O Güzel İnsanlar” (1978) ve “Yangın” (1981) kitaplarında topladı.
Öykü ve roman yazarı Hakkı Özkan, çocuk edebiyatı alanında eserler de vermiştir. “Taş” adlı çocuk romanını 1972’de yayımlamış, “Her Çocuğun Kanadı Vardır” adlı eseriyle de 1984 yılında Sıtkı Dost Çocuk Edebiyatı birincilik ödülünü kazanmıştır.
Yazı hayatına çocuk edebiyatıyla başlayan Işıl Özgentürk, çocuk hikâye, roman ve oyunları yazmıştır. “Keloğlan’ın Tembelliği” (1975) ve “Dünyayı Tanıyorum” (1977) adlı çocuk oyunları İstanbul Şehir Tiyatroları’nda oynanmıştır. Yayımladığı çocuk kitapları arasında “Kuş Ne Yana Öter” (1976) adlı romanı, “Hayat Okulu” (1978) adlı hikâye kitabı ve “Dünyaya Masallar” (1979) adlı masal kitabı bulunmaktadır. Yazar, “Hayat Okulu” adlı hikâye kitabıyla 1979 yılında Türk Dil Kurumu Çocuk Yazını Ödülü’nü almıştır.
Türk edebiyatında şiirleri ve dil üzerine çalışmalarıyla tanınan Ali Püsküllüoğlu, çocuklara yazdığı şiirlerini “Çocuklara Şakacı Şiirler”(1977) kitabında toplamış, “Nasrettin Hoca” kitabıyla 1981 Türk Dil Kurumu Çocuk Yazını Ödülü’nü kazanmıştır.
Öğretmen yazarlarımızdan biri olan Ümit Kaftancıoğlu, “Çocuk ve Kent” hikâyeleriyle 1980’de Başkent Ödülü üçüncülüğünü kazanmıştır. “Kekeme Tavşan” (1974), “Altın Ekin” (1979), “Dört Boynuzlu Koç” (1979), “Çizmelerim Keçeden” (1980), “Hınzır Paşa” (1980), “Çoban Geçmez” (1980), “Kan Kardeşim Dorutay” (1980), “Şülgür Deresi” (1981) çocuklar için yazmış olduğu eserlerdir.
Çocuk edebiyatının en verimli kalemlerinin başında Gülten Dayıoğlu gelmektedir. Cumhuriyet gazetesinin açtığı bir yarışmada “Döl” adlı hikâyesiyle ikincilik ödülü kazandı. Bu ödülün özendirmesiyle yoğun olarak çocuk edebiyatına yöneldi. Çeşitli hikâyeler ve radyo-TV oyunları kaleme aldı. Çocuklar için gezi kitapları başta olmak üzere kısa hikâyeleri kitap dizileri halinde basılmaktadır. 1987’de Aile Sağlığı ve Planlama Vakfı Ödülü’nü, aynı yıl Kültür Bakanlığı Çocuk Edebiyatı Ödülü’nü, 1989 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi Çocuk Romanı Ödülü’nü ve 1990 yılında Altın Kitap Ödülü’nü kazandı.
Dayıoğlu, 1961-1966 yılları arasında çocuklar için birer hikâyelik otuz kitap yayımlamıştır. “Fadiş” (1970), “Dört Kardeştiler” (1971), “Yurdumu Özledim” (1977), “Dünya Çocukların Olsa” (1981), “Yeşil Kiraz” (2000) adlı romanları ve “Suna’nın Serçeleri” (1974) adlı öykü kitabı bu alanda en çok tanınan eserler arasındadır. “Akıllı Pireler” (1982) ve “Işın Çağı İnsanları” (1984) bilimkurgu türünde yazılmış eserlerdir. “Tomurcuk Dizisi” adıyla 1984-1985 yılları arasında uzun hikâyeler yayımladı. Dizi içinde yer alan öyküler “Azat Kuşu”, “Şenlik Günü”, “Kır Gezisi”, “Uçan Motor”, “Deli Bey”, “Sıcak Ekmek”, “Uçurtma”, “Kumluktaki Yavru Martı” adlarını taşımaktadır. “Ayşegül (Caroline)” adlı çocuk kitapları dizisinin on altı kitabını Türkçeye uyarladı.
