Yalnızlık güzel birşey, ama birilerinin yanınıza gelip yalnızlığın güzel birşey olduğunu söylemesi gerekir. -Balzac
ŞİİR
ÖYKÜ
ROMAN
DENEME
ELEŞTİRİ
İNCELEME
BİLİMSEL
YAZARLAR


Şiir, genel olarak -her ikisi de hepimizin içinde derinlerde bir yerlerde yatan- iki nedenden ötürü ortaya çıkmış görünmektedir. Birincisi, öykünme içgüdüsü insanda çocukluğundan beridir vardır, ve hayvanlarla aramızdaki en büyük ayrım, insanın yaşayan varlıklar arasında en öykünmeci (taklitçisi) olanı olmasıdır, ve öykünme yoluyla derslerini çabuk öğrenir. Bununla birlikte öykünülen şeyden duyulan haz da bundan daha az evrensel değildir. Deneyim olgusuyla bunu tanıtlayabiliriz. Kendilerini acıyla bağdaştırdığımız nesneler (örneğin en çirkin hayvanlar, ya da ölü bedenler), titiz bir aslına uygunlukla öykünüldüğü zaman, bu kez onlara zevkle bakar oluruz. Yine bunun nedeni, öğrenmek en coşkun hazzı tattırırz bize, yalnızca felsefecilere değil, ama genel olarak tüm insanlara.

-Aristoteles




Bize Yazın...
İzEdebiyat hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşmak, öneri ve eleştrilerinizi bize ulaştırmak için iletişim adresimiz yirmi dört saat hizmetinizde.

İzEdebiyat'ta sevdiğiniz yazıları okurken keyifle dinleyebileceğiniz 15 tane radyo istasyonumuz yayında!

Live365.com aracılığıyla artık İzEdebiyat sayfaları altında yer alan radyoları dinleyebilmek için burayı tıklamanız yeterli...

İzEdebiyat ile İletişim
 Gönderenin Adı
 Gönderenin E-Postası
 Baslık
 İleti 
 

 


Şükran Kurdakul toprağa verildi

16 Aralık 2004 — Kızıltoprak’taki evinde dün vefat eden Kurdakul’un cenazesi, Kızıltoprak Zühtüpaşa Camii’nde öğleyin kılınan namazın ardından Sahrayıcedit Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Törene, Kurdakul’un ailesi ve yakınlarının yanı sıra DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, eski bakanlardan Ercan Karakaş ve Prof. Dr. Toktamış Ateş’in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.
Törene katılanlardan sanatçı Müjdat Gezen, Kurdakul’un çok iyi bir şair olmasının yanı sıra çok iyi bir insan da olduğunu ifade ederek, “Türk edebiyatı ve insanlık çok büyük bir değer kaybetti” dedi.
Yazar Yaşar Kemal de, Kurdakul’un en eski arkadaşları arasında yer aldığını belirterek, Türkiye İşçi Partisi’nde 8 yıl beraber çalıştığı Şükran Kurdakul’un çok çalışkan bir insan olduğunu anlattı.
Kemal, “O, çok iyi bir şairdi. O da yetmedi, edebiyat tarihleri yazmaya başladı. En iyi edebiyat tarihi yazanlardan bir tanesiydi” diye konuştu.
Yazar Rıfat Ilgaz’ın oğlu ve Çınar Yayınları’nın sahibi Aydın Ilgaz da, Şükran Kurdakul’un babasının da çok yakın dostu olduğunu dile getirerek, “Şükran ağabey, kadife gibi bir insandı. Candan, dost, insancıl bir tarafı vardı. Büyük şairdi. Toplumcu gerçekçi şiirin en gençlerindendi” dedi.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan da, Kurdakul’un Cumhuriyet’i kucaklamış bir Atatürk çocuğu olduğunu vurgulayarak, “Dimdik ayakta durmasını bildi ve bütün gençliğe Atatürk, Anadolu ve şiir sevgisini aşıladı” şeklinde konuştu.

