..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Sevgi dünyadaki yaşam ırmağıdır. -Henry Ward Beecher
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
 

Konular:
Politika - Ulus ve Milliyetçilik
Politika - Politik Hareketler
Politika - Devlet Güçleri ve İstihbarat Örgütleri
Kişiler ve Yayınevi:
Say Yayınları (1079)
Erbil Tuşalp (Yazar) (23)
 

 
muhteşem bir eser   (Serbest Vezin Sembolik Şizofreni)
muhteşem bir eser gerçekten her düş dostunun okum...
› mrb kitap halen elinizde mi diye sormak istedim uz...
Okumadan ÖLÜNMEMESİ gereken bir kitap..   (Noetik Akıl ve Korteks İrade)
Çok ilginç bir sunuş ile başlıyor Eser...
Yaza...
En Uzun Gece...... Lütfen okuyun.....   (En Uzun Gece)
Bi arkadaşım tavsiye etti.İnanılmaz beğendim.Uzun ...
TÜM ALEME İBRET OLMASIYLA   (Ateşte Yeşerdim)
ancak bu kadar üst düzeyde yazılabilirdi simdiye k...
eğlenceli komik .d   (Canım Çok Sıkılıyor)
5 kişinin olması biraz kafa karıştırıyor ama sevdi...

Bozkurtlar



Bozkurtlar

Erbil Tuşalp


Say Yayınları


Etiket: 20,00 TL

Bu kitapta belleklerden silinmek istenen kirli bir tarihin örgüsü sorgulanıyor. Korku ve kuşkuyla dokunan bu örgünün, "faili meçhul bir siyasi cinayet soruşturması" ya da "bir trafik kazası" gibi elde olmayan nedenlerle ilmiği kaçınca, bir anda tehlike sınırına giriliyor. Ortada siyasal karşıtlarına karşı sürek avı düzenleyen devletin silahlı bir gücünün yasaklı tarihi varsa, tehlike de kaçınılmaz oluyor.

Bu noktada da sormak gerekiyor: Bir CIA ajanı olan Ruzi Nazar'ın hangi MHP'lilerle ilişkisi vardı? CIA Ajanı Frank Terpil'in silah sattığı MHP Genel İdare Kurulu Üyesi kimdi? İtalyan gladiosundan Licio Gelli İtalyan gladiocularla Türk ülkücülerin hangi haberalma örgütünün güdümünde çalıştığını söyledi? Onlarca soru var yanıt bekleyen. Örneğin Susurluk'tan sonra Haluk Kırcı'dan Muhsin Yazıcıoğlu'na, İbrahim Çiftçi'den Can Özbay'a, Yaşar Yıldırım'a herkes niçin "kullanılmış olmaktan" yakındı?

"Kanımız aksa da zafer İslam'ın" sloganlarıyla 111 yurttaşın hunharca öldürüldüğü Kahramanmaraş kırımı, MHP'li ülkücülerce gerçekleştirilen en vahşi eylemlerden biri olmadı mı? Ülkücü Gençlik Derneği İstanbul İl Başkanı Recep Öztürk, İÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Ümit Doğanay ile İktisat Fakültesi Sosyoloji Kürsüsü Başkanı Prof. Cavit Orhan Tütengil'in öldürülmelerinde kilit isimlerden biri değil miydi? Mehmet Ali Ağca ve Yalçın Özbey'in yeraltı dünyasının ünlülerinden Abuzer Uğurlu'yla ilişkileri yok muydu? Ankara Oteli'nin lobisinde MHP'li Avukat Kürşat Özkan tarafından öldürülen Niyazi Adıgüzel, Mevlut Işık ve Davut Çelik, MHP'li ülkücüler değil miydi?

Son söz yine bir soru olmalı: Mazlumun zalimin insafına terk edildiği bu iklimde, öyle sanıldığı gibi herkesin her şeyi kolayca unutmadığı bilinmiyor mu?
- Erbil Tuşalp




424 sayfa, 2. hamur, ISBN: 9754686906; Boyut: 14 x 21 cm; Baskı Tarihi: Temmuz 2007
Özgün Dili: Türkçe
Yazarın Diğer Kitapları
 