Yazarın uzak diyarların doğal güzelliklerini, insanını ve kültürünü tanıttığı gezi yazısı kitapları da vardır. Bunlar arasında “Hindistan’a Yolculuk ve Nepal Gezisi” (2000), Kangurular Ülkesi Avustralya’ya Yolculuk” (1994), “Mısır’a Yolculuk” (1994) vb. sayılabilir.
1950 yılından itibaren İstanbul’daki okullarda ve çeşitli kütüphanelerde “Çocuk Kitapları Haftası” ve sergiler düzenlemeye başlanmıştır. Türkçe ve yabancı çalışmalar arasındaki yetersizlikler bu sergilerde ortaya çıkar.
Türkiye’de resimli öykü kitabı alanı, 1970’lerdeki ekonomik kriz nedeniyle gelişememiştir. İlk resimli öykü kitabı, Can Göknil tarafından 1974 yılında hazırlanan “Bir Kirpi Masalı” adlı eserdir. Daha sonraki yıllarda hareketlenme artmış ve çeviriler başlamıştır. Ayşegül ve Ayşecik dizisi çevrilmiş, Amerikan Board Neşriyat Dairesi bu türde eserler vermiştir. Bunlar içerik yönünden başarılı olmasına karşın, fiziksel açıdan başarısızdırlar. 1975’te Devlet Güzel Sanatlar Akademisi tarafından “Güzel Kitaplar Sergisi” yapılmış ve Türkçe çocuk kitaplarına olan ilgi büyük ölçüde canlandırılmıştır. Seçilmiş elli Türkçe kitap ve poster yarışmasına gazeteler ve yayıncılar tarafından gösterilen yakın ilgi bu sergiden kaynaklanmaktadır. Sergide Türkçe kitapların kapak ve ciltlenme konusundaki kazançları ortaya çıkarılmıştır.
Çocuk edebiyatında önemli bir boşluğu dolduran ilk biyografik romanlar bu yıllarda yayımlanmıştır. Bunlardan biri Rakım Çalapala’nın “Mustafa Atatürk’ün Romanı” (1944), diğeri Hayrettin Ziya Taluy’un “Bir Avuç Askerle Tiryaki Hasan Paşa” (1945) adlı eserleridir. Yine bu türde daha sonraki yıllarda iki kitap yazılmıştır: Babamız Atatürk (Falih Rıfkı Atay, 1955), Onlar da Çocuktu (Şükrü Enis Regü, 1972).
Edebiyatımızda çocuklar için anı türünde yazılmış eserlerin sayıca azlığı dikkati çekmektedir. Halide Nusret Zorlutuna’nın “Benim Küçük Dostlarım” ve Nahit Nafiz Edgüer’in “Atatürk’ten Anılar” (1963) adlı kitapları bu türe örnek olarak gösterilebilir.
“Ülkemizde çocuk edebiyatının bugünkü durumu nasıldır? Ne gibi gelişmeler görülmektedir?” sorusunu, Ferhan Oğuzkan ve Mustafa Ruhi Şirin şöyle yanıtlamaktadırlar:
“Ülkemizde çocuk edebiyatı alanında 1970’lerden bu yana dikkate değer birtakım gelişmeler görülmektedir. Bu alanda yayımlanan kitapların önemli bir bölümünde yazarlarımız çocuklarda çalışma isteğini artıracak; arkadaşlığı, dayanışmayı, paylaşmayı özendirecek; onlara insancıl ve barışsever tutum ve davranışlar kazandıracak evrensel konu ve temalara öncelik vermektedirler.
Çocuk edebiyatı kültürü alanındaki gelişmelere paralel olarak çocuk edebiyatımız da gün geçtikçe yenilenme yolunda bir eğilim gösteriyor. Artık çocuklar için edebiyat ve yayın yapılması düşüncesi benimsenmiştir. Nitelikli edebiyat ve yayına ulaşma çabaları çocuk edebiyatımızın kendine özgü bir edebiyata dönüşmesine zemin hazırlamaya devam ediyor.