ŞÜKRAN KURDAKUL’UN HAYATI
Şükran Kurdakul, 1927 yılında İstanbul’da doğdu. Şiirleri çocuk denilebilecek yaşlarda ‘Tomurcuk’ (1943) ile ‘Zevklerin ve Hülyaların Şiirleri’ (1944) başlıklı kitaplarında toplanan Kurdakul, İzmir Karşıyaka Lisesi’nde okurken, “Türk Ceza Yasası’nın 142. maddesine aykırı eylemde bulunduğu” iddiasıyla birkaç ay tutuklu kaldığı için okuldan uzaklaştırıldı.
Daha sonra İzmir Belediyesi’nde daktilo görevlisi, İstanbul’da bir bankada depo ve muhasebe memuru olarak çalışan Kurdakul, 1953 yılında ikinci kez “siyasal nedenlerle” tutuklandı ve aklanıncaya kadar 2 yıl cezaevinde kaldı.
Kurdakul, 1956-60 yılları arasında Tan Gazetesi, Yeni Gazete ve Varlık Yayınevi’nde düzeltmenlik yaparak geçimini sağladı. 1958’de Yelken Dergisi’ni yönetmeye başlayan ve bu görevi 1960’a kadar sürdüren Şükran Kurdakul, 1957’de kitapçı dükkanı olarak kurduğu Ataç Kitabevi’ni zamanla yayınevine dönüştürdü.
1969’da politik yaşamına son veren Kurdakul, bu tarihten sonra edebiyat alanındaki çalışmalarına ağırlık verdi, bir yandan da yazar örgütlerinde yönetici olarak çalıştı.
Kurdakul, 1961’de Türk Edebiyatçılar Birliği’nin yönetim kuruluna seçildi ve 1964 sonrasında iki dönem birliğin genel sekreterliğini üstlendi. 1977 yılında Türkiye Yazarlar Sendikası’nın (TYS) yönetim kuruluna giren, ardından da ikinci başkanlığa getirilen Kurdakul, 1980 sonrasında açılan TYS davasında arkadaşlarıyla birlikte yargılandı ve aklandı.
Şükran Kurdakul, 1988’de PEN Yazarlar Derneği’nin kurucuları arasında yer aldı ve 1989-1991 yılları arasında derneğin ikinci başkanlığını, 1991-1997 yılları arasında da başkanlığını yaptı.
Şiirin yanı sıra deneme, öykü ve edebiyat tarihi üzerine çok sayıda kitabı bulunan Kurdakul, yurtiçi ve dışında birçok ödüle layık görüldü.

EMEP VE EVRENSEL’DEN BAŞSAĞLIĞI
Şair ve yazar Şükran Kurdakul’un vefatı nedeniyle, Emeğin Partisi (EMEP) ve Evrensel Basın Yayın, başsağlığı mesajı yayınladı.
EMEP’in mesajında, “Kurdakul’un, kalemini ve bilincini yaşamının son anına kadar sosyalizm davası için kullandığı, yenilikçi şiirin köşe taşlarından biri olarak da kabul gördüğü” belirtildi.
Mesajda, “Yurtseverlik aşkıyla dolu, antiemperyalist ve işçi sınıfına büyük bir aşkla bağlanmış olan Şükran Kurdakul’u, her zaman saygı ve sevgiyle anacağız” denildi.
Evrensel Basın Yayın Genel Yayın Yönetmeni Hayri Erdoğan da yayınladığı mesajda, “Şükran Kurdakul’un ölümünün, edebiyat dünyası ve demokrasi güçleri için büyük bir kayıp olduğunu” bildirdi.
Erdoğan, “Şükran Kurdakul’un yazılı mirasını okurlara ulaştırmak gibi kıvanç verici bir görev üstlenmiş olan biz Evrensel Basın Yayın çalışanları, yazarımız, danışmanımız, ağabeyimiz Kurdakul’u kaybetmenin acısını yaşıyoruz” dedi.

KAYNAK: NTVMSNBC

Grev sözcüğünün Fransa'da Paris'te işsizlerin toplandığı Place de Greve adlı alandan geldiğini. Bu sözcük Türkçeye, 19. yüzyıl ortalarından sonra, işçilerin bilinçlenmeye başladıkları yıllarda geçmiş, işçi örgütlerinin kuruluşuyla yaygınlaşmıştır.




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar|

| Katılım | Sahne Arkası | Okur Üyeliği | Yazışma | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzedebiyat? |

İzEdebiyat'da yayınlanmakta olan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Tüm yazılardan birinci dereceden sayfa düzenleyicileri sorumludur. Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

Yazarların izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin —kısa alıntı ve tanıtımlar dışında— herhangi bir biçimde basılmaması/yayınlanmaması önemle rica olunur.

© 2000-2003, İzlenim.com - Tüm hakları saklıdır.