 Ben Tarihim Bay Başkan, Bilgi Yayınevi  Bin İnsan, Yazılama Yayınevi  Bin Tanık, Yazılama Yayınevi
 Bozkurtlar, Say Yayınları  Eylül İmparatorluğu, Yazılama Yayınevi  Güle Güle Sayın Sezer, Say Yayınları
 İslam İmparatorluğu, Kırmızı Yayınları  Kuklaturka, Say Yayınları  Önce Çocuklar Öldü, Bilgi Yayınevi
 Plastik Papatya Kokusu, Bilgi Yayınevi  Zehir Yüklü Bulutlar, Bilgi Yayınevi
 

Bu kitaplar da ilginizi çekebilir

Evreninki mi? Özalınki mi?
Erbil Tuşalp,
Bilgi Yayınevi
  satış dışı  

Önce Çocuklar Öldü
Erbil Tuşalp,
Bilgi Yayınevi

Eylül İmparatorluğu
Erbil Tuşalp,
Bilgi Yayınevi
  satış dışı  

Ben Tarihim Bay Başkan
Erbil Tuşalp,
Bilgi Yayınevi

Güz Sancısı
Yılmaz Karakoyunlu,
Doğan Kitapçılık

Ülkücüler
Necdet Pekmezci, Nurşen Büyükyıldız, Nurşen Büyükyıldız,
Kaynak Yayınları
  satış dışı  
Yorumlar: Eleştirmek İstiyorum!
Güneş balçıkla sıvanmaz.
Gönderen: mehmet teoman erkin
9 Temmuz 2008 - Muğla, Türkiye
Genel olarak bir konu üzerinde çalışmak,bilgi ve belge ışığında araştırmak ve gerçekleri yansıtmaya çalışmak her zaman takdir ve teşvik edilmeli, destek olunmalıdır.Ancak bunu yaparken sadece bir boyutu ele almak,yargılamak ve iftiraya,çamur atmaya dayalı ,gerçeklerden uzak yanıltmaya ve hedef aldığınızı karalama amacıyla bu çalışmaları yapmakta aynı oranda tekdir ve teşhir edilmelidir.Yazar o yılları iyi araştırıp , bildiğini iddia ederek bu çalışmayı sunmuş ancak son derece taraflı ve yanıltıcı bir çalışma sunmuş.Buda kendi isminin güvenilirliliğini tartışılır hale getiriyor.Artık Erbil TUŞALP adını gördüğüm kitapları almam.Baştan sona Bozkurtlara çamur atmaya dayalı bu çalışmasının sunumundan önce ayıkladığı ve sakladığı belgeleride açmalıydı.Madem Bozkurtlar anlattığı gibi vahşi katiller ve katliamcılar idi de peki sormazlarmı adama 'ey safdil o anlattığın ve yerden yere vurduğun 12 Eylül sonrası onlarca ,yüzlerce siyasi cinayeti ve binlerce terör eylemini gerçekleştiren komünist teröristleri ve bölücü vatan hainlerinide yazsana' Ne oldu? Hayrola duymamı yoksa anlamamı probleminiz var yoksa gayet iyi anlıyor ve biliyorsunuzda işinizemi gelmiyor.Bozkurtlara kurban ol emi.

Bu yorumu doğru buluyor musunuz? 
5 kişiden 2'si bu yorumu beğendi.
Eleştirimi kaldırdınız
Gönderen: mehmet teoman erkin
14 Temmuz 2008 - Muğla, Türkiye
Açtığınız bu sekme için teşekkür ederim.(Net kitab'a) Ancak burada yazılanlar eğer düzmece değilse,eleştiri olmaktan çıkıp karşı tarafa bir hakaret,aşağılama taşımıyorsa o halde kaldırmayın.Burada daha önce yazdığım eleştiriyi kaldırdınız.Peki niçin?Yazarı yanlı davranmakla suçladık diye.Haksızmıyız.Yani o yıllarda işlenen örgüt içi infazları (Çığlık.Zulüm,adalet,yaşam.Murat Kahraman yada Bilge Oğuz yayınları Derin Sol kitaplarından okuyunuz.)Yazar Bozkurtlar kitabında Bozkurtlara çamur atmayı iş edinmiş.Ne demişler meyve veren ağaç taşlanır.Bunun yaptığı neye benziyor? İşgüzar gazetecinin şoför arkadaşının kazasını yazmasına benziyor.'Yayalara dur ikazına aldırmayıp kırmızı ışıkta geçen yaya araç altında kalarak öldü.' Tabii şehir içinde 110 Km süratla ve zilzurna sarhoş şoför arkadaşından hiç bahsetmemiş.TekrarlıyorumBu şekilde inanılırlığınızı yitirirsiniz.Ben artık Erbil Tuşalp kitabı almam.