Çocukluk çağlarına yönelik edebiyat ve yayında fark edilir bir gelişme gözleniyor. Bu alanda Can Göknil, Fatih Erdoğan, Feridun Oral, Serpil Ural genellikle yazarak resimledikleri kitaplarda nitelikli okul öncesi kitaplarında öncü yazar ve çocuk kitabı çizerlerimiz arasında ilk sıralarda yer alıyorlar.
Çocuk edebiyatımızda en önemli gelişme ise, yazarların çocuklar için yazmayı, bir anlamda çocuk kitabı yazarlığını benimsemiş olmalarıdır. Günümüzde daha çok çocuklar için şiir, hikâye ve roman yazan yazarlar arasında şu isimleri sayabiliriz: Gülten Dayıoğlu, Yalvaç Ural, Ayla Çınaroğlu, Mehmet Güler, İpek Ongun, Hasan Latif Sarıyüce, Hakkı Özkan, Gökhan Özcan, Sadık Yalsızuçanlar, Elvan Paktaş Deniz, Mustafa Ruhi Şirin, Niyazi Birinci, Aytül Akal, Aysel Gürmen, Muzaffer İzgü, Yücel Feyzioğlu, Turan Yüksel, Cafer Özgül, Yusuf Çağlar, Mümtaz Zeki Taşkın, Ahmet Efe, Hasan Demir, Üzeyir Gündüz, Hüseyin Emin Öztürk, H. Salih Zengin, Abbas Cılga, Adnan Çakmakçıoğlu,
Çocuklar için yazan yazarların sayısı da az değildir: Ayla Kutlu, Ayşe Kilimci, Gülsüm Akyüz, Nezihe Meriç, Mehmet Seyda, Cahit Zarifoğlu, Kemal Özer, Tarık Dursun K., Adnan Özer, Aytül Akal, Aysel Gürmen, Ülkü Tamer, Erol Toy zaman zaman çocuk kitapları da yazmışyazarlar arasında önemli isimlerdir. Günümüzde çocuklar için en çok hikâye ve roman yazan Gülten Dayıoğlu’dur.” (1998: 90-91)
Ülkemizde çocuk edebiyatının gelişebilmesi için yalnız sanatçılara ve yayınevlerine değil; çeşitli resmî ya da özel kurumlara da görevler düşmektedir. Bu konuda önemli katkılar sağlayan kurumların başında Türk Dil Kurumu gelmektedir. TDK, ülkemizdeki bilim ve sanat çalışmalarını özendirmek amacıyla, 1955 yılından itibaren her yıl 26 Eylül Dil Bayramı’nda verilmek üzere Bilim ve Sanat Ödülü koymuştur. Şiir, roman, hikâye, oyun, çeviri, deneme-eleştiri-gezi türlerinde verilen ödüllere 1977’de “çocuk yazını” türü de eklenmiş, ödüllerin sona erdiği 1983 yılına kadar devam etmiştir. Türk Dil Kurumu Çocuk Yazını Ödülü’nü kazanan sanatçılar ve eserleri şunlardır: 1977 - Oğuz Tansel (Allı ile Fırfırı), 1978 - İsmail Uyaroğlu (Çocuk ve Şiir), 1979 - Işıl Özgentürk (Hayat Okulu), 1980 -Vedat Dalokay (Kolo), 1981 - Ali Püsküllüoğlu (Nasrettin Hoca), 1982 - Abdülkadir Budak (Bir Gül Çocuk).
Türkiye’de çocuk kitaplarının resimlendirme çalışmalarındaki gelişmeler, edebiyatımızla yakından ilgilidir. Minyatürde rastladığımız ilk resim çalışmalarını resimlendirmelere başlangıç kabul edecek olursak, bunların çok ince çalışmalar olduğunu göreceğiz. Kurtuluş Savaşı’ndan çıkan sanatçılarımız bu dönemde çocukları ihmal etmek zorunda kalmışlardır. Avrupa’da devam eden teknik ilerlemeler 1950’li yıllarla birlikte ülkemizde de görülür.
Kitap resimlemede 1950’de oturmaya başlayan özgün tasarımcılara örnek olarak Abidin Dino’yu gösterebiliriz. Abidin Dino, eserlerinde teknik olarak çizgiden yararlanmış ve özgün teknik arayışına girmiştir. Daha çok siyah-beyaz tasarımları tercih eden sanatçı, her tekniğin kendisine özgü üslûp özelliklerinden yararlanmıştır.
OKULÖNCESİ ÇOCUK KİTAPLARININ TARİHÇESİ
Dünyada Okulöncesi Çocuk Kitaplarının Gelişimi
Çocuk kitaplarının tarihi oldukça eski zamanlara dayanmaktadır. Batıda birçok ülkede kitap sanatı, duvar resimlerinden veya resim sanatından önde gelmekteydi. M.S. 500 ile 1150 yılları arasında, ortaçağ Roman döneminde parlak, etkileyici ve çok çeşitli stillerde renkli harflerle süslenen kitaplar hazırlanmıştır. M.S. 700 yıllarında Kuzey İngiltere ve İrlanda Keltiç keşişlerinin kitap sanatında, bazen gerçekçi, fakat sıklıkla çok geometrik ve gerçekten uzak, karışık sayfalar yer almaktaydı.
Ortaçağda, el yapımı kitaplarda anlam ve yaratıcılığa daha çok önem verilmiştir (Mac Cann, and Richard, 1973).
15. yy’da Avrupa’da matbaacılığın gelişmesi ile kitaplarda küçük harfler kullanılmıştır. Sayfa kenarlarında boşluklar bırakılmış ve yine sayfa kenarları renklerle süslenmiştir. Bu kitaplar da genelde el yazımı kitaplarla aynı kaliteye sahiptir (Bland, 1958). Kitaplarda resimlendirme konusunda ise, iyi bilinen bazı sanatçılar vardır. Bunlardan Albrecht Dürer (1471-1528), bir resimlendirmeci olarak ilk markı basmış ve oyma bakır sanatını kullanarak kitapların ilk sayfalarını süslemiştir. Yine İspanya’da güçlü ve anlamlı resimler yapan Goya, kitap formunda yayımlar çıkarmıştır (Golden, 1990).
15. yy’da İngiliz matbaacı Caxton ilk defa büyükler için küçük cep masalları basmıştır. Heyecan ve macera içeren bu kitapları İngiliz toplumunun halk tabakası okumaktaydı. Üst kesim ise “Horn Book” adı verilen, boynuzdan yapılmış bir levhanın içine yerleştirilmiş bakır levhalardan oluşmuş kitapları okuyordu (Uzmen, 1991). 1860’larda Fransa’da, kitaplarda fotoğrafların kullanılması ile, geleneksellerle yenilikçiler arasında derin bir farklılık ortaya çıkmıştır. Geleneksel grup romantik bir topluluktur. Yenilikçi çalışanlar ise yeni görsel ifadeler, teknikler, formlar ve tarzlar üretmenin yanında, yeni estetik düşünceler de üreten bir gruptur. Bu ilginin bir sonucu olarak bir çok sanatçı, kitap resimlenmesine katkıda bulunmuştur. Bu arada kitaplar büyük bir tüketim malzemesi olmuştur. Arp, Barlach, Courbet, Daumier, Touleouse, Lautrec, Redon, Dufy, Picasso, Rovault, Matisse gibi sanatçılardan yalnızca birkaçı, kitap resimlemeyi resim sehpası üzerinde yapılan resimlerden ayırarak ortaya kaliteli kitaplar çıkarmışlardır. Picasso oldukça verimli ve yaratıcı bir sanatçı olarak kitaplar için çok sayıda resimlendirmeler, grafiksel çalışmalar yapmıştır (Mac Cann and Richard, 1973).