Bu yorumu doğru buluyor musunuz? 
5 kişiden 2'si bu yorumu beğendi.

10 Kasım 2009 - ADANA
PİYON OLUP DA KABULENMEMEK
Bu kitabın yazarını (Erbil Tuşalp)tebrik ediyorum ve kitapta anlatılan olaylar kesinlikle ama kesinlikle %100 doğru olduğunu düşünüyorum,kitapta anlatılan insanlar ve bağlı oldukları sözde milliyetçilikleri ABD'nin yarattığı bir düşünce ve eğer buna ideoloji denirse ideolojidir ve bu insanları emperyalist ülkeler yıllarca kullanmıştır Türkiye'de kin ve nefret duygularını çatışmalarının estrilmesine sebep olmuşlardır. Türkiye 1950 Marshal yardımlarından itibaren ABD sömürgesi haline gelmiş istihbaratından tuttun da bütün kurum ve kuruluşları CIA'in çalışmalarıyla ABD'nin ve emperyalistlerin güdümüne girmiştir ve bu şekilde devam etmektedir fakat bu insanlar bunu nasıl anlayamadıklarına akıl erdirmeklerini haladen çözmüş değilim..

Bu yorumu doğru buluyor musunuz? 
1 kişiden 1'i bu yorumu beğendi.

Yazar Hakkında
Yazar + Gazeteci
Erbil Tuşalp, 1945 yılında doğdu. Çocukluk yılları Akşehir'de geçti. 1965'de Harp Okulu'ndan mezun oldu. Hobi olarak ata bindi, binicilik tutku haline geldi. İlk gazetecilik deneyimini, 1974 yılında kameraman olarak göreve başladığı TRT'de yaşadı. Sonrasında yazılı basın ve televizyon programları için çalıştı. Kendi ifadesiyle; tüm yaşamı iki perdelik bir oyundu...
"İlk perde bitti, ikincisi daha yeni başlıyor. İlk perde 1969 yazından 1999 kışına kadar başkent Ankara'da oynandı. Az alkışlandı, hiç yuhalanmadı. İkinci perde, İstanbul'da açıldı.
Ankara sığınağında yoğrulan acılarını, öfkelerini, özlemlerini, sevgilerini sırtladı ve yüzyılın sonunda İstanbul'a göç etti. "Elvada Ankara, merhaba İstanbul" faturasının ilk satırına büyük hüzün yazıldı. Oldum olası o, hüznü ve yalnızlığı hep hak ederek yaşadı. Çünkü bir gazetecei olarak onu yıllardır ne bir devlet, ne de bir hükümet başkanı bir kez bile aramadı. Ama o evlerinin önüne tankların her gelişinde aradı onları. İzin verirse İstanbul, yine arar... Demir parmakların arkasına her düştüklerinde mutlaka bir-iki satır yazdı, hal-hatır sordu. Fırsat verirse İstanbul, yine yazar...
Ismarlama işleri sevmediğinden ne hükümet üyesi bakanlar, ne milletvekilleri, ne de genel müdürler aramadı. Hiç bir siyasi partinin genel başkanı da bunca yıldır bir kez bile çaldırmadı telefonunu. O da 'dün akşam hüzünlü sesiyle başbakan...' diye başlayan yazılar yazmadı, yazamadı. Sözün kısası sanayiciler, işadamları, polis şefleri, generaller, yüksek bürokratlar da onu hiç aramadı. Aranmamanın keyifli bir iş olduğuna inandı hep. Bunu muhalif tutumuna başladı, aranıp sorulmadığı için hiç üzülmedi.
Bundan sonra değişip dönüşmeyeceğine, yükselen yeni değerlerin peşinde koşturmayacağına göre Ankara'da yaşanan yıllar, bundan sonra da İstanbul'da yaşanacak. Bundan böyle kimbilir belki de Ankara'nın özeti, İstanbul'un ta kendisi olacak.
Gazetecinin iyisinin muhalif olandan, karşı durandan çıktığına inandı hep. Muhalifin, karşıtın soran-sorgulayan demek olduğunu öğretenleri sevdi. Bilime, bilgiye inananları saydı. Devletin atadığı muhaliflerden uzak durdu. Hep ılıklaştırılmış, soğutulmuş muhalif olmaktan korktu.
Can Pulaklı Günaydın'ı, İlhami Soysal'lı Vatan'ı, Ahmet Oktay'lı Dünya'yı hiç unutmadı. Kimine göre Aziz Nesin'in, Oktay Kutböke'nin, İlhan Selçuk'un, Emil Galip Sandalcı'nın, Uğur Mumcu'nun, Ali Ulvi'nin sevgi dolu sözlerine kandı. Kimine göre onların yolunu izleyerek doğruya ve gerçeğe ulaştı.
Yakaladığı doğrunun odağında hakları ve özgürlükleriyle hep insan vardı. Genç bedenlere inip kalkan copların acısını, kelepçenin soğukluğunu, hücre yalnızlığının karanlığını yüreğinde duydu. Kimse duymadı-bilmedi, duyanlar-bilenler çoktan unuttu. Ama o her siyasal cinayetten sonra, her faili meçhulün ardından 1978 sonbaharında Sağlık sokakta, evinin önünde üzerine çevrilen namludan çıkan kurşunların vızıltısını anımsadı.
Günaydın, Vatan Yeni Ortam, Dünya, Cumhuriyet, Radikal, Posta ve Milliyet gazetelerinde; İSTA, ANKA, UBA haber ajanslarında; TRT, ATV ve Show TV'de Olay, 32. Gün, Dünya Değişirken ve 40 Dakika programları için durup dinlenmeden çalıştı. 1975'ten beri yazarak yaşamanın keyfini sürdü. 1980'de Çağdaş Gazeteciler Cemiyeti'nin, 1988 ve 1997'de Türkiye gazeteciler Cemiyeti'nin haber dalında Yılın Gazetecisi ödüllerini aldı. Ve de elbette bedelini ödedi..."
1985 Kasım'ndan bu yana Bin İnsan, Bin Tanık, Bin Belge, Eylül İmparatorluğu, Artık Demokrasi İsteyin I, Zehir Yüklü Bulutlar, Önce Çocuklar Öldü, Ben Tarihim Bay Başkan, Paşa ve General, Evreninki mi Özalınki mi, Plastik Papatya Kokusu, Şeriat AŞ, Artık Demokrasi İsteyin II, Demokrasi Sizin Neyinize, Çürüme, Şeriatı Beklerken, Sen Sofi'nin Oğlusun, İslam Faşizmi ve Bozkurtlar "töreden partiye" isimli kitapları yayınlandı.
Masasının üstünde Bozkurtlar II "partiden çeteye", Uçsuz Bucaksız Azınlığa, Gökyüzüne Yazılar, İnsan Hakları 'temalar', Bir Başka Açıdan Son 50 Yıl ve Yeniden Gökyüzü başlıklı çalışmaları yayınlanmayı bekliyor.
Özetle, Erbil için yaşam ikinci perde de yuhalanmadan sürüyor..