1860 ile 1870 yılları arasında İngiltere çocuklar için modern kitap üretiminin gelişmesindeki öncülüğünü, bu alanda önde gelen matbaacılardan biri olan Edmund Evans’a borçludur. Evans, tanınmış ressamlar tarafından resimlendirilmiş toptan üretme fikrini ortaya atmış, sanatçıların ağaç kalıplarla yapılan baskıyı en iyi şekilde kullanmalarına yardım etmiştir. Onun kullandığı boyama tarzı bu dönemde kullanılanlardan daha kalitelidir (Golden, 1990).
Çocuk edebiyatının 19. yy’dan, matbaanın bulunmasından ve hatta yazım sanatından önce, uzun bir döneme dayandığı bilinmektedir. Gerçekten de, masallar ağızdan ağıza dolaşarak korunmuş, biriktirilmiş ve nesilden nesile aktarılmıştır. Fransa’da Charles Pearrult, 14. Lui döneminde çocuk kitaplarının babası olarak anılmaktaydı. Halkın dilinde dolaşan masalları toplayıp, kısaltarak çocuklar için 1697 yılında basmıştır. Külkedisi, Parmak Çocuk, Mavi Sakal, Kırmızı Başlıklı Kız, Çizmeli Kedi, Uyuyan Güzel bu dönemde basılmış eserlerdir. Böylece ilk defa Fransız çocukların kendilerine ait kitapları olmuştur. Bu kitaplar önce İngiltere’de, sonra Almanya’da basılmıştır. İngiltere’de bunları John Newberry İngilizceye çevirip, 1727 yılında “Tales of Mother Goose” (Anne Kazın Hikâyeleri) adı altında yayımlamıştır. Bundan sonra hem İngiltere’de hem de Fransa’da çocuklar için yazılan kitaplar ortaya çıkmaya başlamıştır (Gönen, 1992).
Resimli çocuk kitapları tarihinde Thomas Bewik, ilk önemli isimlerden biridir. Bewik, İngiltere’de ağaç kalıp sanatını yaratıcı, yeni bir nitelikle ve değişik şekillerde kullanarak, çocuklar için “The New Lottery Book of Birds and Beasts” adlı bir kitap hazırlamıştır. Fakat onun yetişkinler için hazırladığı “The History of Quadrupeds” (Dört Ayaklı Hayvanların Tarihçesi, 1790) ve British Birds (Britanya’ya Ait Kuşlar, 1797) gibi bazı kitapları, çocuklara da hitap etmekteydi (Mac Cann and Richard, 1973).
19. yy’da Edward Lear, tekerleme türü şiirlerden oluşan “Book of Non-Sense” (Mantıksızlık Kitabı) isimli bir kitap yazmıştır. Bu kitapla birlikte çocuk edebiyatına neşe girmiş ve bu kitap çok tutulmuştur (Uzmen,1991). Her yıl Amerika’da yapılan en iyi resimlendirici yarışmasına adı verilen Randolph Caldecott (öl. 1886), toplam yetmiş kitap resimlendirmiştir. İngiliz resimlendirmeci Leslie Brooke, Caldecott’un son derece örnek içgüdüsel çizime sahip olduğunu söylemiştir. Tarihçiler ise, Caldecott’un çocuk kitaplarını resimlendirme konusunda gerçek bir sanatçı ve yetenek olduğunu belirtmektedirler (Bland,1958; Marantz and Marantz, 1988).
Resimli çocuk kitapları üzerinde çalışan ressamlardan bugün de iyi tanıdığımız, George Cruikshank “Grimm Masalları”nı (Grimm’s Fairy Tales, 1824); Sir John Tenniel ise, “Alice Harikalar Diyarında”yı (Alice in Wonderland, 1865) resimlendirmiştir (Mac Cann, and Richard, 1973).
19. yy’ın sonlarına doğru İngiltere’de birkaç önemli resimli kitap yayımlanmıştır. William Nicholson’un “An Alphabet” (Bir Alfabe, 1898), Beatrix Potter’in “The Tale of Peter Rabbit” (Tavşan Peter’in Hikâyesi, 1902) ve Leslie Brook’un “Johnny Crow’s Garden” (Johnny Crow’un Bahçesi, 1903) adlı eserleri örnek olarak verilebilir. Ancak, Nicholson’un Alphabet’i güzel sanatlar yönünden eksikler göstermektedir (Uzmen, 1991; Mac Cann, and Richard, 1973). 1800’lü yılların başlarında Fransa’da, görsel sanatlarda önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Sanat kralın himayesinden çıkmış, ticaretle uğraşan politikacılar sanatın yeni patronları olmuşlardır. İşadamları estetik standartlara önem vermemişlerdir. Bu sisteme karşı çıkan sanatçılar karşı çıkarak kendilerini bu alandan uzaklaştırmışlardır. 19. yy’ın yarısında estetik kavramlar içeren yeni formlar yaratılmıştır. Bu tür ticarî amaçlı çalışmalara karşı çıkan araştırmacı sanatçılar arasında Delacroix, Rousseau, Corot, Millet, Davmier, Monet, Manet, Picasso, Sisley, Renoir, Cezanne, Degas, Gauguin, Van Gogh, Matisse, Toulousse, Lautrec, Seurat bulunmaktadır (Tansuğ,1992; Marantz and Marantz, 1988).
Amerika Birleşik Devletleri’nde çocuk literatürü iki önemli gelenek üzerine kurulmuştur. Bunlardan biri; John Newberry döneminde İngiltere’den esinlenerek ortaya çıkmıştır. Diğeri ise; güçlü Avrupa dışavurumculuğunun (ekspressiyonizm) pek çok yetenekli göçmen tarafından Amerikan çocuk kitaplarında kullanılmasıdır (Mac Cann and Richard, 1973; Hazard, 1960).
XX. yüzyıl sanatı, hem yenilik içeren çalışmaların hem de düşük edebî değere sahip yayımların çoğaldığı bir dönemdir. Bunlar, boyama çalışması, sürrealizm, soyut ekspressiyonizm, popüler sanat, formalist sanat, mikro boyama, teyp, film, fonograf, slayt ve benzerini beraber kullanan gösteri çalışmaları, resim ve heykeltraşlık sanatıdır (Mac Cann and Richard, 1973). Amerika Birleşik Devletleri’nde çocuk kitabı alanında çalışan yazar, çevirmen ve ressam sayısı küçük bir grubu oluştururken, yayımcı sayısı daha büyük bir grubu oluşturmaktadır.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın çocuk eğitimi ve yetiştirilmesi kümesinde bulunan diğer yazıları...
Drama ve Eğitici Drama
Çocuk Edebiyatı
Ece Ayhan"ın Şiirinde "Çocuk ve Eğitim" Teması
Türkiye'de Çocuk Kitaplarının Gelişimi

Yazarın İnceleme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Ömer Seyfettin'in Sanat ve Edebiyat Yazıları Üzerine Bir Değerlendirme
Ömer Seyfettin Hikâyelerinin İlköğretim Programında Kullanılabilirliği
Çanakkaleli Bir Şair: Ece Ayhan ve Şiiri
İkinci Yeni Şiirinde Sapmalar
Genel Çizgileriyle Modern Türk Şiirinde Cumhuriyet Dönemi
Modern Türk Şiirinde İkinci Yeni
Ece Ayhan'ın Şiir Sanatı Üzerine Düşünceleri
Şiirde Modern ve Modernizm Üzerine
İkinci Yeni Şiirinin Çevresinde Ece Ayhan
Bir Görüntü (İmgeler) Sanatı Olarak Şiir

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Ece Ayhan'ın Şiiri Üzerine [Deneme]
Türk Aydınlanma Hareketinde Namık Kemal [Eleştiri]
Kitapların Çocuğun Gelişimindeki Yeri ve Çocuklar İçin Kitap Seçimi [Eleştiri]


Hulusi Geçgel kimdir?

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü Öğretim Üyesi


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Hulusi Geçgel, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.