Kitap Forumu:
KonuYanıtSon İleti
Henüz bir konu açılmadı.  
Kitap Forumları bir kitap hakkında Soru sormak ve Fikir paylaşmak içindir...


son gelen eserler
Sen Hep Güzel Kaldın İçimde
NUH KENİŞ
Şiir > Aşk ve Romantizm
Gittin
Nihat Toz
Şiir > Özlem Şiirleri
Bugün
Kevser Oktar
Şiir > Bireysel
Hüzün Kuşları
NUH KENİŞ
Şiir > Aşk ve Romantizm
Şehla...
Servet Alkan
Şiir > Özlem Şiirleri
Gül Güzeli
Rasim Yılmaz
Şiir > Aşk ve Romantizm
Benim Kelimelerim
eylül
Deneme > Sevgi ve Aşk
Nefes
eylül
Deneme > Yüzleşme
Dangalak...
demir can
Şiir > Anı
Kimseyi Koyamaz Senin Yerine
Burhan GÜNEŞ
Şiir > Aşk ve Romantizm
Karın Gizemli Aydınlığı
leyla karaca
Deneme > Doğa ve Dünya
Bir Oyun Yazarımız
Hakan Yozcu
İnceleme > Sanat ve Sanatçılar
‘gâvur Ali’
İnal Karagözoğlu
Eleştiri > Tarihsel Olaylar
Yüreğim Seni Y/anar
Mehmet Umut AKSU
Şiir > Aşk ve Romantizm
Sevdan Hep Yeni Kaldı
NUH KENİŞ
Şiir > Aşk ve Romantizm



| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |


İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2014 | © , 2014
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.